Haber Detayı
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...
Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.
Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu ’nun avukatı Mehmet Pehlivan ’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.
Pehlivan, iktidarın muhalefeti “ezmek için” yeniden biçimlendirdiği adaleti bir “yargı silahı” na (Lawfare) dönüştürmesine karşı bir silahla yanıt veriyor: Adalet ve gerçekliklerle silahlanmış bir kitap.
Türkiye’de henüz sonuçlanmamış iktidarın yargı silahının nerelere varacağı henüz bilinmezken Brezilya’da solcu cumhurbaşkanı Lula ’ya karşı açılan ama yıllar içinde suçsuzluğunun ilan edildiği somut bir davayı inceliyor Pehlivan. *** Lula’ya karşı açılan yolsuzluk soruşturması, “adalet sistemi içindeki savcı ve yargıçlardan oluşan azınlık bir grubun en etkili medya organlarıyla ittifak halinde” yürütüldü.
Uluslararası hukuk böylece yargı silahıyla tanıştı ve hukuk dünyasında tartışılarak literatüre girdi.
Tabii tamamen sağcı-aşırı sağcı bir girişim olarak hedef: “İlerici ve halkçı siyasi aktörlerin kriminalize edilmesi, zedelenmesi ve yok edilmesi”. *** Pehlivan, Fransız solcu lider Mélenchon ’un değerlendirmesine yer veriyor: “Örnekler çoktur.
Brezilyalı Lula delilsiz bir şekilde mahkûm edildi ve başkanlık seçimlerinde aday olması engellendi.
Kararı veren hâkim Sergio Moro iktidarı alan aşırı sağcı devlet başkanı Jair Bolsonaro ’nun adalet bakanı olmuştur.” (Haşa iyi ki biz bunlar arasında değiliz.) (Silva 2023’teki seçimlerde yeniden seçildi ve Brezilya’yı yönetiyor.) *** Latin Amerika’da benzer durumların yaşanmasından hareketle lawfare için tanım şöyle geliştirilmiş: Hukuk kurumlarının ve “bizzat yargı erklerinin siyasi sonuçlar elde etmek ve siyasi rekabeti sandığın ötesine taşımak amacıyla manipüle edilmesi” . (Bizle hiç ilgisi yok!) *** Bir tanım daha: “Ulusal veya uluslararası hukukun yargı erki tarafından bir rakibe zarar vermek amacıyla belirli bir siyasi hedefe ulaşmak için gayri meşru bir biçimde kullanılması.” *** Başka bir tanım daha: “Muhaliflerin siyasi ve hukuki ölümünü sağlamak, onları gayri meşrulaştırmak veya siyasetten men etmek amacıyla (…) hukuk ve medya operasyonları.” (!!!???) Seç, beğen veya hepsini al! *** Eskiden muhalifler, tabii ki ilerici, demokrat, emperyal güçlerin oyunlarına karşı çıkanlar, askeri darbelerle eziliyordu.
Askeri darbe artık ayıp olmaya başlayınca bunun yerini sivil darbe diye nitelendirilen türler aldı.
Tabii bu darbeleri, ya iktidarda olan ve iktidarını kaybedebileceğini görünce yatağında uyuyamayan iktidar yapıyor ya da Lula örneğindeki gibi, devlet içine yuvalanmış hukuk görünümlü aşırı sağcı ve darbeci unsurlar medyadaki uşaklarla birlikte yapıyor. ( Dikkat, diyelim ki iktidara geldin ama Lula’yı hiç unutma! ) *** Bu kitapta çok şey var.
Artık, halkın gözünde insan hakları ihlalleriyle itibarsızlaştırılmış general darbelerine ihtiyaç yok, “Yargı kliklerinin üstlendikleri askeri darbelere benzer başat rol, günümüzün yeniliğidir” diyor hukuk uzmanları kitapta. “Mareşallerin yerini Sergio Moro’lar aldı.” Bunlar da tıpkı askerler gibi kural tanımıyor ve hedefi yok etmeye odaklı çalışıyor.
Tabii siyasi patronlarınca da ödüllendiriliyorlar. *** Çorlu Karatepe’ye sürülerek yüksek güvenlikli hapishaneden burnunu bir yıla yakın dışarıya çıkarmasına izin verilmeyen Mehmet Pehlivan’ın Kırmızı Kedi ’den yayımlanan Yargı Silahı kitabında daha çok şey var.
Ve güncel hukukumuza da önemli bir katkı...