Haber Detayı

CHP davası: Bir 'anayasa darbesi!'
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
19/03/2026 04:00 (1 saat önce)

CHP davası: Bir 'anayasa darbesi!'

Salı günü Özgür Özel’in yaptığı konuşma haklı olarak gündemin başına oturdu. “Haklı olarak” diyorum çünkü bu konuşma aslında bir “Anayasa Darbesi” açıklamasıydı: İktidarın yargı eliyle yaptığı bir “Anayasa Darbesi!”

Salı günü Özgür Özel’in yaptığı konuşma haklı olarak gündemin başına oturdu. “Haklı olarak” diyorum çünkü bu konuşma aslında bir “Anayasa Darbesi” açıklamasıydı: İktidarın yargı eliyle yaptığı bir “Anayasa Darbesi!” *** Konuşma, medyada esas olarak Akın Gürlek hakkındaki iddialar üzerinden ele alındı.

Fakat Özel, Gürlek konusuna gelene kadar, İktidarın kurduğu adalet mekanizmasının haksızlıkları, hukuksuzlukları, süreçleri, atamaları, mahkemeleri, yargıçları ve kararları hakkında, bir bölümü zaten Ekrem İmamoğlu konusunda kamuoyunca bilinen, önemli iddialarda bulundu.

Bu söylediklerinin çizdiği manzara, artık “Adalet” arayışını bile aşmış, “Hukuk Devletine” karşı, yargı aracılığıyla yapılan bir “Anayasa Darbesi”ne dönüşmüştü!

Özel, uzun uzun, yargı eliyle yapılan bu “Anayasa Darbesi”ni anlattıktan sonra, Gürlek’in mal varlığı hakkında şunları demişti: “Elde 12 mülk var.

Değeri 325 milyon TL.

Satılan 4 konut var.

Değeri 126 milyon TL.

Toplam 452 milyon TL’lik gayrimenkul ya da paraya çevrilmiş gayrimenkul var.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış.” Akın Gürlek bu iddiaları yalan olarak nitelemiş ve şunları söylemişti: “Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur.

Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir.

Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum.” Özgür Özel de buna karşılık, “Açıklasın mal varlığını” diyerek ertesi gün zaten yargıya başvurulacağını belirtmişti. *** 2023 genel ve 2024 yerel seçimleri, Şahsım Devleti rejiminin iflas ettiğini seçmenin de fark ettiğini göstermişti.

İktidar, bitmiş olan siyasal ömrünü uzatmak için, son çare olarak: Koşullarını 2007 yılından itibaren, Cumhurbaşkanlığı Halkoylaması ve Silivri Davaları gibi adımlarla, özenle hazırladığı “Anayasa Darbesi”nin nihai uygulamasını gerçekleştirmeye yönelmiş görünüyor.

Aslında, Özgür Özel’in Salı günü açıkça tanımladığı yargı eliyle yapılan bu “Anayasa Darbesi” sürecinde CHP’nin de çok yanlışı var.

Temel hata olarak, “16 Nisan 2017 Sözde Halkoylaması”nın hukuksuzluğuna boyun eğmesini bir yana bırakırsak iki stratejik yanlışı şöyle özetlenebilir: Birinci büyük stratejik yanlış, AKP İktidarını, hizmet için seçilmiş bir “Geçici Hükümet” temsilcisi olarak değil, Cumhuriyeti temsil eden bir “Kalıcı Demokratik Devlet” temsilcisi olarak algılamasından kaynaklanmıştır.

İktidarın, Lider, Oligarşi ve Parti lehine olan ama Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti niteliği taşıyan Bağımsız ve Çağdaş, Üniter Cumhuriyetin altını oyan adımlarını, zaman zaman “Demokratik Devlet” adına atılan adımlarmış gibi görüp sinmiş ve rejimi koruyamamıştır.

İkinci büyük stratejik yanlış , genel siyasetini, Emperyalizmin ve İktidarın etkisiyle, dinci ve etnikçi temele kaydırması olmuştur.

Böylece, hem Partinin yapısını hem de Demokratik ve Laik Sosyal Hukuk Devleti olan Bağımsız Cumhuriyetin temellerini, dinci ve etnikçi yaklaşımlara kurban etmiştir.

Ama CHP’ye açılan dava dolayısıyla, Özel’in Salı günü yaptığı konuşma, net olarak İktidarın yargı eliyle yaptığı bir “Darbe” olayını açıkça ortaya koymuştur. *** Asıl sorun, ne yolsuzluk, ne rüşvet, ne mahkeme salonu, ne avukatların, basının ve milletvekillerinin içeri alınmaması ve ne de Gürlek’in mal varlığı sorunudur: Asıl sorun, İktidarın yargı eliyle yaptığı ve CHP’nin “19 Mart Darbesi” dediği bir “Anayasa Darbesi” sorunudur...

Anayasa’ya bağlı olan bütün kişi ve kurumların tutum ve davranışlarını bu gerçeğe göre belirlemesi gerektiği kanısındayım!

İlgili Sitenin Haberleri