Haber Detayı
Yönetmenliğini Erdal Beşikçioğlu'nun yaptığı "Serin Bir Sabah" prömiyer yaptı
Cordelia O’Neill’in yazdığı, Zeynep Anacan’ın çevirdiği ‘Serin Bir Sabah’, Erdal Beşikçioğlu’nun rejisiyle Tatbikat Sahnesi’nde prömiyer yaptı. Elvin Beşikçioğlu ile Fatih Sönmez’in sahne aldığı oyun, modern bir romantik komedi gibi başlayıp kayıp, yas ve sevginin dayanıklılığı üzerine derin bir hikâyeye dönüşüyor.
HAŞİM KILIÇ / NEFESCordelia O’Neill’in kaleme aldığı, Zeynep Anacan’ın Türkçeye çevirdiği ‘Serin Bir Sabah’, Erdal Beşikçioğlu’nun rejisiyle Tatbikat Sahnesi’nde seyirciyle buluştu.
Elvin Beşikçioğlu ve Fatih Sönmez’in birbirine tamamen zıt iki karakter ‘Alex’ ve ‘Rupert’ı canlandırdığı oyun, romantik komedi atmosferiyle açılıyor; ancak kısa sürede izleyiciyi kayıp ve yas süreciyle yüzleşmeye zorlayan duygusal bir derinliğe taşıyor.
Umutla boyanan sarı yıldızların altında iki insanın sessizliğin gürültüsüyle baş etmeye çalıştığı hikâye, seyirciyi hem güldürüyor hem de sarsıcı bir yüzleşmeye davet ediyor.TATBİKAT ÇİZGİSİOyunun yönetmeni Erdal Beşikçioğlu, Tatbikat Sahnesi’nin her metni kendi yorumuyla seyirciyle buluşturduğunu belirterek, “Her bir üslup, her bir biçim aslında Tatbikat’ın kendi içerisinde yorumladığı ve algıladığı şekilde seyirciyle buluşuyor.
Romantik komedi de olabilir, dram da olabilir, epik de olabilir.
Ama bu türleri Tatbikat’ın kendi çizgisinde nasıl yorumladığının bir ehemmiyeti var.” dedi.ETÜT BAŞKANI GİBİ EŞLİK ETTİMİki deneyimli oyuncuyla çalışmanın süreci kolaylaştırdığını vurgulayan Beşikçioğlu, provaların oldukça verimli geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: “İki tane iyi oyuncu ile çalıştığınız zaman o konuda sizin yükünüz çok hafifliyor.
İstediklerinizi söylüyorsunuz, oyuncular bunu etüt ediyor ve size sunuyorlar.
Siz de üzerine notlar alıp şekillendiriyorsunuz.
Yıllar sonra beni tanıyan oyuncularla çalıştığım için çok rahat ve keyifli bir süreç oldu.
İşin asıl yükünü onlar çekti, ben daha çok bir etüt başkanı gibi eşlik ettim.”ÇAĞIMIZIN İLİŞKİSİBeşikçioğlu, oyunun merkezinde sevgi ve emek üzerine kurulu bir ilişki hikâyesi bulunduğunu belirterek, “Birbirinin eksiklerini gören ve onların üzerinden ilişkilerini düzenleyen ancak başlarına gelen kötü bir durum karşısında da ilişkilerini bırakmayıp o konuda mücadele eden, sevgi ve emek ilişkisini oyunda çok iyi anlattığını düşünüyorum yazarın.
Hikaye çağımızın ilişkisini anlatıyor aslında. 21. yüzyılda da biz her şeyden çok çabuk usanıp, çok çabuk bıkıp, çok çabuk tüketen bir yapıya dönüşmüş durumdayız.
Ama buna inat, burada aşkın hala devam ettiğini, sevginin emekle karşılık bulduğunu anlatan çok naif bir oyun.” ifadelerini kullandı.
BİRBİRİNE TUTUNAN İNSANLARIN HİKAYESİOyunun temel mesajının zor zamanlarda bile insanların birbirine tutunabilmesi olduğunu belirten Elvin Beşikçioğlu da, “Yazar aslında bu oyunu yazma sebebini ‘Her şey iyi giderken zaten sorun yok ama asıl kötü gittiğinde insanlar yine birbirlerini tutabilirler’ diye anlatıyor.
Oyunda da kötü bir olayın ardından insanların birbirlerinde kendilerini yeniden bulma hali bize umut veriyor.
Sert bir yerden başlıyor ama yine birbirlerine tutunuyorlar.” dedi.
ZIT KARAKTERLERİN DÜNYASIFatih Sönmez ise oyunun merkezinde zıt karakterlerin birbirini çekmesi olduğunu söyledi.
Sönmez, oyunla ilgili olarak şunları söyledi: “İki ayrı karakterin, iki ayrı dünyanın çekiminden doğan bir ilişki var.
Biri çok düzenli, biri çok dağınık.
Her şey iyi giderken beklenmedik kötü bir şey oluyor.
O noktadan sonra iki karakterin o olaya rağmen birbirlerini tutma çabasını izliyoruz.”Prova sürecinin oldukça keyifli geçtiğini ifade eden Sönmez, “Keyif almadan olmuyor zaten.
Onlarla olmak çok iyi.
Ailenin içinde bir şey yapmak gibi rahat ve konforlu bir ortam vardı” dedi.Oyunun dekor ve ışık tasarımını Cem Yılmazer, kostüm tasarımını Eylül Gürcan, reji asistanlığını ise Aslı Tüter ve Haydar Özkan üstleniyor.