Haber Detayı
Çarpıcı iddia: Mültecinin intihar girişimi 'kamu düzenini bozmak' sayıldı
Şanlıurfa Harran Geçici Barınma Merkezi’nde tutulan iki Suriyeli mülteciye ait mektuplar ve resmi evraklar, merkezdeki muamele ve ardından başlatılan sınır dışı sürecine ilişkin ciddi hak ihlali iddialarını ortaya koydu. Belgelerdeki eksik ve çelişkili kayıtlar, işlemlerin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediği sorusunu gündeme getirdi.
Şanlıurfa’daki Harran Geçici Barınma Merkezi’nde tutulan Suriyeli iki mülteciye ilişkin ortaya çıkan mektuplar ve resmi belgeler, geri gönderme merkezlerinde yürütülen uygulamalara dair yeni tartışma başlattı.
Muzir’den İbrahim Türk’ün haberine göre güvenlik gerekçesiyle isimleri değiştirilen Ammar ve Nasser’in dosyasında, dini ayrımcılık, darp, iletişim kısıtlaması ve psikolojik baskı iddiaları yer aldı.
AYRIMCILIK VE ŞİDDET İDDİASI Avukatlar aracılığıyla ulaştırılan mektuplarda Ammar, Alevi kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını öne sürdü.
Ramazan ayında iftar saatine ilişkin yaşanan bir tartışmada görevlinin “siz Müslüman değilsiniz” dediğini aktaran Ammar, koğuşta da hakaret ve saldırıya maruz kaldıklarını yazdı.
Mektuplarda, bazı görevlilerin bu durumlara müdahale etmediği, aksine ayrımcı yaklaşımın sürdüğü iddiası yer aldı.
Ammar ayrıca bir saldırı sonucu dişinin kırıldığını, ancak etkili sağlık hizmetine erişemediğini belirtti.
İki mülteci, saldırılar sonrası diğerlerinden ayrılarak farklı bir bölüme alındıklarını, ancak bu alanın bir koruma değil izolasyon anlamına geldiğini iddia etti.
Ammar, ailesiyle görüntülü görüşmesine izin verilmediğini belirterek “Çocuklarımın yüzünü unuttum” sözleriyle yaşadığı durumu anlattı.
İNTİHAR GİRİŞİMİ SONRASI SINIR DIŞI KARARI Dosyaya göre Ammar, maruz kaldığını öne sürdüğü baskıların ardından intihar girişiminde bulundu.
Bu olayın ardından Ammar ve Nasser hakkında “kamu düzenini bozma” gerekçesiyle sınır dışı süreci başlatıldı.
Bu durum, sınır dışı kararının dayanaklarına ilişkin tartışmayı beraberinde getirdi.
BELGELERDE ÇELİŞKİLER Dosyada yer alan resmi evraklarda dikkat çeken eksiklikler bulunuyor.
Tebligat belgelerinde baro ve itiraz bilgileri yer almazken, bazı evraklarda saat ve tarih alanlarının boş bırakıldığı görüldü.
Ayrıca bazı belgelerin imzasız olduğu ya da yalnızca “imzadan imtina” damgası taşıdığı, aynı tür evrakların kısa aralıklarla birden fazla kez düzenlendiği tespit edildi.
Harran Geçici Barınma Merkezi daha önce de kötü muamele iddialarıyla gündeme gelmişti.
İnsan hakları örgütleri, merkezde hukuki statü belirsizliği, keyfi tutulma ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarına ilişkin başvurular aldıklarını açıklamıştı.
Mültecilerin avukatları, sınır dışı ve idari gözetim kararlarına karşı hukuki girişimlerin sürdüğünü belirtti.