Haber Detayı
Ölümün kıyısından dönüp hayatını baştan yazdı: Lösemiden 35 kiloluk değişime
Bernadette Lamaro, yaklaşık 15 yıl önce lösemiyi yendi ama işlenmiş gıdalarla arasına mesafe koyup, sağlıklı beslenmesi daha uzun bir zaman aldı. Şimdi geçirdiği değişimden kendisi de doktoru da çok memnun.
Bernadette Lamaro’nun hayatı 2013 Temmuz’unda, 43 yaşına girmesine kısa süre kala bir anda altüst oldu.
Kariyerinde önemli bir dönemece giren, yoğun ve kontrollü bir yaşam sürdüren Lamaro, durmayan bir kesik ve ardından bacaklarında beliren morluklar nedeniyle hastaneye gitti.
Saatler süren bekleyişin ardından kendisine lösemi teşhisi koyuldu.
Doktorlar, acil tedaviye başlanmazsa yalnızca birkaç günü kalmış olabileceğini söyledi.
Bernadette Lamaro da o anı, “Bir dakika önce toplantılarımı düşünüyordum, bir dakika sonra hayatımın bitip bitmeyeceğini sorguluyordum” sözleriyle anlattı.
Hemen yoğun bir kemoterapi sürecine alınan Lamaro, sonraki yıllarda remisyon, nüks, yeniden kemoterapi ve kemik iliği nakli gibi son derece ağır aşamalardan geçti.
Bugün 55 yaşında olan kadın, naklin üzerinden geçen 7 yılın ardından tıbben iyileşmiş kabul ediliyor.
Yine de düzenli kontrollerini sürdürüyor ve hayatta kalmanın ne kadar büyük bir şans olduğunun farkında.
Ancak onun asıl şaşırdığı şey, kanseri atlattıktan sonra yaşadıkları oldu.
Ölümle yüzleşmenin insanı sağlığı konusunda daha dikkatli hale getireceği düşünülse de Lamaro için süreç böyle işlemedi.
Hastalıktan sonra hızla iş hayatına döndü.
Kariyerini kaybetmek istemediği için uzun çalışma günlerine ve yüksek tempoya yeniden uyum sağlamaya çalıştı.
Dışarıdan güçlü görünse de içten içe tükenmiş hissediyordu.
Zamanla rahatlamak için yemeğe yöneldi, sosyal hayatı bir kaçış alanına dönüştü, geç saatlerde atıştırmalara başladı ve egzersiz düzeni bozuldu.
Kilosu yavaş yavaş arttı.Merdiven çıkarken nefesi kesiliyor, hafta sonuna geldiğinde ise tamamen bitkin düşüyordu.
Bir süre sonra aynaya bakmak istemediğini ve bol kıyafetlerle vücudunu gizlemeye çalıştığını anlattı.
Dönüm noktası ise 2024 yılının Mayıs ayında geldi.
Bir beslenme programına katılmayı düşünürken kendisine yöneltilen basit bir soru onu derinden sarstı: “Yerden kolayca kalkabiliyor musunuz?” Denedi ama yapamadı.
İşte o an, bedenine gerçekten iyi bakmadığını fark etti.
Lamaro, daha sonra daha sürdürülebilir hale getirdiği beslenme düzenine ilk etapta daha sıkı kurallarla başladı.
İlk haftada 5 kilo verdi.
Ancak onu asıl etkileyen şey tartıdaki rakam değil, yaşam biçiminin bedenini ne kadar etkilediğini fark etmesi oldu.
Birkaç ayda toplam 35 kilo verdi.
Bu değişimi üç temel kurala bağladı: Günde düzenli üç öğün yemek, atıştırmayı tamamen bırakmak ve yatmadan en az üç saat önce yemek yemeyi kesmek… En zorlandığı kural atıştırmayı bırakmak oldu.
Ofiste çikolata, doğum günü pastaları, evde akşam yemeğinden sonra mutfağa geri dönüp bir şeyler atıştırma alışkanlığı derken, bunun aslında açlıktan çok stres, sıkıntı ve alışkanlıkla ilgili olduğunu fark etti.
Düzenli üç öğün ise ona ritim kazandırdı.
Haftasını planlamaya, alışverişini bilinçli yapmaya ve gerçekten keyif aldığı yemekler hazırlamaya başladı.
Akşam geç saatlerde yemeyi bırakması da uyku düzenini belirgin şekilde değiştirdi.
Eskiden neredeyse yatağa gidene kadar bir şeyler yediğini söyleyen Lamaro, bu alışkanlığı bıraktıktan sonra çok daha rahat uyuduğunu ve vücudunun nihayet dinlenebildiğini hissettiğini anlattı.
Kilo kaybıyla birlikte yalnızca görüntüsü değil, günlük yaşamı da değişti.
İstasyona daha uzak yere park edip yürümeye, yürüyen merdivende beklemek yerine çıkmaya, yokuşları durmadan aşmaya başladı.
Uzun süredir çekindiği yüzmeye yeniden döndü.
Yıllar önce aldığı ama içine giremediği kıyafetleri tekrar denediği anı ise hayatının en mutlu gecelerinden biri olarak tanımladı.
Onun için en önemli gelişmelerden biri de kan tahlillerinde ortaya çıktı.
Uzun süredir takip edilen karaciğer yağlanması bulguları, kilo verdikten sonra normale döndü.
Doktorunun da bu değişimi hemen fark ettiğini söyleyen Lamaro, sonuçlar geldiğinde çok duygulandıklarını ifade etti.
Lösemiyle beslenme arasında doğrudan bir bağ kurmadığını özellikle vurgulayan Lamaro, kan kanserlerinin karmaşık ve öngörülemez hastalıklar olduğunu söylüyor.
Yine de günlük alışkanlıkların sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkisini daha erken anlayabilmeyi istediğini belirtiyor.
Bernadette Lamaro, artık daha aktif bir yaşam planlıyor.
Kendini daha güçlü, daha dayanıklı ve daha özgür hissettiğini söylüyor.
Onun için hayatı yeniden kurmanın temeli ise oldukça net: üç öğün yemek, atıştırmayı bırakmak ve gece geç saatte yememek.