Haber Detayı
Nerede verdikleri sözler
Anımsayın neyin sözünü vererek TFF’nin başına geçmişti İbrahim Hacıosmanoğlu, “Şeffaf ve adil bir yönetim”.
Anımsayın neyin sözünü vererek TFF’nin başına geçmişti İbrahim Hacıosmanoğlu, “Şeffaf ve adil bir yönetim”.
Öyle değil mi?
Çünkü acilen futbolun şeffaflığa ve adil bir yönetime gereksinimi vardı.
Peki geldiğimiz noktada herhangi bir şeffaflık ya da adil yönetim emaresi görebiliyor musunuz?
Beşiktaşlılar skandal kararlarla yönetilen Galatasaray maçının VAR kayıtlarını istiyor mesela.
Ayrıca VAR koridorlarının kamera görüntülerini de.
Ama Hacıosmanoğlu Trabzon’un bir pozisyonunda avantaj kuralı uygulanmadığı için telefonla canlı yayına bağlanmış ve “Pazartesi günü hakem arkadaşla görüşeceğim.
Hakem hatasını anlarım, VAR hatasını kabul etmem” demişti.
Fakat Beşiktaş’ın hakları hem de katmer katmer yenirken kendisi ortada yok.
VAR kayıtlarını ve VAR odası görüntülerini istemek böylesi bir maçtan sonra Beşiktaş’ın hakkı değil mi?
Zaten doğranmışsın, rakibin istediği gibi, “Nasıl olsa bize kart gösteremezler” rahatlığıyla oynamış, bari kayıtlarını gösterin.
Ben Galatasaray’ın golünden de şüpheliyim.
Statta seyrederken ofsayt sanmıştım, VAR düzeltir diye boşuna beklemiştim.
Ayrıca öylesi kritik pozisyonlarda VAR’ın insafı da önemli.
Yarı otomatik denen sistemde topu göremiyorsunuz.
Pozisyonu hangi karede durduruyorsunuz, esas belirleyici olan bu.
Peki şu dakikadan sonra güvenebilir miyiz onlara?
Taa en başta insanların “VAR gelecek adaletsizlikler bitecek” sevinci yaşadıkları zamandan beri, “VAR tam tersine başımıza yeni dertler açacak manipülasyon aracı olacak” demiştim.
Çünkü VAR kadrosu uzaydan gelmiyor ki.
Onlardan çok farklı bir tutum beklemek niye?
Bakın sadece 1 gün sonra Kayserispor, Dorukhan ’a 8. dakikada VAR’dan gelen kırmızı kartla Trabzon karşısında 10 kişi kaldı.
Yani dün öyle bugün böyle.
O zaman insanlar “VAR takımına göre karar veriyor” demez mi?
Değil farklı maç aynı maçın içinde bile iki takıma farklı standartlar uygulayarak futbolda adalet nasıl sağlanacak?
Sonra taraftarlar arasında düşmanlık olursa bunun sorumlusu kim olacak?
Futbolu kurallarıyla takım ayrımı gözetmeksizin yönetmek, işini doğru yapmak bu kadar mı zor?
Zaten beni asıl üzen uğradığımız ahlâk erozyonu.
Şunun veya bunun şampiyon olması ya da 2. veya 3. olması değil.
Futbolcusu sahada düzgün oynamaz, çeşitli numaralar yapar, hakemi düzgün maç yönetmez, maçı çığrından çıkarır, TFF’si, MHK’si tüm bunlara müdahale edemezse biz nasıl şeffaflıktan ve adaletli yönetimlerden bahsedebiliriz?
Bu durum sürdükçe, bu çürümenin asıl sorumlusu sahadaki hakemler değil, sistemin başındakilerdir böyle biline.