Haber Detayı
Rusya, ayçiçek yağında pazarın yeni hakimi mi oluyor?
Rusya’nın ayçiçek yağı ihracatı yılın ilk iki ayında değer bazında yaklaşık 1,5 katına çıkarak 805 milyon dolar seviyesine ulaştı. Hindistan ve Türkiye’nin başı çektiği alımlarda sevkiyat hacmi de 622 bin tona yükselerek yeni bir dönemin kapısını araladı.
Bitkisel yağ piyasasında kartların yeniden karıldığı bir dönemden geçiyoruz.
Rusya Federal Tarım Ürünleri İhracatını Geliştirme Merkezi tarafından paylaşılan son veriler, bu değişimin en somut kanıtı niteliğinde.
Ocak ve şubat aylarını kapsayan kısa sürede, Rusya’nın ayçiçek yağı ihracat geliri geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 51 gibi keskin bir artış sergiledi.
Bu ivmeyle birlikte toplam dış satım miktarının 622 bin tona ulaşması, kuzey komşumuzun küresel gıda güvenliği denklemindeki ağırlığını her geçen gün artırdığını gösteriyor.
Ankara ve Yeni Delhi hattında stratejik alımlar İhracat trafiğinin rotasına bakıldığında, talebin ana merkezleri net bir şekilde ayırt ediliyor.
Hindistan 397 milyon dolarlık devasa alımıyla listenin ilk sırasında konumlanırken, Türkiye 233 milyon dolarlık ithalat rakamıyla bu ticari hacmin en güçlü ikinci ortağı olmayı sürdürdü.
Sadece bu iki ülkeye yapılan toplam sevkiyatın yarım milyon ton sınırını aşması, Karadeniz havzasındaki lojistik avantajın ne denli etkin kullanıldığını kanıtlıyor.
Çin, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin de alım iştahını artırması, Rusya’nın pazar çeşitliliğini genişletme stratejisinde başarılı bir grafik çizdiğine işaret ediyor.
Fiyat rekabeti ve lojistik üstünlük dengesi Bu hızlı yükselişin arkasında sadece üretim miktarındaki artışı aramamak gerekiyor.
Uygulanan esnek gümrük vergisi politikaları ve navlun maliyetlerindeki dengelenme, Rus ayçiçek yağını dünya pazarında rakiplerine göre çok daha cazip bir noktaya taşıdı.
Özellikle Türkiye gibi coğrafi yakınlığı bulunan pazarlara yönelik yapılan hızlı sevkiyatlar, stok yönetiminde Rus ürünlerini ön plana çıkaran temel unsur oldu.
Küresel ölçekte devam eden gıda enflasyonu baskısı altında, Rusya’nın sunduğu bu maliyet avantajı, yılın geri kalanında da pazarın yönünü belirlemeye devam edecek gibi görünüyor.
Orta Doğu'da tırmanan savaşın ekonomik faturası ağırlaşıyor: Doç.
Dr.
Eryılmaz’dan kritik uyarılarEkonomi