Haber Detayı

Bayram günü açıklanan rapor içinizi yakacak! Türkiye'de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor
Güncel internethaber.com
20/03/2026 11:41 (2 saat önce)

Bayram günü açıklanan rapor içinizi yakacak! Türkiye'de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor

Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete, Türkiye'de her 4 haneden birinde yaşlı kişilerin yaşadığını belirterek, "1 milyon 840 bin kadar yaşlımız hanesinde tek başınadır. Yalnız yaşayan her 4 yaşlıdan 3'ü kadınlardan oluşmaktadır." dedi.

Ankara Üniversitesi bünyesinde 2011'de faaliyete başlayan YAŞAM, uyguladığı projeler ve programlarla ülkede yaşlı refahının iyileşmesine, aktif yaşlanmaya ve kuşaklar arası dayanışmanın desteklenmesine katkıda bulunuyor.

Yaşlıların sosyal, psikolojik, sağlık, eğitim ve ekonomik koşullarını ortaya koyan araştırmalar ve yayınlar hazırlayan merkez, bu konuda atılacak adımlara ilişkin rehberlik görevi üstleniyor.

Prof.

Dr.

Özmete, AA muhabirine 18-24 Mart Yaşlılar Günü dolayısıyla yaşlıların yalnızlık sorunları ve üniversite bünyesindeki YAŞAM'da yaşlılara yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Özmete, YAŞAM kapsamında yürütülen "3.

Yaş Üniversitesi 50+ Hayat Okulu"nun kuşaklar arası dayanışma ve aktif yaşlanma temelli bir hayat boyu öğrenme girişimi olduğunu belirtti. "3.

Yaş Hayat Okulu"nun temel amacının bireylerin toplumsal yaşama katılımını desteklemek ve sosyal bir ekosistem oluşturmak olduğunu aktaran Özmete, program kapsamında finansal okuryazarlık, sağlık okuryazarlığı, yabancı dil eğitimi ile çeşitli beceri ve atölye çalışmalarının yer aldığını söyledi.

Yaklaşık 90 saatlik bir eğitim programı uyguladıklarını belirten Özmete, bu yıl da Ankara Üniversitesi'nin kuruluşunun 80. yılı kapsamında eğitimlerin sürdürüldüğünü kaydetti. - Türkiye'de son 5 yılda yaşlı nüfus yüzde 20 arttı Özmete, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre doğum artış hızındaki düşüş ve ömrün uzamasıyla dünyada ve Türkiye'de yaşlı nüfusun arttığını ifade ederek, Türkiye'de yaşlı nüfusun yaklaşık 9 milyon 600 bin olduğunu söyledi.

Özmete, "Son 5 yılda yaşlı nüfusumuz yüzde 20 artarak, genel nüfus oranı içerisinde yüzde 11'i geçmiştir." dedi.

Bugün doğan bir bebeğin yaklaşık 78 yıl kadar yaşamasının beklendiğini ve erkeklerde 75,5 yıl, kadınlarda ise 81 yıla kadar öngörüldüğünü ifade eden Özmete, şunları kaydetti: "Uzun yaşıyoruz ancak sağlıklı yaşam beklentimiz düşük.

Örneğin şu anda ülkemizde ortalama sağlıklı yaşam beklentimiz 58 yıldır.

Bu kadınlarda 56 yıla kadar düşmekte.

Erkeklerde ise 59 yıla kadar çıkmaktadır.

Bugün doğan bir kız bebeğin yaklaşık 81 yıl yaşayacağını düşündüğümüzde sağlıklı yaşam beklentimizin de 56 yıl olduğunu değerlendirdiğimizde aradaki 25 yıl sağlık hizmeti ihtiyacını, bakım hizmeti ihtiyacını ve diğer destek hizmeti ihtiyacını artırma anlamına gelmektedir.

Erkeklerde ise yaşam süresi ile sağlıklı yaşam beklentisi arasındaki fark 16,5 yıl kadardır." - "Yalnız yaşayan yaşlılar hizmette öncelikli grubumuzdur" Yalnız yaşayan yaşlılar arasında da her 10 yaşlıdan 2'sinin çocukları aynı ilde yaşamadığını söyleyen Özmete, "Bugün ülkemizde her 4 haneden birinde yaşlımız yaşamaktadır.

Ancak 1 milyon 840 bin kadar yaşlımız hanesinde tek başınadır.

Yalnız yaşayan her 4 yaşlıdan 3'ü kadınlardan oluşmaktadır.

Yalnızlık aslında mental sağlık başta olmak üzere diğer tüm yaşam koşullarını etkileyen 'pandemi' olarak tanımlanan bir olgudur.

Yalnız yaşayan yaşlılar hizmette öncelikli grubumuzdur." diye konuştu.

Aynı hanede, apartmanda, caddede, mahallede ve ilde yaşayan yaşlıların, işlevsel kuşaklararası dayanışmanın yüksek olabileceğinin değerlendirildiğini aktaran Özmete, "Bir yandan yaşlılarımız torunlarına bakma imkanı bulabilirken çocukların da anneleri, babaları, yaşlı büyüklerine başta bakım olmak üzere diğer ihtiyaçlarını karşılama imkanı bulabilmektedirler." dedi. - Kadınlar erkeklere göre daha uzun ve daha sağlıksız yaşıyor Aktif yaşlanma endeksi puanı kavramına dikkati çeken Özmete, "Bu yaşlılarımızın istihdama katılabilmesi, topluma katılabilmesi, bağımsız, sağlıklı ve güvenli yaşayabilmesi, aktif yaşlanma için elverişli ortama sahip olabilmesi ve kapasiteye sahip olması anlamına gelmektedir." dedi.

Özmete, aktif yaşlanma endeksine göre Türkiye'de Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en yüksek puana sahip olduğunu, en düşük puan ise Batı Anadolu Bölgesi'nde olduğunu söyledi.

Marmara Bölgesi'nin de aktif yaşlanma için elverişli ortam ve kapasiteye sahip olduğunu belirten Özmete, "Aktif yaşlanma endeksinde erkekler kadınlara göre 3 kat daha fazla puana sahiptir.

Erkeklerin daha aktif ve sağlıklı yaşlandıklarını söyleyebiliriz.

Kadınlar erkeklere göre daha uzun yaşasa da daha sağlıksız bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri