Haber Detayı
İlber Ortaylı, Galatasaray Üniversitesi’ndeki törenin ardından toprağa verildi: ‘Tarihi sevdirdi’
13 Mart’ta yaşamını yitiren tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi’nde anma töreni düzenlendi. Törene siyaset, akademi ve sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Tedavi gördüğü hastanede, 13 Mart’ta yaşamını yitiren tarihçi, akademisyen ve yazar Prof.
Dr.
İlber Ortaylı, son yolculuğuna uğurlandı.
Ortaylı için dün Galatasaray Üniversitesi’nde anma töreni düzenlendi.
Üniversitenin İstanbul Boğazı’na bakan bahçesinde yapılan törene, kızı Tuna Ortaylı Kazıcı, torunu Deniz Ali Kazıcı’nın yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, gazetemizin yazarı Bedri Baykam, yakın dostu Prof.
Dr.
Celal Şengör, gazeteci Fatih Altaylı ile akademisyenler, sanatçılar, öğrenciler ve yakınları katıldı. ‘YARIM KALAN TASHİH’ Törende konuşan kızı Tuna Ortaylı Kazıcı, Ortaylı’nın Galatasaray Üniversitesi’ndeki meslektaşlarının arasında kariyerinin en mutlu yıllarını yaşadığını belirtti.
Babasının, Galatasaray Üniversitesiyle eş zamanlı olarak Topkapı Sarayı’ndaki görevine de başladığını dile getiren Kazıcı, “O dönemde arkamda bulunan Üsküdar Sultantepe’de oturuyordu.
Her yerde büyük bir keyifle ‘İstanbul’un üç yakasında evim var.
Biri Üsküdar, diğeri Topkapı Sarayı, sonuncusu da Galatasaray Üniversitesi’ derdi” dedi.
Tuna Ortaylı sözlerine şöyle devam etti: “Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihi yapıyordu.
Dün Kronik Kitap’taki odasına girdiğimde masanın üstünde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı.
Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hâlâ yaşamaya doyamamış bu adamla, babam olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçirecek çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı.
Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum.
Umarım sizler de İlber Hoca’yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur.” ‘TATAR KARDEŞİM’ Galatasaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Enis Tulça, Ortaylı’nın hiç sözünü esirgemediğini söyledi.
Ortaylı’yla Makedonya Bilimler Akademisi’nin davetlisi olarak 2002 yılında Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’e gittiklerini, panelde Yunan bir akademisyenin olduğunu, Kuzey Makedonya’nın da bu ülkeyle isim sorunu bulunduğunu belirten Tulça, “Yunanlılar direkt Makedonya demiyordu.
Yunanlı da Üsküp’te tebliğ sunuyor.
Orada olmasına rağmen, habire ‘Yugoslav Makedon Cumhuriyeti’ vesaire diyordu.
Hoca da burada oturuyordu. ‘Bak şimdi, ben burada ne yapacağım?’ dedi.
Hocanın tebliğ sırası geldi.
Konuşmasında Yunanistan yerine ‘eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti’ dedi, Yunanistan demedi.
Dolayısıyla o da sözünü esirgemediği başka bir noktaydı” dedi.
Tulça, “Öğrencilerine Atatürk ilkelerini, inkılaplarını, bu Cumhuriyet’in bedava kurulmadığını hep anlatırdı” ifadelerini kullandı.
KKTC eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da “Bana hep ‘Tatar kardeşim’ diyordu.
Kendisi bir Kırım Tatarı, ben de öyle.
Dolayısıyla ortak bir özelliğimiz vardı.
Her davete geldi, üniversitelerde konuşmalar yaptı, basına açıklamalar yaptı.
En son 12 Haziran günü Yeni Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesinde o büyük salonu tıklım tıklım doldurduk.
Sayın İlber Ortaylı’yı rahmetle anıyorum.
Beni kırmadı, 12 Haziran’da geldi, o salonu tıklım tıklım doldurduk ve kendine has üslubuyla çok güzel yine konuşmalar yaptı, tavsiyelerde bulundu.
O gerçek bir Türk milliyetçisiydi” dedi.
Ortaylı, törenin ardından, ikindi namazının ardından Fatih Camisi’nde kılınan cenaze namazı sonrası, Fatih Camisi Haziresi’nde toprağa verildi. ‘DERİN BİLGİ, ENGİN KÜLTÜR’ Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr.
Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı’nın sadece bir tarih hocası olmadığını, onun derin bilgisi, engin kültürü, hafızası ve keskin zekâsının yanında hitabetinin de çok kuvvetli olduğunu vurguladı.
Uludağ, “Bu dünyada iyi bir hikâyeden daha güçlü hiçbir şey yoktur.
Geçmişi canlı bir hafıza haline getirerek tarih bilgisini geniş kitlelerle paylaştı, tarihi kitlelere sevdirdi.
Nice talebeyi bu yola sevk ettiğini bilemeyiz.
Bugün gördüğümüz iltifata mazhar olmasının sebebi bence budur” ifadelerini kullandı.
Prof.
Dr.
Uludağ, konuşmasında Ortaylı için Mustafa Kara tarafından ebcet hesabıyla tarih düşülerek yazılan, hattat Mahmut Şahin’in levhasını yazdığı bir tabloda yer alan metni de okudu.