Haber Detayı
Tarım Kredi KOOP Market'ten 2025'in finansal sonuçlarına ilişkin açıklama
2025 yılı finansal sonuçlarında 4,7 milyar lira net zara açıklayan Tarım Kredi KOOP Market Yönetim Kurulu, 2025 yılı finansal sonuçlarının hızlı büyüme ve yüksek yatırım döneminin doğal bir sonucu olduğunu bildirdi.
Şirketten yapılan açıklamada, Tarım Kredi KOOP Market Yönetim Kurulu'nun 2025 yılı finansal sonuçları kapsamında "kamuoyunda yanlış algı oluşmaması" amacıyla değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı.
Söz konusu değerlendirmede şirketin son yıllardaki büyüme performansı, yatırım stratejisi ve finansal sonuçlarının kapsamlı şekilde ele alındığı belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı: "KOOP Market gelişimi yalnızca sayısal büyüklüklerle değil, kurduğu sistemin niteliğiyle değerlendirilmeli.
Şirket, klasik bir perakende zinciri olmanın ötesinde Türkiye'nin gıda arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir yapı inşa etti.
Yönetim Kurulu, KOOP Market'in üretimden lojistiğe ve perakendeye uzanan entegre yapısıyla hem üreticiyi destekleyen hem de tüketiciye uygun fiyat sunan sürdürülebilir bir model ortaya koydu." Açıklamada, 2020 yılında faaliyete başlayan KOOP Market'in kısa süre içerisinde Türkiye genelinde yaklaşık 4 bin 500 satış noktasına ve 11 bin çalışan sayısına ulaşarak perakende sektöründe dikkat çekici bir ölçeğe eriştiği, 2025 yılı itibarıyla 66,4 milyar lira ciroya ulaşan şirketin Türkiye'nin en hızlı büyüyen perakende zincirlerinden biri olduğu ifade edildi.
KOOP Market'in son 5 yılda yaklaşık 11 milyar lira yatırım gerçekleştirdiği anlatılan açıklamada, mağaza ağı, lojistik altyapı, bölgesel depolar, tedarik zinciri ve üretim entegrasyonu alanlarında yapılan yatırımlar sayesinde güçlü bir operasyonel yapı oluşturulduğu, söz konusu yatırımların, şirketin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelini oluşturduğu belirtildi.
Açıklamada, 2025 yılı finansal sonuçları kapsamında oluşan 4,7 milyar lira net zararın, kamuoyunda yanlış yorumlandığı aktarılarak, şu değerlendirmelere yer verildi: "Bu tablo hızlı büyüme ve yüksek yatırım döneminin doğal sonucudur.
Bu zarar plansızlıktan değil, büyümenin finansman maliyetlerinden kaynaklanıyor.
KOOP Market'in yatırım süreci, önemli ölçüde olgunlaşma aşamasına geldi.
Şirket, artık ölçek ekonomisinin avantajlarını toplamaya başladı.
Bu kapsamda, 2026 yılında 100 milyar lira ciro hedefi ve yaklaşık 50 milyar lira piyasa değeri potansiyeli bulunuyor.
Yalnızca 2,5 milyar lira öz sermaye ile 5 yıl gibi kısa bir sürede 4 bin 500 satış noktasına ulaşılması, önemli bir büyüme başarısıdır.
Bu ölçekteki yatırımlar, sınırlı kuruluş sermayesi nedeniyle büyük ölçüde dış finansman ve borçlanma yoluyla karşılanıyor.
Piyasa koşullarında belirli vadeler ve maliyetler çerçevesinde gerçekleştirilen bu finansman yapısı, yatırım döneminde finansman giderlerini artırıyor ve buna bağlı olarak geçici zarar oluşumu kaçınılmaz oluyor.
Büyüme stratejisinde daha fazla tüketiciye uygun fiyatlı ürün ulaştırma hedefinin kısa vadeli karlılığın önünde konumlandırılması, bu yatırımları elzem hale getiriyor.
Bu ölçekte ve hızda büyüyen bir yapının yatırım döneminde finansman yükü nedeniyle geçici zarar yazması, kaçınılmazdır." Açıklamada, bu yılın ilk ayları itibarıyla şirketin operasyonel karlılığa ulaştığı ve finansal yapının güçlenmeye başladığı, KOOP Market'in "klasik bir perakende zinciri" olmadığı kaydedildi.
Tarım Kredi Kooperatifleri'nin güçlü üretici ağı sayesinde 2025 yılında yaklaşık 1 milyon ton ürün ve 20 milyar lira tutarında doğrudan çiftçi alımı gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Bu model, üreticiden doğrudan tedarik ile aracı maliyetlerini düşürüyor ve tüketiciye daha uygun fiyat sunuyor.
Amacımız maksimum kar değil, çiftçiyi destekleyen, tüketiciyi koruyan ve gıda piyasasında fiyat istikrarına katkı sağlayan bir model oluşturmaktır. 2025 yılında yoğun rekabetten dolayı ve mali zorluklar nedeniyle sektörde birçok firma zarar açıkladı.
KOOP Market'e yönelik tek taraflı değerlendirmeler, sektör dinamiklerini yansıtmıyor.
KOOP Market, kısa vadeli finansal tablolarla değil, Türkiye'nin gıda güvenliği, üretici refahı ve tüketici fiyat dengesi açısından değerlendirilmelidir.
Bugün yapılan yatırımlar, yarının güçlü ve sürdürülebilir gıda sistemini inşa etmektedir."