Haber Detayı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na başvuru düşüklüğü sürüyor: 'Rekabet azalmaz'
Eğitim cumhuriyet.com.tr
21/03/2026 07:06 (1 saat önce)

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na başvuru düşüklüğü sürüyor: 'Rekabet azalmaz'

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na başvurular son yılların en düşük seviyesinde kaldı. Adayları uyaran uzmanlar, “Rekabetin azalacağı yönünde bir algı oluşabilir ancak bu düşüşü ‘daha kolay yerleşme’ şeklinde yorumlamak sağlıklı bir yaklaşım değildir” dedi.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak.

Sınava 2 milyon 425 bin 560 başvuru oldu ve YKS’ye girmek isteyen aday sayısı her geçen yıl azalıyor.

Eğitim uzmanı ve psikolojik danışman Cihan Yeşilyurt, başvuru sayısındaki düşüklüğün, rekabetin azalacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Yeşilyurt ile hem başvuru sayısının sınav sonuçlarına etkisini hem de sınava son üç ay kala yapılması gerekenleri konuştuk. - Başvuru sayısındaki azalış adayları nasıl etkileyecek? 2026 YKS’ye başvuru sayısının son yılların en düşük seviyesine gerilemesi, ilk bakışta adaylar açısından rekabetin azalacağı yönünde bir algı oluşturabilir.

Ancak bu durumu yalnızca toplam başvuru sayısı üzerinden değerlendirmek yanıltıcı olabilir.

Çünkü üniversiteye yerleşme sürecinde belirleyici olan en önemli unsurlardan biri de kontenjan politikalarıdır.

Hukuk, mimarlık, diş hekimliği, öğretmenlik programları ve sağlık alanındaki bazı bölümlerde kontenjanların azaltılması, bu programlara olan talep sabit kalsa bile başarı sıralarının yukarı yönlü hareket etmesine neden olmaktadır.

Bu da aday sayısı azalsa bile nitelikli ve hedef odaklı adaylar arasındaki rekabetin devam ettiği anlamına gelir.

Demografik değişimler, mezun sayılarındaki dalgalanmalar, öğrencilerin yurtdışı eğitim seçeneklerine yönelmesi ve bazı adayların sınav sistemine yönelik motivasyon kaybı gibi faktörler bu azalışta etkili olabilir.

Dolayısıyla bu düşüşü yalnızca “daha kolay yerleşme” şeklinde yorumlamak sağlıklı bir yaklaşım değildir.

Adaylar açısından en kritik nokta, tercih stratejisinin veriye dayalı oluşturulmasıdır.

Özellikle hedeflenen bölümlerin son iki-üç yıla ait kontenjan değişimleri, taban puanları ve başarı sıraları dikkatle incelenmelidir. - Bazı adaylar TYT’yi bitirip sonra AYT’ye başlıyor.

Bu doğru mu?

TYT ve AYT için aynı anda mı çalışmak gerekir?

Üniversite adaylarının yaptıkları hataların başında TYT ağırlıklı çalışıp AYT’yi ihmal etmeleri geliyor.

Öğrenciler TYT’den çok yüksek net yapınca istedikleri yere gireceklerini düşünüyorlar.

Oysa TYT nin ağırlığı yüzde 40, AYT’nin ağırlığı ise yüzde 60.

TYT ağırlıklı çalışmak ve AYT’yi ihmal etmek adayların hedeflerinden oldukça geriye düşmelerine neden olacaktır.

HAFTADA 20 SAAT ÇALIŞIN - TYT ve AYT için çalışmaya ne kadar süre ayrılmalı?

Haftanın 6 günü ders çalışan bir öğrenci 3.5 gününü AYT’ye 2.5 gününü ise TYT’ye ayırmalı.

Bir 12. sınıf öğrencisi haftada ortalama 20 saat kadar üniversite sınavına çalışmalı.

Genellikle öğrencilerin 1-1.5 saat ders çalışıp sonra sıkıldıklarını gözlemliyorum.

İstedikleri hedefe ulaşmanın yolu daha yoğun ve disiplinli ders çalışmaktan geçiyor. - Sadece test çözerek sınava hazırlanmak mümkün mü?

Öğrencilere konu çalışmak ve tekrar yapmak çok zor geldiği için okulda ya da kursta dinledikleri dersler ile sınırlı kalıyorlar.

Sadece test çözerek sınava hazırlanacaklarını zannediyorlar.

Oysa test çözmek ezbere yol açar ve farklı bir soruyla karşılaşıldığında o soru çözülemez.

Adayların öncelikle konuyu her yönü ile kavramaları, tam olarak öğrenmeleri ve sonrasında test çözmeleri gerekiyor. - Adaylar konu eksikliği olduğunu nasıl anlar?

Ve eksiklikler nasıl giderilir?

Üniversite adaylarının girdikleri deneme sınavları konu eksikliklerini görmeleri açısından çok önemli.

Her deneme sınavından sonra verilen karnelerde konu analizleri oluyor.

Bu konu analizlerini iyi inceleyip eksik oldukları yerleri tespit edebilirler ve buna göre bir çalışma programı hazırlayabilirler.

SORU SAYISINA TAKILMAYIN - Günde kaç soru çözülmeli ve tempo nasıl artırılmalı?

Sınava hazırlıkta herkesin takılıp kaldığı bir konu var: Soru sayısı.

Oysa dersi öğretmenden dinlemeden soru çözmeye ağırlık vermenin hiçbir anlamı olmaz.

İş soru çözmeye geldiğinde ise nicelikten çok niteliğe önem vermek gerekir. - Deneme sınavları ne kadar önemli?

Adayların yaptıkları diğer hatalardan birisi de deneme sınavlarına girmemek, dolayısıyla TYT-AYT provası yapmamak oluyor.

Öğrenciler konuların daha bitmediği bahanesini öne sürerek kendilerini yetersiz görüyor ve deneme sınavlarından kaçıyor.

Oysa her denemenin bir YKS provası olduğunu ve zaman yönetimini kontrol açısından da çok önemli olduğunu unutmamaları gerekiyor.

Ayrıca konu eksiklerini görmek açısından da deneme sınavlarına girmek çok önemli. - Zaman yönetimi nasıl olmalı?

Bunun için nasıl hazırlık yapılmalı?

Öğrencilerin evde gerek test çözerken gerekse deneme sınavlarında mutlaka süre tutmaları gerekiyor.

Örneğin 30 soru için 40 dakika süre ayırırlarsa ve disiplinli davranıp bu durumu alışkanlık haline getirirlerse gelişeceklerini kendileri de fark edecek ve ayrıca bu durum kendilerine olan özgüveni yerine getirerek motivasyonlarını da yükseltecektir.

İlgili Sitenin Haberleri