Haber Detayı
Kamu Başdenetçisi Akarca: ‘Her uyuşmazlık mahkemede çözülmez’
Ombudsmanlık kurumunun hukuk devleti içindeki kritik rolüne dikkat çeken Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, idare ile birey arasındaki ilişkilerin insan odaklı bir perspektifle ele alınması gerektiğini vurguladı.
Ufuk Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Güncel Gelişmeler Işığında Ombudsmanlık Sempozyumu’na katılan Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, kurumun işleyişi ve modern devlet yapısındaki gerekliliği üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk gibi isimlerin de yer aldığı etkinlikte konuşan Akarca; ombudsmanlığın adalet arayışı, hukuk devleti ilkesi ve iyi yönetim anlayışının kurumsal bir yansıması olduğunu ifade etti.
Modern devlet yapısı büyüdükçe vatandaşın beklentilerinin arttığını belirten Akarca, idare ile birey arasındaki ilişkinin daha hassas bir zeminde ele alınmasının zorunlu hale geldiğini dile getirdi. ‘HUKUKA VE HAKKANİYETE UYGUNLUK DENETİMİ YAPIYORUZ’ Kamu Denetçiliği Kurumu'nun Anayasa'nın 74’üncü maddesine dayanan anayasal bir statüye sahip olduğunu hatırlatan Mehmet Akarca, kurumun temel misyonunu şu sözlerle açıkladı: "Kurumumuz, idarenin her türlü eylem ve işlemini, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemekle görevlidir.
Bu yönüyle kurumumuz, kamu yönetiminde hak temelli düşüncenin güçlenmesine katkı sunan bir rehberlik görevini de üstlenmektedir.
Elbette yargı, hukuk devletinin temel güvencelerindendir; ancak her uyuşmazlık yalnızca mahkeme salonlarında çözülmez.
Bazen vatandaşın istediği, sesini duyurabilmektir.
Bazen meselenin hakkaniyet temelinde yeniden değerlendirilmesidir.
Bazen de idarenin, kendi işlemine insan odaklı bir perspektifle tekrar bakmasıdır." ‘İYİ YÖNETİM SALT KURALLARA İNDİRGENEMEZ’ Çağdaş kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemine değinen Akarca, vatandaşın devlete duyduğu güvenin hizmetin yürütülme süreciyle şekillendiğini belirtti: "İyi yönetimi salt kurallara indirgemek doğru değildir.
İyi yönetim; şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, makul sürede işlem yapma, gerekçeli karar verme ve bireyin onurunu gözetme sorumluluğudur.
Bugün dünyada kamu yönetimleri mevzuata uygunluk dışında, etik meşruiyet, toplumsal güven ve kurumsal saygınlık üzerinden de değerlendirilmektedir.
Bir kişinin başvurusuna zamanında cevap verilmesi, açık ve anlaşılır bir dil kullanılması, idarenin vatandaşla kurduğu ilişkinin saygı temelinde yürütülmesi, hukuk devleti kültürünün günlük hayata yansımasıdır." AKADEMİ VE OMBUDSMANLIK İŞ BİRLİĞİ VURGUSU Kamu Denetçiliği Kurumu olarak idareye insan hakları ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde bir "değerlendirme ufku" sunduklarını ifade eden Akarca, üniversitelerin bu süreçteki rolünün altını çizdi: "Tavsiyelerimizle, dostane çözüm girişimlerimizle ve kurumsal iletişim faaliyetlerimizle idare-birey ilişkisini daha sağlıklı bir zemine taşımaya çalışıyoruz.
Akademi ile ombudsmanlık arasındaki ilişkinin güçlenmesi de bu bakımdan son derece kıymetlidir.
Çünkü ombudsmanlık hem uygulamaya hem de teoriye ihtiyaç duyar.
Hukuk, siyaset bilimi, kamu yönetimi, insan hakları ve idare teorisi alanlarında yapılacak her nitelikli çalışma, bu kurumun düşünsel zeminini daha da sağlamlaştıracaktır.
Üniversiteler ise bu düşünsel üretimin en önemli merkezleridir."