Haber Detayı
Eski CIA Analisti konuştu: İsrail'in sonraki hedefi Türkiye
Eski CIA Analisti Larry Johnson, CNN Türk'e konuştu ABD-İsrail-İran savaşını değerlendirdi. İsrail yönetiminin saldırganlığına dikkat çeken Johnson "Onlar, ‘Nil’den Fırat’a kadar olan toprakları kontrol etme hakkına sahip oldukları’ yönündeki siyonist bir söyleme inanıyorlar. Ve bu doğrultuda İran ortadan kaldırıldıktan sonra Türkiye’nin de hedef alınacağını açıkça ortaya koydular." dedi.
ABD-İsrail-İran savaşı 21. gününe girerken, saldırılar ve İran'ın misillemeleri tüm şiddetiyle sürüyor.
İran'a yönelik operasyon başlatan ABD ve İsrail'in kısa sürede rejimi devirme hayali suya mı düştü?
Peki bundan sonra neler olacak?
Eski CIA Analisti Larry Johnson, CNN TÜRK Dış Haberler Muhabiri Rabia Asel Atmaca’ya konuştu. "Washington, D.C.’de bu affedilmez bir günahtır" Eski CIA Analisti Larry Johnson'ın ifadeleri şöyle; -Bu savaş aslında bize neyi gösteriyor?
Trump’ın Ulusal Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent istifa etti ve “Bizi bu savaşa ABD’de güçlü olan İsrail lobisi zorladı” dedi.
Bu değerlendirmeye katılıyor musunuz?
Daha geniş çerçevede bakarsak, bu savaşta İsrail’in rolü sizce nedir? “İsrail, açık konuşmak gerekirse, suçlu bir devlettir.
Bu, soykırımcı bir devlettir.
Uluslararası hukuku reddeden bir devlettir ve komşularının tamamına karşı kışkırtılmamış saldırılarda bulunmuştur.
Yani Joe Kent’in söylediği şeyle ilgili olarak, insanlar buna şaşırmış gibi davranıyor ama daha iki hafta önce Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail’in her halükârda İran’a saldıracağını kabul etmişti.
Bu nedenle ABD’nin, kendi ifadesine göre, oluşacak geri tepmeyi önlemek için önceden devreye girmesi gerekiyordu.
Ama buna rağmen geri tepme yine de oldu.
Yani Joe Kent’in yaptığı şey, gerçeği söylemekti.
Joe Kent’in yaptığı buydu.
Ve Washington, D.C.’de bu affedilmez bir günahtır.'' "Tüm müslümanların ölmesini istiyorlar" -Şu anda bölge—özellikle Körfez ve genel olarak Orta Doğu—tam anlamıyla bir ateş çemberine dönüşmüş durumda.
İsrail, İran’ı ve Lübnan’ı hedef alıyor.
İsrail bölgede nihai olarak neyi amaçlıyor?
Sizce hangi noktada İsrail “hedefimize ulaştık, artık geri çekilebiliriz” diyecektir? “Tüm Arapların ve Müslümanların ölmesini istiyorlar.
İsrail’in istediği bu.
İsrail aslında korunma arayışında değil.
Onlar, ‘Nil’den Fırat’a kadar olan toprakları kontrol etme hakkına sahip oldukları’ yönündeki siyonist bir söyleme inanıyorlar.
Ve bu doğrultuda İran ortadan kaldırıldıktan sonra Türkiye’nin de hedef alınacağını açıkça ortaya koydular.
Yani bu ülke, basitçe söylemek gerekirse, etno-faşist bir rejimdir.
Yahudi olmanın kendilerini diğer herkesten üstün kıldığı varsayımına sahipler ve bunun siyonist doktrin içinde yer aldığını savunuyorlar.
Ancak buradaki ironik nokta şu ki, siyonizmin kurucularının birçoğu ‘Tanrı yoktur ama Tanrı bize bu toprağı verdi’ demiştir.
Yani aslında Tanrı’ya inanmadıkları halde, bu toprakları ele geçirmeyi meşrulaştırmak için Tanrı’yı bir gerekçe olarak kullanıyorlar.
Bu normal ve rasyonel bir anlaşmazlık değildir.
Bu, dini fanatizmle iç içe geçmiş bir çatışmadır.
Ve bu fanatizm nedeniyle diğer herkes ‘insan altı’ olarak görülmektedir.” Epstein dosyasını örtmek için mi?
ABD kamuoyunda, bu savaşın en azından geçici olarak Epstein dosyalarını gündemden düşürmek için kullanıldığına dair güçlü bir algı oluşmuş durumda.
Bu iddiayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sizce bir bağlantı var mı, yoksa bu tamamen bir tesadüf mü? “Bence bir bağlantı var.
Ve bu konuda ABD’deki baskı azalmış değil.
Demokratlar daha fazla ayrıntı talep etmeye devam ediyor.
Pam Bondi konuyu örtbas ediyor.
FBI Direktörü Kash Patel de bunu örtbas etmede doğrudan rol oynadı.
Ve açıkçası, bence bazı şeyleri gizli tutmaya çalışmalarının temel nedenlerinden biri, bunun hem Mossad’ın hem de CIA’in Jeffrey Epstein ile olan geniş kapsamlı ilişkisini ve bu süreçte oynadıkları rolü ortaya çıkaracak olması.
Donald Trump da bu işin içinde.
Yani bu adamla 15 yıl süren bir dostluğu vardı ve şimdi hiçbir olağan dışı durum yokmuş gibi davranmak istiyor, ‘Burada görülecek bir şey yok’ demeye getiriyor.” "Bence en az 6 ay sürecek" Peki bu savaş ne zaman bitecek?
Rusya-Ukrayna savaşı gibi mi olacak?
Bir zaman aralığı verebilir misiniz? “Hayır, bence bu en az altı ay sürecek.
Dünya ekonomisindeki durum o kadar kötüleşecek ki Trump, İran’la müzakere etmek zorunda kalacak.
İran’ın elinde ciddi kozlar var.
Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü, bence Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve muhtemelen Katar’ın dağılmasına yol açacak.
Bu iki ülkenin yanı sıra Bahreyn de dahil olmak üzere, bu üç Körfez Arap devletinin işlevlerini sürdüremez hâle geleceğini düşünüyorum.
Ekonomik olarak çökecekler, ellerinde para kalmayacak.
Ve bu noktada İran’ın uyguladığı bu ablukanın süresi uzadıkça küresel ekonomiyi büyük ölçüde yıkıma uğratacak.
Bazı ülkeler bu durumdan nispeten daha az etkilenerek çıkabilir.” "Kendisini hapiste bulabilir" Bu savaşın sonunda ya da şu an Trump kendini bir başına mı bulacak? “Donald Trump kendisini hapiste bulabilir.
Donald Trump şu anda uluslararası bir savaş suçlusudur. 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıyla Adolf Hitler’in 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırması arasında hiçbir fark yoktur.
Bu açık bir saldırı savaşıdır.
İran, ne yakın vadede ne de uzun vadede bir tehdit oluşturmuyordu.”