Haber Detayı

‘Hürmüz kontrol edilemezse Amerikan imparatorluğu çöker’
Dünya aydinlik.com.tr
18/03/2026 00:00 (6 saat önce)

‘Hürmüz kontrol edilemezse Amerikan imparatorluğu çöker’

İran’ın Hürmüz’ü hala kontrol altında tutması, ABD hegemonyasının ‘güvenirliğini’ yerle bir ediyor. Bu analizi yapan büyük fon yöneticisi Dalio, İngiltere’nin Süveyş Kanalı’nı kaybettikten sonraki hegemonya değişiminden örnek veriyor. Amerikalı milyarder, ‘Hürmüz giderse hegemonya da gider.’ diyor.

Dünyaca ünlü hedge fonu yöneticisi, milyarder yatırımcı ve stratejist Ray Dalio, “Her Şey Hürmüz Boğazı’nı Kimin Kontrol Ettiğine Bağlı: Son Savaş” başlığıyla bir makale yayınladı.

Dalio, makalesinde küresel güç dengelerinin ve Amerikan hegemonyasının geleceğinin tek bir coğrafi noktada, Hürmüz Boğazı’nda kilitlendiğini yazdı.

Dalio’nun “Büyük Döngü” (Big Cycle) teorisi üzerine inşa ettiği bu analiz, İran ile yaşanabilecek bir savaşın sadece bölgesel bir çatışma değil, Amerikan İmparatorluğu’nun “Süveyş anı” olabileceğini vurguluyor.

HÜRMÜZ: İMPARATORLUKLARIN KADER BELİRLEYİCİSİ Ray Dalio, tarihsel verileri ve makroekonomik döngüleri inceleyerek, büyük güçlerin çöküşünden önce neredeyse her zaman kritik bir ticaret yolunun kontrolü üzerinden test edildiğini belirtiyor.

Dalio’ya göre Hürmüz Boğazı, bugünün dünyasında 1956’daki Süveyş Kanalı neyse odur.

Dalio şu tarihsel örnekleri veriyor: “Eğer ABD bu şekilde kaybederse, Hürmüz’ün kontrolünü yitirmek, ABD için Büyük Britanya’nın 1956’daki Süveyş Kanalı Krizi’nde yaşadığının veya 18. yüzyılda Hollanda İmparatorluğu’nun, 17. yüzyılda ise İspanyol İmparatorluğu’nun uğradığı benzer yenilgilerin bir muadili olma riskini taşır.”  Amerikalı stratejiste göre eğer ABD, bu boğaz üzerindeki mutlak kontrolünü İran’a kaptırırsa veya İran’ın burayı bir pazarlık kozu olarak kullanmasına izin verirse, bu durum Washington’un küresel liderliğinin sona erdiğinin tescili olacaktır.

Dalio bu durumu şu sert ifadelerle vurguluyor: “ABD savaşı kaybetmiş, İran ise kazanmış sayılacaktır.

Çünkü İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bir silah olarak kontrol etmesi, ABD’nin bu durumu düzeltecek güce sahip olmadığının açık bir kanıtı olacaktır.” Ünlü stratejiste göre, dünya düzenini elinde tutan güç, geçiş haklarını “ne pahasına olursa olsun” korumak zorundadır.

Aksi takdirde, imparatorluğun hayatta kalmasını sağlayan o görünmez güven duvarı yıkılır.

TARİH TEKERRÜR EDİYOR: SÜVEYŞ’TEN HÜRMÜZ’E Dalio, kitabında ve analizlerinde sıkça bahsettiği “Hollanda ve İspanyol imparatorluklarının çöküşü” ile bugün yaşananlar arasında doğrudan bir paralellik kuruyor.

İngiltere’nin 1956’da Mısır karşısında yaşadığı Süveyş yenilgisi, Britanya İmparatorluğu’nun sonunu getiren son darbeydi.

Dalio, Trump ve ABD’nin Hürmüz’de benzer bir başarısızlığa uğramasının, Amerikan rezerv para birimi olan doların ve Amerikan borçlanma senetlerinin dünya piyasalarındaki hakimiyetini bitirebileceğini belirtiyor.

Analizde yer alan temel bir ilke, yatırımcılar için en büyük uyarıyı taşıyor: “Dünyanın rezerv para birimine sahip olan baskın gücü finansal olarak aşırı yayıldığında ve hem askeri hem de finansal kontrolünü kaybederek zayıflığını ifşa ettiğinde; müttefiklerin ve alacaklıların güvenini kaybetmesine, rezerv para statüsünün yitirilmesine, borç varlıklarının satılmasına ve para biriminin, özellikle altına karşı zayıflamasına dikkat edin.” ACI EŞİĞİ SAVAŞI: KİM DAHA FAZLA DAYANABİLİR?

Ray Dalio, savaşların sadece teknoloji veya mühimmatla kazanılmadığını, toplumsal dayanıklılığın belirleyici olduğunu belirtiyor.

Bu noktada ABD ve İran arasındaki “asimetrik acı toleransına” dikkat çekiyor.

İran için bu savaş varoluşsal bir onur meselesiyken, Amerikan halkının dikkati benzin fiyatları ve iç siyasi çekişmelerle dağılmış durumda.

Dalio’nun şu tespiti, çatışmanın neden uzayabileceğini açıklıyor: “Savaşta, acıya dayanma yeteneği, acı çektirme yeteneğinden bile daha önemlidir.” İranlıların stratejisi, savaşı zamana yayarak Amerikalıların sınırlı olan “acı kapasitesini” tüketmektir.

Dalio’ya göre, eğer savaş yeterince uzarsa, ABD kamuoyu kavgadan çekilmek isteyecek ve bu da Körfez müttefiklerinin Washington’a olan güvenini sonsuza dek sarsacaktır. ‘FİNAL SAVAŞINA GİRİLİYOR’ Dalio, diplomatik söylemlerin ve geçici anlaşmaların bu çapta bir “Büyük Döngü” çatışmasını durdurabileceği konusunda oldukça kötümser. “Hiçbir anlaşma bu savaşı çözmeyecektir; çünkü anlaşmalar değersizdir.” diyen Dalio, Hürmüz’ün kontrolünün ya tamamen alınacağı ya da tamamen kaybedileceği bir “final savaşı” aşamasına girildiğini öngörüyor. ‘SERMAYE BATI’DAN DOĞU’YA KAYAR’ İran askeri komutasının bölgedeki tüm enerji tesislerini küle çevirme tehdidi, bu çatışmanın ekonomik maliyetinin trilyonlarca dolar olabileceğini gösteriyor.

Ancak Dalio için asıl mesele paradan ziyade “güç gösterisi”.

Dalio’ya göre eğer Trump, Reagan’ın 1980’lerde petrol tankerlerine donanma eşliği yaparak İran’a diz çöktürdüğü gibi bir kararlılık gösterirse, bu Amerikan hegemonyasına yeni bir can suyu verebilir.

Ancak başarısızlık, sermaye akışlarının hızla Batı’dan Doğu’ya kaymasına neden olacaktır.

BEŞ BÜYÜK GÜÇ VE BÜYÜK DÖNGÜ Makalenin sonunda Ray Dalio, siyasete girmekten kaçındığını, sadece bir “pratik bahisçi” olarak tarihsel dersleri aktardığını hatırlatıyor.

Ona göre yaşananlar, son 500 yılı şekillendiren beş büyük gücün (borç döngüsü, iç düzen, dış düzen, teknoloji ve doğa) bir yansımasıdır.

Dalio, okurlarına ve yatırımcılara şu can alıcı soruyu soruyor: “Bu Büyük Döngü ilerlemesi doğru mu ve bu göstergeler Büyük Döngü’nün neresinde olduğumuza dair bir işaret mi?

Eğer öyleyse, bu konuda ne yapmalıyım?”

İlgili Sitenin Haberleri