Haber Detayı

Trump, El Cezire analizini paylaştı: ABD-İsrail'in İran'a karşı stratejisi işe yarıyor
Dünya cumhuriyet.com.tr
17/03/2026 12:35 (2 saat önce)

Trump, El Cezire analizini paylaştı: ABD-İsrail'in İran'a karşı stratejisi işe yarıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Katar haber kanalı El Cezire’de yayımlanan ve “ABD-İsrail’in İran’a karşı stratejisi işe yarıyor” başlığını taşıyan bir görüş yazısını paylaştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Katar haber kanalı El Cezire’de yayımlanan ve “ABD-İsrail’in İran’a karşı stratejisi işe yarıyor” başlığını taşıyan bir görüş yazısını sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social üzerinden paylaştı.

Yazıda, İran’a yönelik askeri operasyonların sanıldığı gibi başarısız olmadığı, aksine Tahran’ın askeri kapasitesinin sistematik biçimde zayıflatıldığı savunuldu.

Yazıda, kamuoyunda hâkim olan “plansız savaş” ve “Ortadoğu’da yeni bataklık” değerlendirmelerine karşı çıkıldı.

Eleştirilerin, savaşın maliyetine odaklanırken stratejik sonuçları göz ardı ettiği öne sürüldü.

Analizde, operasyonun belirli aşamalar halinde yürütüldüğü ve İran’ın askeri kapasitesinin kademeli olarak hedef alındığı ifade edildi.

Yazıya göre İran’ın balistik füze saldırıları kısa sürede ciddi oranda azaldı. 28 Şubat’ta yaklaşık 350 olan füze atışlarının 14 Mart itibarıyla 25 seviyesine gerilediği belirtildi.

Benzer şekilde insansız hava aracı (İHA) kullanımında da düşüş yaşandığı, ilk günlerde 800’ü aşan saldırı sayısının iki hafta içinde yaklaşık 75’e indiği aktarıldı.

Bazı değerlendirmelere göre İran’ın İsrail’i vurma kapasitesinin yüzde 80’inin devre dışı bırakıldığı iddia edildi. 'HAVA SAVUNMASI VE DONANMA HEDEF ALINDI' Analizde, İran’ın hava savunma sistemlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiği ve ABD’nin artık İran hava sahasında görünür bombardıman uçaklarıyla operasyon yapabildiği ifade edildi.

Ayrıca İran donanmasına ait hızlı saldırı botları, denizaltılar ve mayın kapasitesinin de ciddi zarar gördüğü öne sürüldü.

Yazıda, İran’ın elindeki kalan füze ve İHA kapasitesini sınırlı ve “zamanlanmış” saldırılar için kullandığı, bunun da askeri güçten çok “azalan kapasitenin yönetimi” anlamına geldiği savunuldu.

Bu durum “güç projeksiyonu değil, gerilemenin yönetilmesi” olarak tanımlandı.

Analizde, İran’ın 2026 itibarıyla yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 440 kilogram uranyuma sahip olduğu ve bunun teorik olarak 10 nükleer silah üretimine yetecek seviyeye ulaşabileceği belirtildi.

ABD istihbaratına göre İran’ın bir nükleer silah için gerekli zenginleştirmeye iki haftadan kısa sürede ulaşabileceği ifade edildi.

Mevcut operasyonların Natanz tesisine zarar verdiği, Fordo’nun ise kullanılamaz durumda olduğu öne sürüldü.

HÜRMÜZ BOĞAZI TARTIŞMASI Yazıda, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma hamlesinin eleştirildiği gibi stratejik bir güç gösterisi değil, “kendine zarar veren bir adım” olduğu savunuldu.

İran petrol ihracatının büyük bölümünün bu hat üzerinden gerçekleştiği, dolayısıyla bu adımın Tahran’ın ekonomik kaynaklarını da zayıflattığı belirtildi.

Analizde, İran’ın bölgedeki vekil güçlerinin saldırılarının bir genişleme değil, merkezi komuta yapısının zayıflamasının sonucu olduğu ileri sürüldü.

Hizbullah, Iraklı milisler ve Husilerin eylemlerinin “koordinasyondan yoksun” hale geldiği, bunun da İran’ın bölgesel etkisinin gerilediğini gösterdiği savunuldu. “STRATEJİK SİLAHSIZLANDIRMA” HEDEFİ Yazıda, ABD-İsrail operasyonlarının nihai hedefinin İran’ın füze, nükleer ve vekil güç kapasitesini kalıcı olarak zayıflatmak olduğu ifade edildi.

Ancak savaş sonrası döneme ilişkin diplomatik çerçevenin henüz netleşmediği ve bunun önemli bir belirsizlik yarattığı da vurgulandı.

Analizde, savaşın ciddi insani ve ekonomik maliyetler yarattığı da kabul edildi.

İran’da bin 400’den fazla sivilin hayatını kaybettiği, petrol fiyatlarının yükseldiği ve bölge genelinde ciddi risklerin oluştuğu belirtildi.

Buna karşın yazı, “eylemsizliğin maliyetinin” daha büyük olacağı görüşünü savundu.

İlgili Sitenin Haberleri