Haber Detayı

Zeytinoğlu: “Made in EU” kriteri Türkiye için stratejik öneme sahip
şehir ekonomigazetesi.com
10/03/2026 15:36 (2 saat önce)

Zeytinoğlu: “Made in EU” kriteri Türkiye için stratejik öneme sahip

İKV’nin düzenlediği toplantıda, KSO ve İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-AB ticaretinin 233 milyar dolara ulaştığını belirterek Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, “Made in EU” kriteri ve vize serbestisinin önemine dikkat çekti.

Kocaeli Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’nun başkanlığını yürüttüğü İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Ticaret Bakanı Prof.

Dr.

Ömer Bolat’ın katılımıyla “Gümrük Birliği Kararının 30.

Yılında Gümrük Birliği’nin Geleceği, Serbest Ticaret Anlaşmaları ve ‘Made in EU’ Kriteri” başlıklı toplantı düzenledi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Zeytinoğlu, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yılında Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en önemli ihracat pazarı olmayı sürdürdüğünü ve ikili ticaretin geçmişe kıyasla daha dengeli bir yapıya kavuştuğunu ifade etti.

AB’nin Sanayi Hızlandırıcı Yasası taslağında Türkiye’nin “Made in EU” kapsamına alınmasının stratejik önem taşıdığını belirten Zeytinoğlu, Türkiye’nin de AB’nin sanayileşme hedeflerine paralel olarak inovasyon ve ileri teknoloji kapasitesini artırması gerektiğini vurguladı.

Zeytinoğlu ayrıca Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ürünleri ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiğine dikkat çekerek, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının ve özellikle Mercosur gibi genişleyen ticaret ağlarının bazı sektörlerde Türkiye aleyhine rekabet dezavantajı oluşturduğunu dile getirdi. “Türkiye’nin vize serbestisi kriterlerini tamamlamalı” Zeytinoğlu, “Uyuşmazlıkların çözümü için Ortaklık Konseyi’nin 2019’dan bu yana toplanamaması, kara yolu taşımacılığındaki transit kotaları, e-ticaret alanındaki eksiklikler ve Yeşil Mutabakat’ın getireceği yeni sınamalar önemli sorun başlıkları olarak karşımızda duruyor.

Yüksek lojistik maliyetleri karşı demir yolu yatırımları kritik bir çözüm sunuyor.

Ayrıca ciddi bir tarife dışı engel ve maddi külfet haline gelen vize sorununun çözümü için Türkiye’nin vize serbestisi kriterlerini bir an önce tamamlaması gerekiyor” dedi. “Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacmi 233 milyar dolara ulaştı” Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çeken Ticaret Bakanı Prof.

Dr.

Ömer Bolat, “Küresel ekonomi; jeopolitik ayrışmaların, korumacılık rüzgarlarının ve gümrük vergisi savaşlarının etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor.

Bu zorlu koşullara rağmen Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüyerek pozitif bir ayrışma sergiledi.

Gümrük Birliği’nin 30’uncu yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacmi 233 milyar dolara ulaştı.

Ayrıca ihracatın ithalatı karşılama oranı neredeyse yüzde 100 seviyesine çıkarak daha dengeli bir ticaret yapısına ulaşıldığını gösterdi” ifadelerini kullandı. “Türkiye, Avrupa sanayisinin vazgeçilmez bir parçasıdır” AB kaynaklı doğrudan yatırımların Türkiye’deki üretim ve tedarik zinciri entegrasyonu açısından kritik rol oynadığına dikkat çeken Bakan Bolat, “Türkiye, Avrupa sanayisinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Korumacılık eğilimleri ve Çin rekabeti karşısında Avrupa Birliği; ‘Made in EU’, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve yeni çelik kotaları gibi çeşitli arayışlara yöneliyor.

Bu süreçte kamu ve özel sektörümüzün yürüttüğü yoğun ticaret diplomasisi sayesinde Türkiye’nin Sanayiyi Hızlandırma Yasası taslağına dâhil edilmesi, karşılıklı yatırımların güvence altına alınması açısından stratejik bir başarıdır” diye konuştu. “Nihai hedefimiz vize serbestisi” Bakan Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde hizmetler, e-ticaret ve kamu alımları gibi alanlarda ikili diyaloğun sürdüğünü ifade etti.

AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’ların yarattığı asimetriye ve malların serbest dolaşımını engelleyen transit kotalara dikkat çeken Bakan Bolat, “Türk iş dünyasını zorlayan vize sorununda Avrupa Birliği’nin ‘cascade’ (kademeli uzatma) sistemine geçmesi bekleme sürelerinin ve şikayetlerin azalmasına katkı sağladı.

Ancak nihai hedefimiz vize serbestisidir.

Öte yandan yeşil ve dijital dönüşüm artık rekabetçilik için bir zorunluluk haline gelmiştir.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki güçlü konumu sayesinde SAFE Programı’nda yer alması da stratejik açıdan büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri