Haber Detayı

Kongre'den Trump'a tokat gibi rapor: 'Hürmüz'den geçiş imkansız'
Dünya aydinlik.com.tr
17/03/2026 15:38 (9 saat önce)

Kongre'den Trump'a tokat gibi rapor: 'Hürmüz'den geçiş imkansız'

Kongre Araştırma Merkezi, Trump yönetiminin Hürmüz anlatısını yerle bir eden sarsıcı bir rapor yayımladı. İran’ın 6 bin deniz mayını ve asimetrik gücü karşısında ABD donanmasının çaresiz kaldığını vurgulayan belgeye göre Hürmüz artık bir ticaret yolu değil, Batı ekonomisine karşı bir bomba.

Kongre'den Trump'a Tokat Gibi Hürmüz RaporuABD Kongre Araştırma Merkezi'nin (CRS) Amerikan Kongresi için hazırladığı rapor, Washington'un Hürmüz anlatısının ayakta durmadığını gösteriyor.

Sahadaki gerçek askeri dengeleri sarsıcı bir dille anlatan rapor, ABD Başkanı Donald Trump ile Savaş Bakanı Pete Hegseth'ten daha farklı bir anlatı kuruyor.

CRS, Kongre'nin kendi içindeki düşence kuruluşu (Think Tank) konumunda.

Kurumun tek müşterisi ABD Kongresi ve komitelerinden oluşuyor.

Kongre üyelerine sunulan rapor, “İran Krizi ve Hürmüz Boğazı: Petrol, Doğal Gaz ve Diğer Emtialar Üzerindeki Etkileri” (Iran Conflict and the Strait of Hormuz: Impacts on Oil, Gas, and Other Commodities) başlığını taşıyor.

Belgenin ana tezi, ABD’nin teknolojik üstünlüğüne rağmen, Hürmüz Boğazı’nın dar coğrafyasının ve İran’ın asimetrik kapasitesinin "ABD hakimiyetine" izin vermediği yönünde.

HÜRMÜZ'DEN GEÇİŞ NEDEN 'İMKANSIZ'?

CRS analistleri, İran'ın elindeki 5 bin ila 6 bin deniz mayının, binlerce sürat botu ve kıyı füzeleriyle denizi başkasına "yasaklama" kapasitesinin tam olduğunu vurguluyor ve ekliyor: "İran boğazı hukuken kapatmasa bile, yarattığı risk ortamıyla sigorta primlerini ve güvenliği imkansız kılarak fiilen kapatmıştır." Belgede, ABD uçak gemilerinin ve muhriplerinin boğazın dar sularında (yaklaşık 21 mil genişlik) manevra kabiliyetinin kısıtlı olduğu, buna karşın İran’ın dağlık kıyı şeridinin mobil füze bataryalarını saklamak için doğal bir kale görevi gördüğü belirtiliyor.

BATI'YA KARŞI 'ENERJİ BOMBASI' CRS, Hürmüz'ün artık sadece bir ticaret yolu değil, İran’ın elinde Batı ekonomisine karşı her an patlamaya hazır bir "enerji bombası" olduğunu yazıyor.

Özellikle Çin'in bu süreçte İran'dan petrol almaya devam etmesi, ABD yaptırımlarının sahada delindiğini de ortaya koyuyor.

MAYIN VE SÜRAT BOTU KORKUSU Raporuna göre İran, yaklaşık 6 bin deniz mayınıyla dünyanın en büyük mayın stoklarından birine sahip.

ABD'nin Hark Adası'na yaptığı saldırılara rağmen, İran'ın sürat botlarının yüzde 90'ı hala sağlam ve her an boğaza mayın döşeyebilecek kapasitede.

Belgede Trump yönetiminin “zafer” söyleminin sahadaki askeri gerçeklerle örtüşmediği, zira ABD donanmasının her bir İran sürat botunu veya dronunu vurmak için harcadığı füze maliyetinin, operasyonu sürdürülemez kıldığı uyarısı yapılıyor.

HAYALET KOALİSYON Donald Trump günlerdir tam olarak da bu raporda sunulan nedenlerle NATO üyeleri ve Asya müttefikleri dışında Çin'i de Hürmüz Boğazı'nı açmaya çağırıyor.

Ancak şu ana kadar tek bir olumlu yanıt alabilmiş değil.

GÜRDENİZ: AMFİBİ GEMİLERİ VE DENİZ PİYADELERİ ÇÖZÜM DEĞİL Emekli Amiral Cem Gürdeniz'e göre bölgeye Japonya’dan sevk edilen 31.

Deniz Piyade Sefer Görev Grubunda (MEU) bulunan USS Tripoli amfibi hücum gemisi ile iki ayrı LPD'de (doklu-havuzlu çıkarma gemisi) yer alan 3 bine yakın deniz piyade ve on civarında F-35B savaş uçağı bu denklemi değiştirmeyecek.

Gürdeniz salı günü X'te yaptığı paylaşımda Birinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin hezimet yaşadığı Gelibolu'yu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Bu birlikler amfibi harekât içindir.

Hürmüz gibi dar, doygun alan yasaklama ortamında belirleyici olamaz.

Her ne kadar USS Tripoli başlangıçta kıç tarafındaki havuz kısmından vazgeçilip 15’e yakın F-35B taşımak üzere dizayn edilmiş olsa da, bu o sularda ona bir avantaj sağlamaz. “Bazı Amerikan kaynakları bu geminin Hark Adası'ndan ziyade boğazı içeriden kontrol eden büyük Tunb, küçük Tunb ve Abu Musa adalarını ele geçirmek üzere kullanacağını söylese de gerek bu harekat tarzı gerekse Hark Adası’na yönelik bir harekât askeri bir seçenek değil, siyasi ve stratejik bir intihardır. “Mayın tarama ve avlamanın zorluğu ise izahtan vareste.

Sanki 111 yıl önce Gelibolu Yarımadası’na çıkarılan ANZAK ve İngiliz deniz piyadelerinin felaketle biten kaderleri bu kez Amerikan askeri için tekrar edecek gibi görünüyor. “Yine bazı kaynaklar USS Tripoli’nin uçak gemisinden çok daha ucuz olduğunu (3,5 milyar dolar), o nedenle kaybının göze alınarak Hürmüz Boğazı'na 100 mil yaklaştırılabileceğini ve üzerindeki F-35 uçaklarını bölgede daha uzun süre tutabileceğini belirtiyor.

Ancak bu kaynaklar Zagros Dağları’nın örtüsü altındaki Hürmüz Boğazı'nın 100 mil içerisine girecek kıymetli platformun ne kadar süre yara almadan bölgede kalabileceğini tartışmıyor.” 'MESELE GÜÇ DEĞİL, ERİŞİM MESELESİ' CRS'nin yayımladığı belgeye atıfta bulunan Gürdeniz, “İşte Kongre araştırma raporu tam da böyle bir konjonktürde önümüze geliyor” diyor ve şu sonuca varıyor: “Özetle rapor verilerine göre ABD güçlü olabilir ama Hürmüz’de güç tek başına sonuç üretmiyor.

Coğrafya ve savaşın karakteri oyunu değiştiriyor.

İran denizi kazanmak zorunda değil.

Sadece kullandırmaması yeterli.

Ve bugün yaptığı tam olarak bu.

Bu yüzden mesele güç değil, erişim meselesi.”

İlgili Sitenin Haberleri