Haber Detayı

Çanakkale destanı 111 yıl sonra aynı ruhla anıldı
Dünya dunya.com
18/03/2026 13:47 (3 saat önce)

Çanakkale destanı 111 yıl sonra aynı ruhla anıldı

Çanakkale Şehitler Abidesi’nde 18 Mart Şehitleri Anma Günü kapsamında gerçekleştirilen tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yapıldı. Programda saygı duruşunun yanı sıra deniz geçişleri, şehitliklere karanfil bırakılması ve Solo Türk gösterisi gibi çeşitli etkinlikler yer aldı. Düzenlenen anma töreninde, Çanakkale ruhunun önemi bir kez daha ön plana çıkarıldı.

Çanakkale Şehitler Abidesi’nde, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programı geniş katılımla gerçekleştirildi.

Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş katıldı.

Yabancı misyon temsilcileri ile il protokolünün de yer aldığı etkinlikte şehitliklere karanfiller bırakıldı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gemi geçişi ve Solo Türk gösterisi yapıldı.“Tarihin akışını değiştiren bir millet”Törende konuşan Bakan Ersoy, Çanakkale’nin yalnızca bir askeri başarı değil, tarihin seyrini değiştiren bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Türk milletinin tarih boyunca birçok alanda belirleyici rol oynadığını ifade eden Ersoy, vatan söz konusu olduğunda bu gücün savaş meydanlarında da ortaya konduğunu söyledi.

Ersoy, "Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark bu gerçeği 'Tarihten Türkleri çıkarırsanız ortada tarih diye bir şey kalmaz' diyerek dile getirmiştir.

Unutanların hafızasına, 20’nci yüzyılda bir kez daha bu gerçeği mıh gibi çaktığımız yerdir Çanakkale.

Vatan söz konusu olduğunda yokluğu ve yoksunluğu umursamayan, tereddüt etmeyen, vazgeçmeyenlerin canlarıyla, kanlarıyla, tertemiz imanlarıyla çizdiği geçilemez sınırdır bu topraklar.” dedi.“Deniz zaferinin ardındaki gerçek”Konuşmasında Çanakkale Deniz Zaferi’nin arka planına da değinen Ersoy, 18 Mart’ın taşıdığı anlamın derinliğine dikkat çekti.

Deniz zaferlerinin genellikle donanmalar arasındaki mücadeleyle anıldığını belirten Ersoy, Boğaz’ı savunan Türk ordusunun esasen kara birliklerinden oluştuğunu hatırlattı.

Bu çerçevede, "Hâlbuki Boğazı ve çevresini savunan Türk ordusu; 2.

Ağır Topçu Tugayı, Erenköy Ağır Topçu Bölge Komutanlığı ile 9. ve 11.

Piyade tümenlerinden oluşuyordu.

Herhangi bir donanma gücü söz konusu değildi.

Buna karşın işgal kuvvetleri ise tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük donanma gücüyle Çanakkale’ye hücum ediyordu.

Mehmet Akif’in 'Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya / Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.' mısralarının ardında, taraflar arasındaki bu muazzam fark yatmaktadır.” ifadelerini kullandı."Geri dönmeyi düşünmediler"Çanakkale’de verilen mücadelenin ruhuna vurgu yapan Ersoy, cephedeki kahramanların fedakârlığını hatırlattı.

Ersoy, “Bizde Cevat Paşa vardı.

Hafız Nazmi ve Tophaneli Hakkı beyler, Üsteğmen Hasan ve Teğmen Mevsuf, Seyit ve Müstecip onbaşılar vardı bizde… Bu adlarda saklı, iman dolu sinesi savaş gemilerinin zırhından daha kalın, daha dayanıklı niceleri vardı Çanakkale’de.

Karşılarındaki donamanın inanılmaz büyüklüğüne, kıyamet gibi yağan ateş gücüne aldırmadılar.

Üzerine bastıkları, arkalarında uzayıp giden vatan toprağına baktılar ve geri dönmeyi akıllarından çıkarıp yüzlerini denize çevirdiler.

Kulağa hayali, efsanevi gibi geliyor ama yaşandı bunlar… Şahidi, Çanakkale sularına gömülen Bouvet, Irresistible ve Ocean gemileridir.

Şahit, yenilmez diye anılırken batanlar dışında 4 gemisi de savaş dışı kalan; insan zayiatı 800’ü aşan ve gücünün üçte birini kaybeden birleşik filodur.” dedi.“Kibir Çanakkale’de boğuldu”İşgal güçlerinin yaklaşımını da değerlendiren Ersoy, müttefiklerin Boğaz’ı kolayca geçeceklerine inandığını söyledi.

Bu noktada, "Hatırlatmak isterim ki müttefikler Boğazı kolayca geçeceklerini düşünüyordu." diyen Ersoy, Churchill’in de benzer bir öngörüde bulunduğunu hatırlattı. "Hatta o kadar emindiler ki İngiliz Cook Seyahat Şirketi İstanbul'a tur bile organize etmişti." sözleriyle bu yaklaşımı örneklendiren Ersoy, söz konusu kibirin Çanakkale’de yok olduğunu ifade etti.“Kara savaşlarında yazılan destan”Deniz zaferinin ardından kara savaşlarında da büyük bir direniş sergilendiğini belirten Ersoy, Türk askerinin işgale karşı aynı kararlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Bu süreçte yeni kahramanların ortaya çıktığını dile getiren Ersoy, "O zaman da Bigalı Mehmet Çavuş, Yüzbaşı Yusuf Kenan ve Kemal Beyler, Yarbay Hüseyin Avni Bey gibi cümle şehit ve gazilerimizin yiğitliğini simgeleyen yeni kahramanlar meydanda yerini almıştır.

Ve kara savaşlarında bir direniş destanı yazan Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal de Türkün istiklal ve istikbal mücadelesinin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak tarihe geçmiştir.” ifadelerini kullandı.“Haklı olan kazanır”Çanakkale’de elde edilen zaferin zamansız bir anlam taşıdığını vurgulayan Ersoy, günümüzde yaşanan gelişmelere de dikkat çekti.

Ersoy, "Bizler, 111 yıl önce ecdadımızın ispat ve ilan ettiği gibi güçlünün değil haklının galip geleceğini, kibrin değil sabır ve tevazuya sırtını vermiş cesaretin zafere ulaşacağını dünyaya buradan bir kez daha ilan ediyoruz.” dedi.Konuşmasının sonunda Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü kutlayan Ersoy, başta Çanakkale şehitleri olmak üzere tüm gazileri rahmetle andı.

Ayrıca Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı ve Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını da saygıyla yad ederek sözlerini tamamladı.

İlgili Sitenin Haberleri