Haber Detayı

Özel: Bombayla demokrasi ithal edilemez
Gündem hurriyet.com.tr
14/03/2026 07:00 (3 saat önce)

Özel: Bombayla demokrasi ithal edilemez

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İran’a yönelik uluslararası meşruiyeti bulunmayan saldırıları da İran’ın komşularına yönelik saldırılarını da asla onaylamıyoruz. İran rejimi baskıcı, otoriter, kendi yurttaşlarına karşı kolayca zalimleşen bir rejimdir. Buna karşılık ABD ve İsrail de asla birer demokrasi havarisi olarak görülemez. Demokrasi bir ülkeye bombalar yağdırılarak ithal edilemez” dedi.

İSPANYA Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sanchez’in başkanlığında yapılan Sosyalist Enternasyonal Prezidyum Toplantısı’na önceki akşam çevrimiçi katılan Özel, şunları “Bugün İkinci Dünya Savaşı’nın ardından oluşturulan normlara dayalı, hukukun üstünlüğü ve serbest ticaret ilkesini esas alan küresel, liberal sistem yoğun ve yıkıcı bir saldırıyla karşı karşıyadır.

Avrupa birçok sorunla karşı karşıyadır.

Ekonomik alanda ticaret savaşları, bilişim teknolojilerindeki dönüşüm; siyasal alandaysa artan popülizm, radikalleşme, islamofobi, antisemitizm; güvenlik alanında Ukrayna- Rusya savaşı, göç ve siber tehditler; stratejik alanda ise Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenilir bir müttefik olma konumundan sorun yaratıcı konuma kayması ve küresel belirsizlikler gibi, zor ve sınamalı bir dönemden geçiyoruz.

Türkiye sahip olduğu konumu, imkan ve kapasitesiyle Avrupa’nın güvenliğine de hem de bu güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz demokrasi mücadelesine de katkı yapabilecek bir ülkedirBOMBAYLA DEMOKRASİ İTHAL EDİLEMEZBiz de İran konusunda daha çatışmaların başladığı ilk andan itibaren savaşa karşı tavrımızı ilan ettik.

Yalnızca bölgemizi değil tüm dünyayı ateşin içine, derin bir krize sürükleme riski barındıran bu savaşın sonuna kadar karşısındayız.

İran’a yönelik uluslararası meşruiyeti bulunmayan saldırıları da İran’ın komşularına yönelik saldırılarını da asla onaylamıyoruz.

İran rejimi baskıcı, otoriter, kendi yurttaşlarına karşı kolayca zalimleşen bir rejimdir.

Buna karşılık ABD ve İsrail de asla birer demokrasi havarisi olarak görülemez.

Demokrasi bir ülkeye bombalar yağdırılarak ithal edilemez.

İran’ın geleceğine karar verecek olan da kendi yurttaşlarıdır.BARIŞ YOLUYLA GÜÇ PERSPEKTİFİDünyamız Trump, Netanyahu, onların ötesinde MAGA hareketi, yükselen bir tekno- oligarşi, sağ popülizm, otoriterlik, ırkçılık, savaş, çatışma, saldırganlık ve hukuksuzluk sorunuyla karşı karşıyadır.

Biz hem ülkemizde hem de bölgemizde bu sorunların sonuçlarının neredeyse tamamını eş zamanlı olarak yaşıyoruz.

Üzülerek belirtmeliyim ki dünyada 2010’dan buyana savaşların hatta son yıllarda devletler arası savaşların artışına tanık oluyoruz.

Dünyada demokrasideki gerileyiş ile artan savaşlar arasındaki bağlantıya dikkat çekmek isterim.

Bizim gündemimiz, barış için demokrasi olmalıdır.

Trump’ın iddia ettiği ‘güç yoluyla barış’ yerine, barış yoluyla güç perspektifini önermeliyiz.

PARTİM AĞIR SALDIRI ALTINDACHP Lideri Özel “Partim istisnasız olarak tüm ciddi kamuoyu araştırmalarında her şeye rağmen son yerel seçimlerden beri birinci parti ama çok ağır bir saldırı ve tehdit altındayız.

Biz bu baskı rejimi altında hem hayatta kalmaya, hem partimizi hem demokrasi mücadelemizi ayakta tutmaya ve otoriter karanlığı dağıtarak, iktidara doğru yürümeye çalışıyoruz.

Büyük bir mücadele, büyük zorluklar yaşıyoruz.

Biz son yerel seçimde bunun ateşini yaktık.

Genel seçime doğru ilerliyoruz” dedi.DEMOKRASİ BARIŞI SAĞLAMANIN  EN MALİYETSİZ YOLUTrump’ın güç olarak barış sağlama iddiası daha çok çatışma ve istikrarsızlık yaratmıştır.

Barışın da güvenliğin de güçlü olmanın yolu da demokrasi ve kural temelli bir düzenden geçmektedir.

Demokrasi güçlenirse halklar demagog otoriterlerin saldırgan politikalarının peşinden gitmezler.

Demokrasi barışı sağlamanın her yönüyle en maliyetsiz yoludur.

Bu yüzden biz demokrasiyi korumak için her şeyi yapmalıyız.

Güvenlik ile demokrasi, savunma ihtiyacıyla sosyal devlet arasında tercih yapılmasını doğru bulmuyoruz.

İran savaşının bedelini İran’da yine çocuklar ve siviller ödüyor.

Savaşın bedelini tüm dünyada çalışanlar ödeyecek.

Artan enerji maliyetleri de yüksek enflasyon da işsizlik de dönüp düşük gelir seviyesindeki grupları vuracak.

Bu yüzden barışı savunmak, demokrasiyi savunmak aynı zamanda insanların ekonomik refahını savunmak ve kırılgan grupları savunmak anlamına geliyor.

Kendi ülkem Türkiye bugün bu küresel barış ve demokrasi mücadelesinin en kritik cephelerinden biridir.

İlgili Sitenin Haberleri