Haber Detayı
Pabuç pahalı!..
Çayları dağıtan İhsan, Melih Bey'e: - Başlangıçta herhalde en çok bir hafta 10 günde İran'ın işini bitireceklerini hesaplayan ABD ve İsrail sert kayaya çarptılar. Sürekli bitirdik bitiriyoruz açıklamaları yapmalarına rağmen İran misillemelerini hala sürdürüyor. İşin garibi, güya İran'ı teslim olmaya…
Çayları dağıtan İhsan, Melih Bey'e: - Başlangıçta herhalde en çok bir hafta 10 günde İran'ın işini bitireceklerini hesaplayan ABD ve İsrail sert kayaya çarptılar.
Sürekli bitirdik bitiriyoruz açıklamaları yapmalarına rağmen İran misillemelerini hala sürdürüyor.
İşin garibi, güya İran'ı teslim olmaya zorlamak için yapılanlar sadece bölge ülkelerini değil dünya ekonomisini de vuruyor.
Nereye gidiyoruz?.. - ABD ve İsrail'in evdeki hesaplarının sahaya uymadığı açık.
İran söz konusu olduğunda pabuç pahalı yani.
Başta dini liderleri olmak üzere birçok önemli yöneticisini katlettiklerinde İran'a ağır bir darbe vurdukları düşünülüyordu.
Ancak kayıplarını hızlıca telafi eden İran, İsrail yanında ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırıları ile savaşın rengini değiştirdi...
Mehmet: - Trump, ilk günlerde İran'daki ayrılıkçı gruplar ve PKK benzeri örgütlerle iş birliğine soyunmuş, gelişmeler istediği yönde olmayınca 'zaten böyle bir şey istemediğini' açıklamıştı.
Hürmüz Boğazı için değişik ülkelerden ve NATO'dan istediği yardımın gelmeyeceği anlaşılınca bunu da istemediğini söyledi... - Nasrettin Hoca'nın meşhur eşekten düşme hikayesi gibi yani.
Malum, Nasrettin Hoca eşekten düştüğünde kendine gülenlere dönüp, 'düşmeseydim zaten inecektim' demişti.
Trump da istediklerinin olmayacağını görünce 'zaten istemiyordum' demek zorunda kaldı.
Bu, üç haftadan fazladır devam eden savaşla ilgili ciddi bir hazırlık yapmadıklarını gösteriyor...
Selim: - Kısa bir sürede İran'ın işini bitireceklerini zannediyorlardı ama bekledikleri gibi olmadığı gibi önceden hazırlık yapmadıkları için şimdi ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar o zaman?.. - Böyle de denebilir.
İran geçtiğimiz Haziran'daki 12 Gün Savaşı'ndan gerekli dersleri alıp yeni bir saldırı dalgasına karşı ciddi bir hazırlık yapmışa benziyor.
Daha çok ve bellik isabet oranları yüksek balistik füzeler atıyor.
Sanırım kendi geliştirdikleri yanında muhtemelen Çin ya da Rusya'dan da destek almış olmalı...
Mustafa: - Böyle bir desteği açıktan vermezler herhalde?.. - Açık olması tabii ki beklenmez.
Birkaç gün önce İran'ın bir ABD F 35'ini vurduğu açıklandı.
Yeni bazı teknolojilere ulaştığına dair başka emareler de var.
Açıktan ABD ve İsrail'e karşı tavır almasalar da onlara karşı olanların İran'ın elini kuvvetlendirmek için bazı şeyler yapmaları normal.
Bu arada geliştirdikleri sistemleri test etmiş de oluyorlar.
Eğer, İran gerçekten vurmuşsa, görünmez denilen F 35'i görüp vurabilen bir teknolojinin müşterisi oldukça fazla olacaktır...
Remzi: - İran'da ciddi kayıplar olduğu malum ve İran bunu saklamıyor da zaten.
İsrail'de de ciddi kayıplar olduğu ancak bunu sakladığı söyleniyor.
Ne dersiniz?.. - İsrail açısından kayıpları gizlemek önemli.
Bu sebeple ciddi bir karartma uyguladığı ve vurulan yerlerden görüntü alınmasını engelleyip, ancak müdahale ederek etrafa çekidüzen verdikten sonra görüntü alınmasına müsaade ettiği biliniyor.
Savaşın başından beri İsraillilerin vakitlerinin çoğunu sığınaklarda geçirdikleri de vakıa...
Selim: - Saldırılardan sonra ortalığı hemen düzenleyip, vurulan yollara hızlıca asfalt dökebildiklerine göre İsrail'deki belediyeler iyi çalışıyorlar demek ki.
Sığınaklar meselesi de canlarını çok sevdiklerini gösteriyor.
İran'da durum daha farklı... - İsraillilerin ahiret inançları bizim gibi değil.
Şehitlik ve gazilik anlayışları yok.
Dolayısıyla yaralanmaktan ve hele ölmekten çok korkuyorlar.
Haksız bir saldırıya maruz kalan İranlılar açısından durum farklı.
Gazi ya da şehit olacaklarına inandıkları için problemleri yok...
Mehmet: - Hürmüz ile ilgili kapışma da biraz pes perdeden yürütülüyor sanki.
Boğaz tümüyle kapalı değil ve bu arada ABD'nin İran tankerlerine müdahale etmeyişi ve son olarak denizde tankerlerde bulunan İran petrolünün satışına onay vereceklerini söylemeleri dikkat çekici... - ABD, zaten yükselen petrol fiyatları daha da yükselmesin diye İran tankerlerine müdahale etmediklerini söylüyor.
Bu kısmen doğru olsa da savaşa rağmen belirli alanlarda hala bazı angajmanlar olduğunu düşünmek mümkün...
İhsan: - İran'ın savaşma kapasitesini bitirdiklerini söyleyip duruyor ABD ve İsrailliler.
Ama olanlar bunu yalanlıyor.
Bu arada ABD ve İsrail'in bir kara harekatı yapıp yapmayacağı sorusu da cevap bekliyor galiba?.. - Savaşın önemli bir tarafı da yalanlardır.
ABD'nin İran'ın füze rampalarının yüzde 350'sini yok ettiğini söyleyen İran Meclis Başkanının yakında yüzde 500'ünü yok edeceği şeklindeki alaylı açıklaması da bunu gösteriyor.
Kara savaşı olacak mı sorusunun cevabı için daha da beklenecek.
İran kolay bir lokma değil.
İsrail'in kara harekatı istediği açık.
Ama kendisinin kara gücü olmadığı için bunu ABD'nin yapmasını istiyor.
ABD'nin bunu yapabilmesi de çok zor.
Öyle birkaç bin askerle olacak bir iş değil.
Karşılaşabileceği can kayıpları ABD'nin altını üstüne getirebilir...
Remzi: - Hark Adası ya da Hürmüz Boğazı'na yönelik sınırlı harekatlar yapabilirler mi?.. - Belki yapar.
Ama sonrasında oralarda nasıl tutunabileceği meçhul.
İran kıyılarına bu kadar yakın yerlerde sınırlı bir kara harekatının kimseye bir faydası olmaz...
İhsan: 20 milyon dolarlık turp... - Bu iş daha süreceğe benzer.
Biz içeriye odaklanalım bence.
İmamoğlu suç örgütü duruşmaları ilk hafta ve ikinci haftanın ilk günlerinde oldukça tartışmalı geçti.
Nisan sonuna kadar süreceğine göre bundan sonrası nasıl gider sizce?.. - İmamoğlu cephesi duruşmaları sabote edebilmek için başlangıç günlerinde akla hayale gelmedik işler yaptı.
Bu belki hepimizi kızdırdı.
Ancak belli ki mahkeme heyetinin de bir bildiği vardı.
Yaşananlardan ders alıp muhtemel engellemelere karşı tedbirler uygulanmaya başlanması bunu gösteriyor.
Gürültü çıkarma şansları kalmayıp şikayet etme imkanları da kalmayanlar şimdi kuzu kuzu yargılanacaklar.
Ortalığı karıştırma niyetinde olanların duruşmalara girmesi de mümkün değil artık...
Selim: - İmamoğlu'nun selamlama konuşması yapmaya kalkışması ve davada sanık olarak adı geçen bir milletvekilinin avukatlık yapamayacağı halde avukatlar arasında oturmaya kalkışması gibi mahkeme düzeninin bozabilecek her yolu denediler hakikaten.
Mahkeme heyetinin ilk günlerdeki tutukluğu olabilecekleri görüp gereken adımları atmak içindi demek ki?.. - Böyle de denebilir.
Netice olarak da öyle oldu zaten.
Onlar kanırttıkça başta tanınan serbestliklerin tamamı iptal edildi ve mahkemede düzen sağlanmış oldu...
Mustafa: - İmamoğlu ve suç ortakları ile ilgili 143 ayrı suçlama var ve bunların tamamı da MASAK ve ilgili devlet kuruluşları tarafından doğrulanmış.
Bütün olup bitenlere ve oldukça ciddi şekilde hazırlanmış iddianameye rağmen kuyruğu dik tutmaya çabalıyorlar.
Bir bekledikleri mi var?.. - Zannetmem.
Kamuoyunun gözleri önünde, hem de 143 ayrı konuda 196 suçlamayı müdellel bir şekilde içeren 3 bin 800 sayfalık bir iddianame varken, daha önce benzerleri görülse de mahkemeyi yönlendirme ihtimalleri yok...
Mehmet: - CHP Genel Başkanı'nın Adalet Bakanımızı hedef alan yalanlarına ne denebilir?.. - Özel, Silivri'den aldığı talimatları yerine getirmek için kıvranıyor.
Saçma sapan iddiaları belgeleri ile yalanlayan Adalet Bakanımız Akın Gürlek, Özgür Özel'in, asrın yolsuzluk davasını ve Muhittin Böcek'in Antalya başkan adayı olabilmek için Manisa'da bin benzincide kendisine verdiği 20 milyon doları örtmeye çalıştığını vurguladı.
Denize kıyısı olmayan Lüksemburg'da yat demirletme de dahil yalanlarını turpun küçüğü başlığı altında pazarlamaya çalışan Özel'le ilgili turpun büyüğü Muhittin Böcek duruşması başladığında ortaya çıkacak anlaşılan.
Az buz da değil, 20 milyon dolarlık bir turp bu...
Remzi: - Özgür Özel, Muhittin Böcek'in bu iddiaları yalanladığını ve bahis konusu tarihte zaten Manisa'da olmadığını söylüyor... - Mahkeme başlayınca görülür.
Muhittin Böcek'in o tarihte Manisa'da olduğu da sosyal medya hesaplarında var.
Kaçabilecek yerleri yok yani...
İhsan: - Evet, bugünlük bu kadarla iktifa edelim.
İmamoğlu yolsuzluk davası duruşmaları ve bir süre sonra başlayacak Muhittin Böcek davası milletimizin bazı gerçekleri öğrenmesi açısından faydalı olur ve uyuyanlar da uyanır inşallah.
Cenab-ı Hakk'tan İran'ın ABD ve İsrail ile savaşında kafirleri üzecek ve Müslümanları sevindirecek gelişmeler yaşanması niyazıyla sohbetimizi sonlandıralım... - Amin...