Haber Detayı

Gündemi büyüt, gerçeği küçült: Epstein’i unutturma savaşı
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
17/03/2026 12:17 (2 saat önce)

Gündemi büyüt, gerçeği küçült: Epstein’i unutturma savaşı

Gündemi büyüt, gerçeği küçült: Epstein’i unutturma savaşı

Epstein tek başına değildi.

Küresel elitler , onların top gibi çevirdiği finansal ağlar ve tüm bunlarla doğrudan ilişkili siyasi yapılar, bu korkunç pedofili ve fuhuş organizasyonunun birer parçasıydı.

Epstein’in yaptığı korkunç işlerin “ bilinmezliği ” olası değil.

İran’ın üst düzey yöneticilerini trafik lambalarını hackleyerek yıllardır takip eden CIA ve MOSSAD’ın böyle bir ağa takılmaması mümkün mü?

Kaldı ki Epstein’in MOSSAD ile ilişkileri de tartışılıyor.

Bir kurumsal körlük yok, içinde oldukları korkunç yapıya ilişkin gerçeği karartma çabası var.

Tıpkı dünyayı karıştıran Trump’ın savaş gündemiyle yaptığı gibi.

Bazı Epstein belgelerinde ABD Başkanı’nın adı neredeyse Epstein’in kendisi kadar geçiyor.

Trump’ın bunu gölgelemek için hem ülke içinde hem dışındaki saldırıları tüm dünyayı karartıyor.

Her türlü çabasına rağmen bu dosyanın kapanması olanaksız.

NOBEL KOMİTESİ’NDE BİR EPSTEİN DOSTU Epstein adasının hayranlarından olduğu ortaya çıkan Norveç’in eski başbakanlarından, Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği de yapan Thorbjorn Jagland, Barack Obama’ya Nobel Barış Ödülü veren komitenin de başkanıydı. “ Güzel kızlar ” için Epstein’e teşekkür eden ve Epstein belgelerinde adı 2000 kez geçen Jagland aynı zamanda ağır yolsuzlukla da suçlandı.

Yaşamın bütünlüğü dikkate alınırsa şaşılacak bir şey yok.

JEFFREY EPSTEİN VE FİNANSAL AĞI Bank of America , Epstein mağdurlarının açtığı davada dün uzlaşmaya gitti.

Dava, Epstein’in insan kaçakçılığı ağına finansal olarak yardım ettiği iddiasına dayanıyor.

Dahası bundan kar elde edildiğine… “ Artık hepimiz Epstein’ın davranışının canavarca olduğunu anlıyoruz. ” diyen JPMorgan Chase, 290 milyon dolar tazminat ödemede uzlaşmıştı.

Deutsche Bank da uzlaşma bedeli olarak yaklaşık 75 milyon dolar ödedi.

Mağdurlar, bankaların örgütün şüpheli işlemlerine rağmen gerekeni yapmayıp, finansal işleyişi kolaylaştırdığını söylüyordu.

Sonunda Bank of America da ayrıntıları henüz bilinmeyen bir uzlaşmayı kabul etti.

Bu kabuller; bir kez daha Epstein skandalının yalnızca bireysel bir suç olmadığını, aynı zamanda küresel finans sisteminin aracılığında örgütlü bir sapkınlık dosyası olduğunu yineliyor.

EPSTEİN DOSYASI İÇİN ŞEFFAFLIK YASASI Trump’ın Epstein gündemini karartmak için gerek ülke içindeki gerek ise dışındaki atakları gizlenemez halde.

Filistin işgalini sahiplendi, perişan haldeki Gazze’ye olası turizmden bile söz etti.

Ardından Venezuela darbesiyle Latin Amerika’nın ABD’ye duyduğu tarihi nefreti ciddi bir öfkeye çevirdi.

Ve İran… İsrail için gözler önünde egemen bir devlete saldırdı.

Öte yandan; içeride sürdürdüğü göçmen operasyonları, modern bir hukuk devletinde görülmemiş bir ‘insan avı’ halini aldı.

Büyük şehirlerde toplu gözaltılar, abartılı sınır ve güvenlik önlemleri, sığınma başvurularına ve protokollerine getirilen sıkı düzenlemeler… Trump, Esptein Dosyası’nın konuşulmaması için elinden geleni ardına koymuyor.

Çünkü Epstein olayı, sadece bir suç dosyası değil; “devlet, elitler ve finans sitemi” üçgeninde dönen küresel bir insan kaçakçılığı, pedofili, fuhuş, istismar ve kayıp ağı dosyası.

Trump yönetimi, belgeleri hala tamamen ortaya dökmedi.

Kamuoyunun ve bazı siyasetçilerin baskısıyla Epstein’in New Mexico’daki Zorro Çiftliği’nin yeniden aranmasına karar verildi.

Hatta gerçeklere ulaşabilmek üzere sadece bu çiftlik için 2,5 milyon dolar fon ve celp yetkisi verilen dört kişilik bir “ Hakikat Komisyonu ” bile kuruldu.

Finans yapısı , para trafiğini fark etti ama tartışmadı.

Devlet aygıtı , suçluları sırtında taşıdı; dosyaları kapattı, davaları erteledi.

Küresel elitler bu “ güç mimarisi ” içinde birbirini gördü, ancak tanıklıklarını gizlemeye devam ediyor.

İçinde siyasetçilerin, iş insanlarının, medya patronlarının, adları ülke sınırlarını aşan ünlülerin olduğu küresel bir suç örgütü, kendi kurguladığı düzende gerçekten yargılanabilecek mi?

Yani sistem, kendi korkunç parçalarını ifşa edecek mi?

Filistin, Venezuela, İran ve nihayetinde Hürmüz… Aslında boğaza takılan kim ya da kimler olacak?

İlgili Sitenin Haberleri