Haber Detayı
İsrail’in savunma doktrini mahvoldu ateşkes isteyecek
İran’ın balistik füzelerle İsrail’in güneyini vurması, “geçilmez” denilen Demir Kubbe sisteminin sınırlarını yeniden gündeme getirdi. İran uzmanı Dr. Mehmet Akif Koç, Ortadoğu’da yaşanan savaşta gelinen son noktayı NEFES’e değerlendirdi.
NİSANUR YILDIRIM / NEFESİran’ın balistik füzelerle Demir Kubbe’yi delerek İsrail’in güneyindeki Dimona ve Arad kentlerini vurması, İsrail’in “yıkılmaz” denen hava savunma sistemlerini de tartışmaya açtı.İran ve Orta Doğu Araştırmacısı Dr.
Mehmet Akif Koç, Ortadoğu’da yaşanan savaşta gelinen son noktayı NEFES’e değerlendirdi.
İsrail’in dünyaya “geçilemez” olarak lanse ettiği Demir Kubbe’nin kısa menzilli roketler için olduğunu belirten Koç, şunları söyledi:- İsrail’in savunma sistemleri, teknik olarak yorulabiliyor.
Çok fazla füze attığınız zaman bunları meşgul ediyorsunuz, yoruyorsunuz.
Sonra daha ağır füzelerle çok daha ağır bir yıkıma yol açabiliyorsunuz.‘İRAN İÇİN VERİMLİ’- İran’ın taarruz stratejisi şöyle işliyor: Önden gözden çıkarılabilir, daha düşük maliyetli füzelerle hava savunma sistemlerini meşgul etmek.
Arkasından da daha pahalı füzelerle o stratejik hedefleri yok etmek.
Dimona’da da onu yaptılar, şu an nükleer santrali vurmadılar.
İran’ın kademe kademe yükselen bir taarruz stratejisi var.
İran açısından şimdiye kadar verimli işledi, kötü işlemiyor.- İran, 1979 İslam Devrimi’nden beri savunma stratejisini balistik füzeler üzerine kurdu.
Trilyonlarca dolarlık hava savunma sistemleri kuramıyorsanız, yanınıza yaklaşmaya çalışanı, kafasına uzun bir sopa ile vurup uzak tutmak gibi bir strateji izleyeceksiniz.
Size taş atabilir ama yaklaşıp sizi yere deviremez en azından.
İran bunu yapmaya çalışıyor.
Yarım asır sadece bununla uğraştıkları için başarılı oldular.- İsrail şimdiye dek hep Arap olmayan bir güçle hiç çatışmadı. 1973’ten sonra bir devletle hiç savaşmadı.
Hamas, Hizbullah, İslami Cihad gibi örgütlerle savaştı.
Bunların elinde roket var, füze yok.- Demir Kubbe, 100-150 kilometre gibi kısa menzilli roketlere karşı çok etkili.
Balistik füzeler bambaşka bir teknoloji.
Hava savunma sistemleri ne kadar gelişmiş olursa olsun 10 tane 1500 kilometre menzilli füzenin 6’sını tutabiliyorsa çok başarılı kabul ediliyor.SİSTEMİ YORDU- İran ucuz ve daha düşük teknoloji füzelerle önden İsrail’in hava sistemlerini yorarak meşgul etti.
Arkadan tutmaya güçlerinin yetmeyeceği çok daha ağır tahribat yapan (Hürremşehr, Hayber-Şiken) füzelerle çok ağır bir şekilde vurmaya başladılar.
Bu strateji, İsrail’in hava savunma sistemlerinin zayıf karnını göstermiş oldu.
Bu savaşın da paradigmasını değiştiren bir şey.DELİK DEŞİK OLDU- Demir Kubbe roketleri engellemekte yüzde 90’lar seviyesinde başarılıydı.
Şu an bambaşka bir paradigma var.
İsrail’in Demir Kubbesi delik deşik oldu.
İsrail’in bütün savunma doktrini mahvoldu.
O yüzden muhtemelen İsrail, yakında ateşkes isteyecek.
Dimona Nükleer Santrali vurulursa, bir nükleer sızıntı olacak ve İsrail halkının kaçmasını gerektirecek.DEVAMI GELECEK- İsrail’in ateşkes talebinin kısa vadeli olacağını düşünüyorum.
Çünkü rejimi devirmeye çalışıyorlar.
Hazirandaki 12 Gün Savaşı birinci fazdı.
Ocakta yaşanan protestolardaki silahlı kalkışmaya verilen destek ikinci fazdı. 28 Şubat’ta başlayan savaş üçüncü faz.
Birkaç ay içinde dördüncü faza geçileceğini, o da başarısız olursa beş, altı diye devam edeceğini düşünüyorum.
ABD üsleri ve İsrail, üçüncü fazda çok ağır hasar aldı.
Dördüncü faza giderken muhtemelen yoğurdu üfleyerek yiyeceklerdir.
AYLARCA SÜREBİLİR- İran’ın yeraltında füze şehirleri var.
Ellerinde binlerce füze var.
Günlük 10-15 füzeyle stratejik yerlere yapılacak saldırıları aylarca sürdürülebilecek kapasitesi var.
İran tarafında bu anlamda büyük bir kriz görmüyorum.
Hamaney, Laricani öldükten sonra İran’ın pes edeceğini düşünüyorlardı.