Haber Detayı

'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün duruşmalarında neler yaşandı? Sanıklar neler söyledi?
Gündem aydinlik.com.tr
12/03/2026 18:01 (2 saat önce)

'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün duruşmalarında neler yaşandı? Sanıklar neler söyledi?

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin görülen davanın duruşması tam dört gün sürdü. Peki ya bu dört günde neler yaşandı? Aydınlık sizler için derledi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması 12 Mart 2026 tarihinde sona erdi.

Dava tam dört gün sürdü.

MAHKEME BAŞKANI: İYİ NİYETİM SUİSTİMAL EDİLDİ İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, bazı basın mensuplarının, ilk oturumun sona ermesinin ardından salondan çıkarıldığı sırada Ekrem İmamoğlu'na soru sorması ve verilen cevabın haberleştirilmesine atıfta bulunarak, iyi niyetinin suistimal edildiğini söyledi.

Aylan, basın mensuplarına, sanık avukatlarının yanındaki masalardan kalkarak, kendileri için salonun en arka bölümünde ayrılan yere geçmelerini söyledi.

Başkan ayrıca, duruşmanın ilk kısımda da zaten basın mensuplarına arka bölümündeki bu alanın ayrıldığını ifade ederek, bir avukatın talebi üzerine, gazetecilerin sanıkların avukatlarının bulunduğu kısma oturtulduğunu kaydetti.

DURUŞMA 16 MART PAZARTESİ'NE ERTELENDİ Basın mensupları ve bazı avukatlar ile izleyiciler, alanın hem uzak olması hem de bilgisayar koyacak masaların bulunmaması nedeniyle karara itiraz etti.

Gazetecilerin, bir daha duruşma salonunda röportaj yapmayacaklarını belirtmesi üzerine başkan, gazetecilerin bulunduğu avukatlarının yanındaki bölümün boşaltılması için jandarma personeline talimat vererek, duruşmayı 10 dakika erteledi.

Bu esnada bazı basın mensupları kendileri için gösterilen alana geçerken, bazıları da karara direndi.

Salondaki gerginliğin büyümesi üzerine Mahkeme Başkanı Aylan, düzenin sağlanamadığı gerekçesiyle duruşmayı 16 Mart Pazartesi gününe ertelediklerini açıkladı.

AĞAÇ AŞ SATIN ALMA MÜDÜRÜ SAVUNMASINDA NELER SÖYLEDİ?

Davada ara karardan önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat savunma yaptı.

İBB iştirak şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat, savunmasında, 1998 yılında İBB'de işe girdiğini, 25 yılı aşkın süredir daimi kadroda Ağaç AŞ'de görev yaptığını belirterek, 2019 yılında Ali Sukas'ın genel müdürlük görevine gelmesiyle kendisini üretim planlama müdürü olarak atadığını sonrasında satın alma müdürü olduğunu söyledi. 2023 yılının sonunda milletvekili seçimleri öncesi Sukas'ın eşinin milletvekili adayı olduğunu anlatan Polat, Sukas'ın 2024 yılının başlarında bir gün kendisini çağırdığını ve "Bir liste var.

Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız ve bunu sen isteyeceksin." dediğini aktardı.

Sanık Polat, müdürü Sukas'a böyle bir şeyin olamayacağını söylediği kaydederek, "Neyin parası?

Ne istiyoruz yani insanlardan, neyin parasını istiyorsunuz? diye Ali Sukas'a sorunca bana 'Ben liste veriyorum, yukarısı istiyor.' dedi.

Olmayacağını söyledim. 'Yukarısı kimse gelsin, kendi istesin.' gibi muhabbet yaptık.

Devamında kendisi bana bunu bir kez daha tekrar etti.

Böyle bir şeyin olmayacağını, kesinlikle böyle bir şeye bulaşmayacağımı söyledim.

Hatta 'Bugün yukarısı istiyor deriz, yarın Ali Sukas istedi olur.' gibi muhabbetler de oldu.

Kesinlikle girmedim o dedikoduya." ifadelerini kullandı. 'MOBBİNGE UĞRADIM' Sonrasında müteahhitlerin yavaş yavaş gelip dert yanmaya başladıklarını anlatan Polat, "Müteahhitler 'Bizden yüzde 3, 5'e kadar para isteniyor.' diye dert yanmaya başladı.

Ben baştan beri kendisinin işi topladığını, yukarıyı bahane edip kendisine alıyor diye düşünüyordum.

Ben bunu 'yukarısı' dediği yerlere şikayet edeceğim diye kafamda kurgulamaya başladım." şeklinde konuştu.

Sanıklardan Ertan Yıldız'ın kuzeniyle durumu konuştuğunu, kuzeninin de Yıldız'a durumu söylediğini kendisine aktardığını söyleyen Polat, zaman geçtiğini ve herhangi bir gelişme olmadığını, kendisine mobbinglerin başladığını iddia etti.

Herhangi bir gelişme olmayınca durumun Ekrem İmamoğlu'na iletilmesi için birtakım kişilerle görüştüğünü ancak yine bir şey olmadığını ifade eden Polat, "Sonrasında üretim planlama müdürü olan Ertan Yıldız'ın kuzeni Duygu Hanım bana 'Emekliliğin gelmiş, EYT'lisin, emekli olsan, gençlerin önünü açsan, sana yeni kadrolar, yönetim kurulu üyelikleri verirler, çok sivriliyorsun.' gibi farklı bir söylemde bulundu.

Baktım yine herhangi bir şey olmadı.

O dönemi öyle geçiştirdik." şeklinde savunma yaptı.

Hiçbir şeyin olmamasından rahatsız olduğunu dile getiren Polat, "Savcılığa gitmek istemedim, kendi şirketimi şikayet eden bir eleman pozisyonuna düşmek istemiyordum.

Bir şekilde çözüm bulurum diye umudum vardı.

Çünkü her zaman Ali Sukas kendisi için yapıyor diye düşündüm, kendi siyasi, karısı da siyasi, bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için.

Çünkü kendisi bir ara 'Başkan adayı' olarak konuşulmuştu.

Herhalde o niyetle diye düşündüm." ifadelerini kullandı. 'İSMİMİ VERENLER ALİ SUKAS'IN EVİNE GİRİP ÇIKAN İNSANLAR' Sonrasında müteahhitlerin ve genel müdürlerin tutuklanmaya başladığını aktaran Polat, tutuklu olan müteahhitlerin hiçbirinin ilk ifadesinde kendisiyle ilgili olumsuz bir beyanının olmadığını ancak sonrasında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen 4-5 kişinin kendi ismini verdiğini ve serbest kaldıklarını söyledi.

Mahkeme başkanı Selçuk Aylan, sanık Ümit Polat'a, "Savunmanda hep Ali Sukas ile ilgili kısımları anlatıyorsun ama seninle ilgili de para aldığın iddiaları var.

Bununla ilgili bir şey anlatmadın." dedi.

Bunun üzerine Polat, "Başkanım o isimlerin hepsi Ali Sukas'ın evine girip çıkan insanlar.

Mesai başlamadan önce ellerinde böreklerle gelirlerdi, sürekli görüşürlerdi.

Bizim Ali Sukas ile bu kadar kavgalı olduğumuz bir dönemde beni bu işin içine sokmaları söz konusu değil, etkin pişmanlıktan faydalanmak için benim ismimi veriyorlar." diye konuştu.

Başkanın, "Sen de etkin pişmanlıktan faydalandın." demesi üzerine Polat da "Evet, ben de geldim anlattım, ne yapacaktım?" şeklinde karşılık verdi.

Sanık Polat, Ali Sukas ile kavgalı olduğu dönemde para almasının söz konusu olmadığını, ismini verenlerin etkin pişmanlık faydalanmak için ismini verdiklerini söyledi.

İFADE VERDİ İŞTEN ATILDI Başkan Selçuk Aylan'ın, "Ali Sukas, nasıl ifade vermen konusunda sana konuşma yapmış.

Neler diyeceksin?" sorusu üzerine Polat, "Tutuklamalar olunca Ali Sukas beni çağırdı.

Şirket avukatı varken konuştuk.

Bir gizli tanık ifadesinden bahsedildi.

İfadeye gittiğimizde Ali Sukas, 'Kimseden para istemedik.' şeklinde ifade vermemi istedi.

Benim nevrim döndü, 'Bildiğim neyse onu söylerim.' dedim.

Zaten 2-3 gün sonra savcılığa kendim gittim.

Ben ifade verdim diye, beni işten attılar." dedi.

Cumhuriyet savcısının "Ekrem İmamoğlu'nun Ali Sukas ile yaptıkları toplantıda, Sukas'a Ağaç AŞ'de yeterince para toplayamadığı için kızdığı beyanınız var.

Neler diyeceksiniz?" sorusunu Polat, "AKOM'da bir toplantı vardı, sadece genel müdürlerle görüşme oldu.

Oradaki insanlar Ali Sukas para toplayamadı diye görevden alınacağını konuşuyordu.

Seçimlerle ilgili para toplanmasıydı.

Ben para toplanmasına şahit olmadım." dedi.

Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Senin beyanında bunlar var." dedi.

Sanık Polat ise, "Toplantıya biz katılmadık.

Çantaları gördüm, içinde para mı vardı bilmiyorum." şeklinde karşılık verdi.

SUNULAN TABLOYU KABUL ETMEDİLER Duruşma salonundaki büyük ekrana MASAK tarafından hazırlanan ve iddianamede yer alan, Ağaç AŞ'nin daha önceki seneler ve aylarda yaptığı para çıkış hareketlerinin grafiği yansıtıldı.

Cumhuriyet savcısı bu grafiğe işaret ederek, "20 yıldır Ağaç AŞ'de çalıştığından bahsediyorsun.

Ciddi bir para çıkışı oluyor, bunlar neden arttı?

Tabloyu da yansıttık.

Bu tablo 25 milyar liralık bir tablo.

Bu ne parası?" diye sordu.

Sanık Polat da "Seçim parasıdır diye duydum." dedi.

Bunun üzerine sanık Ekrem İmamoğlu ve avukatları tepki gösterirken, İmamoğlu "Bu tablo yalan." diye bağırdı.

Cumhuriyet savcısı da "Bu tablonun neresi yanlış?" diye sordu.

İmamoğlu'nun "Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum.

Bu tablo yalan.

Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin.

Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum." demesi üzerine mahkeme başkanı, "Soru sorulmasın diye itirazınız varsa alırım.

Bu tablo iddianamede var zaten, bu eylem kapsamında da savunma yapacaksanız bununla ilgili anlatımlarınızı o zaman alırım." dedi.

Daha sonra duruşmaya öğle arası verildi.

ÜÇÜNCÜ GÜNDE NELER YAŞANDI? "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması 11 Mart günü tamamlandı.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük'ün savunması alındı.

Küçük, savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirterek, 31 Mayıs 2025'te gözaltına alınıp tutuklandığını, tutuksuz sanık Ömer Güngör'ün kendisi aleyhine 12 Haziran 2025'te ifade verdiğini, bu durumun çelişkili olduğunu öne sürdü.

İDDİALARI KABUL ETMEDİ İfadelerinde kendisine Esenyurt'taki Sheraton Otel ile Başak Petrol'de bulunup bulunmadığının sorulduğunu belirten Küçük, "Sheraton Otel'e birçok kez gittim.

Partimizin, STK'lerin etkinlikleri, yakınlarımızın düğünü olmuştur.

Sayın vekilimizi de muhakkak oraya götürdüm.

Kendisini otelin girişinde indiririm, aracı çıkış tarafına park eder, içeri gider sosyal medya hesabı için vekilin birkaç karesini çekerim." ifadelerini kullandı.

Küçük, Karabat'ı İstanbul'da birçok etkinliğe götürdüğünü ifade ederek, "Bu benim asli görevimdir.

Karabat bana bunun için maaş veriyor, götürmeme şansım sıfır.

Ama şunu bilmenizi isterim ki vekilimiz ne otelde ne araçta ne de herhangi bir mekanda benim yanımda para için biriyle görüşmemiştir, beni de bunun için görevlendirmemiştir." beyanında bulundu.

Başak Petrol'ün Petrol Ofisi işletmesi olduğunu, yakıt için tercih ettiği bir marka olmasa da yiyecek içecek almak, lavabo ihtiyacını gidermek ve araç yıkamak için bu benzinliği kullandığını öne süren Küçük, "Oradan baz vermem hayatın olağan akışına uygundur ancak rüşvete aracılık etmekle suçlanıyorum bunu kabul etmiyorum." savunmasını yaptı.

MAHKEMEDE SLOGAN ATTILAR Küçük, sanık Ömer Güngör'ün kendisine benzinlikte 5 milyon lira verdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, "Ömer Bey bana para verecek ben de cebime koyup alıp gideceğim mümkün mü? 5 milyon kocaman bir bavul yapar.

HTS kayıtlarına bakın benim de Ömer Güngör ile arama kaydımız yok." dedi.

Küçük ile birlikte toplamda 3 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu.

Sanıkların jandarma görevlilerince salondan çıkarıldığı sırada izleyiciler, Ekrem İmamoğlu'na yönelik "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" şeklinde slogan attı.

GÖRÜNTÜ KAYDI ALANLARA SORUŞTURMA AÇILDI Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının duruşmasında görüntü kaydı alarak sosyal medya hesaplarında paylaşan kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması başlayan dosyanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki 1 nolu duruşma salonunda görülen duruşmaları esnasında çekilen görüntülerin, sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşıldığının anlaşıldığı belirtildi.

Kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşarak nakleden kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesi (ses veya görüntülerin kayda alınması) kapsamında resen soruşturma başlatıldığı kaydedilen açıklamada, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne fiil ve fail tespitine yönelik talimat verildiği bildirildi.

İKİNCİ GÜNDE NELER OLDU? "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması 10 Mart günü tamamlandı.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, tutuklu sanık eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun savunması alındı.

AYKUT ERDOĞDU SAVUNMASINDA NELER SÖYLEDİ?

Savunmasında, çantayla para taşıdığının iddia edildiğini belirten Erdoğdu, "6 sene önceki bir olay.

Ben o zaman genel başkan yardımcısıyım, ekonomiden sorumluydum. 'İstanbul'un batık bir tesisi var, yeni teknoloji getireceğiz.' dediler.

Bir mühendisti, adı Erdoğan Güven olabilir.

Bir anlattılar, korkunç bir kamu yararı var." ifadelerini kullandı.

Erdoğdu, şöyle devam etti: "Bu Beyefendi (Ekrem İmamoğlu'nu göstererek) cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz 400 kişi buraya gelir miydik?

Gelmezdik.

Türk yargı tarihinin en önemli davasının heyetisiniz.

Biz sizden adalet bekliyoruz. 10 kere tutukluluk incelemesine çıktım, ben 'hakime hanım' diyemeden tutukluluğunuzun devamına karar verildi diyor.

Siz Türk milleti adına karar vereceksiniz.

Benim zaten yatarım yok, bana insan olarak bakın.

Günah değil mi?

Bugün döviz kurundan tutun, eğitim sistemine kadar her şey size bağlı.

Hapishane de vatan toprağı.

Bir sürü hastalığım var, milletvekiline kelepçe takmasınlar diye hastaneye gitmiyorum." İDDİALARI KABUL ETMEDİ Hayatı boyunca rüşvetin yanından geçmediğini öne süren Erdoğdu, "AK Parti bizim düşmanımız değil.

Onlar da bu vatanın evlatları. 3 günlük dünya, hapishanede zaman çok zor geçiyor.

Bu dava milletimizin hayrına değil, şu ekonomiye bir bakın.

Çok hazırlıksız bir savunma yaptım, teknik savunmayı avukatlarım yapacak.

Sizden ricam buradan kaçacak kimse yok, anlıyorum baskıyı da hissediyorum ama kararınızla Türk milletinin kaderine imza atacaksınız." beyanında bulundu.

Mahkeme Başkanı, savunmasını tamamlayan Erdoğdu'ya, tutuksuz sanık Ertan Yıldız'ın iddialarını sordu.

Erdoğdu, bu iddiaları kabul etmediğini belirterek, "Hapisten çıkmak isteyen biri 12 bölümlük dizi yazar.

Dediği her şey yanlış ve tutarsız.

Beni arayacaklar 'Sana para getireceğim.' diyecekler.

Ben de belediyede bir çanta para alacağım, olur mu öyle şey?" savunmasını yaptı.

Erdoğdu, 1 Haziran 2020'de sanık Serkan Aydın'dan 1 milyon 250 bin dolar aldığı iddiasına ilişkin de, "Serkan 4. derece kanser hastası.

Canını kurtarmak için dediğinden başka bir şey düşünemiyorum." ifadelerini kullandı.

Erdoğdu'nun savunmasının ardından, aralarında eşi Tuba Torun Erdoğdu'nun da bulunduğu 3 avukatı beyanda bulundu.

İDDİANAME ÖZETİ OKURKEN TARTIŞMA ÇIKTI "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin dava iddianame özetinin okunmasıyla devam etti.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan arasında, jandarma personelinin koridora sandalye getirip oturması üzerine tartışma çıktı.

İmamoğlu, "Böyle bir şey olmaz" diyerek sandalye konulmasına tepki gösterirken Başkan Aylan "Duruşma düzenini sağlayamadım.

Herhangi bir talep almıyorum.

Sanıklar yerine otursun.

Ben böyle bir düzen belirledim.

Duruşma düzenini bu şekilde belirledik." dedi.

İmamoğlu'nun "Burayı şu şekilde yapmanız yargı için yüz karasıdır." sözleri üzerine Başkan Aylan, "O sizin takdiriniz." ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU'NDAN BAŞKAN'A 'TALİMAT SUÇLAMASI' İmamoğlu'nun "Biz buraya sakin sakin geldik.

Kimden talimat aldınız?" sözlerinin ardından Aylan, "Biz kimseden talimat almıyoruz.

Lütfen sanıklar yerlerine otursun.

Ben sanıkların savunma hakkını kısıtlamıyorum.

Burada 4 tane jandarmanın oturması ne yönden sıkıntı oldu?" diye konuştu.

Avukatlar da araya girerek, duruma tepki gösterdi. 'BENİM SİZİN KORUMANIZA İHTİYACIM YOK' İmamoğlu ise "Bu arkadaşımız koridora neden oturuyor?

Benden korkmayın.

Ben seni korumaya geldim." şeklindeki sözlerine başkan "Gereksiz polemiklere girmeyin.

Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok.

Sizin yüzünüzden dünden beri yargılama yapamıyoruz." diye cevap verdi.

Sanık İmamoğlu'nun, koridora jandarma konulmasına tepki göstermesi üzerine mahkeme heyeti başkanı, "Dün söz hakkı vermediğim halde ısrarla kürsüye geldiniz." dedi.

İmamoğlu, "Ben belki avukatıma sesleneceğim." diye karşılık verince başkan "Burası öyle özgürce gezebileceğiniz, avukatınızla görüşebileceğiniz bir yer değil." diye konuştu.

Avukatların da tepki göstermesi üzerine başkan, "Avukatlar bağırmayın.

Buna gerek yok.

Bu tarza gerek yok." şeklinde konuştu.

Tartışmanın ardından mahkeme heyeti başkanının, jandarma personeline verdiği talimat üzerine koridordaki sandalye kaldırıldı.

Devam eden duruşmada mahkeme, tutuklu ve tutuksuz sanıkların yoklamasını yaptı.

İKİNCİ GÜN GERGİN BAŞLADI "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ve şarkıcı Ercan Saatçi'nin de aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.

ÖZGÜR ÖZEL DE DURUŞMA SALONUNDAYDI Duruşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri ile belediye başkanları, partililer, sanıkların aileleri, yabancı basın mensupları ve çok sayıda izleyici de yer aldı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'ın da aralarında yer aldığı bazı baro başkanları ve bir kısım yabancı avukatlar da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Sanık avukatları, mahkeme heyetinin, müdafilik kontrolü yapılmadan salona avukat alınmayacağına ilişkin bir kararı olduğunu, bunun üzerine binaya girmeden önce iki kere kontrolden geçirildiklerini belirterek, bu duruma slogan atarak ve duruşma salonunun kapısına vurarak tepki gösterdi.

Bunun üzerine İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu heyetle görüştü.

Kaboğlu'nun görüşmesinin ardından avukatlar kimlik kontrolü yapılmadan salona alındı.

İMAMOĞLU KENDİSİNE GÖSTERİLEN YERE OTURMADI Salona girerken izleyiciler tarafından alkışlanan sanıklar, yakınlarına el sallayarak karşılık verdi.

Bunun üzerine jandarma görevlileri, sanıkları hızlıca yerlerine oturmaları konusunda uyardı.

Bazı avukatlar da "Selam vermek ne zamandan beri suç oldu?" diyerek tepki gösterdi.

Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna diğer sanıklardan ayrı getirilirken, sanık avukatları, sanıklar, izleyiciler alkış tuttu, bazıları "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.

İmamoğlu salona girdiğinde tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı.

Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaştı.

Tutuklu sanık avukat Mehmet Pehlivan'ın yanına oturması istenen İmamoğlu, jandarmanın gösterdiği sandalyeye oturmayı kabul etmedi.

İmamoğlu, jandarmaların hizasında bulunan, koridor tarafındaki sandalyede oturdu.

Bunun üzerine jandarma görevlisinin, koridora sandalye getirerek İmamoğlu'nun yanına oturmasının ardından İmamoğlu, "Böyle olmaz.

Kimin önünü kesiyorsunuz siz.

Ağzımı bantla mı kapatacaksınız?

Hakim gelecek, söyleyecek.

Ben de ayaktayım.

Nedir etrafımızda jandarma.

Sağımda, solumda." ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU MAHKEME BAŞKANI İLE ATIŞTI Bu esnada salona gelen Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Neresinde usulsüzlük var bunun?

Jandarma arkadaşlar oturun." dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun "Kimden korkuyorsunuz?" demesinin ardından Başkan Aylan, "Bizim bir şeyden korktuğumuz yok.

Kürsüye söz hakkı verdiğimiz gelecek.

Yerinize geçin lütfen." diye konuştu.

Bu sırada İmamoğlu, "Dünden beri ne değişti?" derken, Başkan, "Çünkü dün size söz hakkı vermediğim halde.

Kürsüye gelerek heyete, savcıya parmak salladınız.

Söz hakkı gelince vereceğim.

Benim önümde bir kişinin oturması doğru değil." ifadelerini kullandı.

İDDİANAMEDE NELER YAZIYOR?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

ÖRGÜTÜN ŞEMASINDA NELER VAR?

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

SANIKLAR HAKKINDA KAÇ YIL CEZA İSTENİYOR?

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

ETKİN PİŞMANLIK İSTENEN İSİMLER KİMLER?

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İLK GÜN NELER YAŞANDI? "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin davanın ilk duruşması 9 Mart günü tamamlandı.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, avukatların usule ilişkin talepleri dinlendi.

REDDİ HAKİM TALEBİ REDDEDİLDİ Avukatların taleplerinin alınmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, reddi hakim taleplerinin reddine karar verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerinin davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle geri çevrilmesine karar verdi. 'YARGILAMAYI SABOTE EDİYORSUNUZ' Duruşmanın yarına ertelendiği kararının açıklandığı sırada Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsüne gelerek konuşmaya çalışırken, Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, İmamoğlu'na karşı, "Ekrem Bey bakın geldiğimizden beri yargılamayı sabote ediyorsunuz." dedi.

İmamoğlu'nun, "Söz vermekten dahi korkuyorsunuz." demesi üzerine, başkan Aylan, "Savunma sırası geldiğinde söz vereceğiz." ifadesini kullandı.

Ekrem İmamoğlu'nun, mahkemenin söz hakkı vermek zorunda olduğunu söylemesi üzerine mahkeme başkanı, "Biz burada rahatız.

Yargılamayı da gayet sağlıklı yapacağız." dedi.

Bunun üzerine İmamoğlu'nun, "Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz.

Sayın Hakim görevinizi yapacaksanız 10 dakika söz hakkı verirsiniz." demesi üzerine Aylan, jandarmaya "Sanığı alalım." talimatı verdi.

Mahkeme başkanının talimatı üzerine salondakiler, "Neyi alıyorsunuz?" diyerek tepki gösterdi.

İMAMOĞLU'NDAN MAHKEME BAŞKANI'NA 'KAÇMA' SUÇLAMASI Ekrem İmamoğlu'nun "İddianamedeki kişiye söz hakkı vermiyorsanız, siz buraya yargılamaya değil başka bir şey için geldiniz.

Kaçamazsınız." demesi üzerine başkan, "Biz kaçmıyoruz." cevabını verdi.

Heyet salondan çıkarken İmamoğlu'nun bu duruma tepki göstererek, parmak salladığı görüldü.

Bunun üzerine duruşma savcısı, "O elini indir." ifadesini kullandı.

Sonrasında İmamoğlu, "Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın.

Beni tek yargılayın.

İşte bu şekilde kaçarak giderler.

Yazık bu millete, görev yapan jandarmalara.

Kişi başına 2-3 jandarma düşüyor." diye konuştu.

Daha sonra tüm tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salondan çıkarıldı.

SANIK AVUKATLARINDAN REDDİ HAKİM TALEBİ "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında sanık avukatları reddi hakim talebinde bulundu.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, usule ilişkin söz aldı.

Avukat Demir, mahkemenin bağımsızlık ve tarafsızlığını yitirdiğini öne sürerek, reddihakim talebinde bulundu.

İmamoğlu'nun avukatı Fikret İlkiz de sanık savunmalarının sırasını, duruşma salonunun kapısına asılan listeyle öğrendiklerini, ölçülülük konusunda heyete güvenmediklerini ifade ederek, yargı ilkelerine uymadıkları iddiasıyla mahkeme heyetini reddettiklerini söyledi.

Bazı sanık avukatları ise reddihakim talebi karara bağlanmadan duruşmaya devam etmenin usule aykırı olduğunu belirterek, talebin karara bağlanmasını istedi.

Duruşma, avukatların usule ilişkin taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

DAVA NASIL BAŞLADI? "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin davada 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması 9 Mart sabahı başladı.

İstanbul 40.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız, şarkıcı Ercan Saatçi ve gazeteci Ruşen Çakır'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıklar ve sanıkların avukatları da duruşmaya geldi.

Bir kısım tutuklu sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

JANDARMA GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALDI Duruşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri ile belediye başkanları, partililer, sanıkların aileleri, yabancı basın mensupları ve çok sayıda izleyici de yer aldı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'ın da aralarında yer aldığı bazı baro başkanları ve bir kısım yabancı avukatlar da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Salona girerken izleyiciler tarafından alkışlanan sanıklar, yakınlarına el sallayarak karşılık verdi.

Bunun üzerine jandarma görevlileri, sanıkları el sallamamaları konusunda uyardı.

Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna diğer sanıklardan ayrı getirilirken, sanık avukatları, sanıklar, izleyiciler alkış tuttu.

İmamoğlu salona girdiğinde tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı.

Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı.

MAHKEME HEYETİ DURUŞMA PLANINI AÇIKLADI Duruşma başlamadan önce mahkeme heyeti başkanı, ilk celse tutuklu sanıkların savunmalarını tamamlayacaklarını belirterek, nisana kadar haftada 4 gün duruşma yapılacağını söyledi.

İkinci celse ise tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına geçileceğini aktaran mahkeme başkanı, "Salon kapasitemiz malum, zorluklar var.

Tutuksuz sanıkların yargılamayı takip edip etmeme konusunu, takdirine bırakıyoruz şu aşamada.

Avukatların, tutuksuz sanıkların vareste tutulmaması talebine gerek yok.

Herhangi bir yakalama kararı çıkartmayacağız.

Kendi takdirleri takip edip etmemek.

Heyet olarak 2 noktada sizden de bu anlamda anlayış bekliyoruz.

Görüntü ve ses kaydı alınmamasını istiyoruz.

Bu konuda hüküm açık.

Görüntü düşerse yargılamayı izleyicisiz olarak yapmayı planlıyoruz.

Sıralamaya özen göstereceğiz.

Ekrem İmamoğlu'nun en son savunmasını almayı planladık." ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU'NDAN SELAMLAMA KONUŞMASI TALEBİ Söz alan İmamoğlu'nun avukatı, müvekkilinin arkadaşlarına 3-4 paragraflık selamlama konuşması yapmak istediğini söyledi.

Mahkeme başkanı da böyle bir usul olmadığını kaydederek, "Diğer yargılamalarda böyle bir selamlama mı oluyor?

Şu anda söz alamazsınız.

Kafana göre kalkıp kürsüye gelip söz isteyemezsin." diye konuştu.

İmamoğlu'nun "Söz almak istiyorum." demesi üzerine başkan, "Alamazsın.

Mikrofonu kapatalım." dedi.

Bunun üzerine İmamoğlu kürsüye gelerek, mikrofonsuz şekilde "Söz almak istiyorum." diye bağırdı.

Başkan da İmamoğlu'nu bu şekilde devam edemeyeceği konusunda uyardı.

Seyirciler ve avukatlar da bu duruma tepki gösterdi.

MAHKEME BAŞKANI'NDAN İMAMOĞLU'NA UYARI Ekrem İmamoğlu, "Ekranın arkasına saklanmanıza gerek yok." sözleri üzerine mahkeme başkanı, "Ekranın arkasında saklanmıyorum.

Yerinize geçin." dedi.

Mahkeme, sanık İmamoğlu'nun kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye geldiğini, defaatle uyarıldığını ancak konuşmaya devam ettiğini, uyarılmasına rağmen yerine geçmediğini belirterek, duruşma düzenini bozan davranışlarını sürdürmesi halinde salondan çıkarılacağı konusunda İmamoğlu'nu uyardı.

İmamoğlu'nun yerine geçmesinin ardından, avukatların usule ilişkin talepleri alınmaya başlandı.

Bir sanık avukatı, savunma yapacak sanıkların listesinin kendilerine verilmediğini ancak bir gazetede haber olduğunu ifade ederek, bu duruma tepki gösterdi.

İzleyicilerin de tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı, "Salonda alkış sloganla bu yargılama tamamlanmaz.

İzleyici bölümünü uyarıyorum, boşaltırım." uyarısında bulundu.

İzleyicilerin tepkilerini sürdürmesi üzerine başkan, jandarmaya salonu boşaltma talimatı verdi.

İlgili Sitenin Haberleri