Haber Detayı

Fransız gazeteci Pierre Duval: İran ‘Büyük İsrail Planı’nın önünde engel
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
25/03/2026 00:00 (2 saat önce)

Fransız gazeteci Pierre Duval: İran ‘Büyük İsrail Planı’nın önünde engel

Trump’ın İran’a karşı savaşı sürdürme isteği ile ABD içinde öfke artıyor ve bu da iç savaş olasılığını besliyor. ABD, dünyadaki hakimiyetini kaybetti. NATO ölmüştür. Avrupa Ordusu da mümkün değildir...

Observateur Continental yazarlarından, Fransız gazeteci ve politik analist Pierre Duval, Aydınlık gazetesine konuştu.

Duval, ABD ve İsrail’in İran saldırısı, ABD-AB ilişkisi, NATO’nun geleceği ve çok kutuplu dünyaya ilişkin sorularımızı yanıtladı: - ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı gündemde.

İran’ın direnişi ve bölgenin geleceği hakkındaki görüşlerinizi paylaşır mısınız?

İran, geleneksel değerlerin yok edilmesine karşı özgürce yaşamak için direnen egemen bir ülkedir.

On yıllardır yaptırımlara direnen İran’ı yok etmek ve boyun eğdirmek istiyorlar.

İran, direniş için sahip olduğu askeri gücü gizli tutarak bir sürpriz yaratmıştır.

Bölgedeki jeopolitik güçlerin BRICS’e doğru kaymasına tanık oluyoruz.

Diğer Körfez ülkelerinin İran’a savaş açmakta ne çıkarları ne de imkânları var ve İsrail-Amerika ekseninden ayrılıp müttefiklerini değiştirebilirler.

İsrail bölgede bulunduğundan beri, sadece savaşlar yaşanıyor.

İran, hedefi olan İsrail’i ezip geçerse büyük bir güç haline gelmiş olacaktır.

Konuştuğum Yahudi kökenli kişiler de İbrani devletinin ortadan kalkacağına dair bu görüşü paylaşıyorlar.

BÜYÜK İSRAİL PLANI - Neden İran’a saldırıyorlar? “İran, Büyük İsrail’in önündeki engeldir.” diye açıklıyor sanayici, jeopolitik analist ve ‘Bir Sonraki Savaş Nükleer Olacak’ kitabının yazarı Gérard Chevrier.(1) Atom bombasına sahip olan İsrail, İran’ın egemenliğini ve İran toplumunun atalarından miras kalan değerlerini yok etmek istiyor; bu toprakları kullanmak ve doğal kaynaklarını yağmalamak, Gay Pride’ı kullanarak medeniyetini yok etmek ve ona Filistin veya Suriye’nin kaderini yaşatmak istiyor.

İran’ı bombalattıran Binyain Netanyahu, ‘Büyük İsrail Planı’nı destekliyor; bu planla İsrail, Orta Doğu’da genişleyen devasa bir toprak parçasını işgal etmek için ölçüsüz hırslar besliyor.(2) Bu durum Türkiye’yi de tehdit ediyor.

Bu plan Filistin’de, Lübnan’da gerçekleştirilen soykırımları, Batı Şeria’ya ve hatta Suriye’ye yönelik İsrail bombardımanlarını, her zaman bu eksen aracılığıyla ABD’nin vekil güçlerinin askeri yardımıyla meşrulaştırıyor.

İsrail ve ABD, İran’ı bir uçak gemisine dönüştürmek istiyor, çünkü İran’ı kontrol etmek, bu eksenin Rusya ve Çin’e karşı mücadele etmesi için hayati önem taşıyor.

Trump ile birlikte, Affinity Partners(3) ile Amerikan ve İsrailli şirketlere yatırım yapmaya odaklanan damadı ve kişisel danışmanı Jared Kushner’in çıkarları da söz konusudur.

Kushner, İsrail’in en büyük sigorta ve finansal hizmet gruplarından biri olarak tanımlanan The Phoenix Holdings’in ana hissedarlarından biridir.

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, görevinden istifa ederek şunları söyledi: “Vicdanım el vermiyor, İran’da devam eden savaşı destekleyemem.

İran, ülkemiz için acil bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı İsrail ile onun güçlü Amerikan lobisinin baskısı altında başlattığımız açıktır.”(4) ‘DÜNYA SAVAŞININ İÇİNDEYİZ’ - Bir dünya savaşına doğru mu gidiyoruz?

Zaten bir dünya savaşının içindeyiz; bir tarafta Batı, diğer tarafta ise BRICS ülkeleri olan Rusya, İran ve Çin var.

Bu dünya savaşı şimdilik Ukrayna’daki gibi zaten korkunç olan yıpratma çatışmalarıyla ve ekonomik savaşla sınırlı; ayrıca bilgiye yönelik şiddetli sansürlerin uygulanması ve atalardan kalma normları yok ederek yürütülen medeniyetler arası savaşla da sınırlı.

Dünya savaşının birçok şekli vardır.

Fransa, Almanya, Brüksel ve Birleşik Krallık’taki siyasi liderlerin eylemlerine bakıldığında, atom bombasının kullanılması ihtimalinin olduğunu bilmek gerekir.

Kovid-19 dönemi, bu elitlerin insan hayatına ve halklara aldırış etmediklerini kanıtladı.

Zelenskiy, İran’a karşı İsrail’i destekliyor ve bu kötü ve küreselci eksenin yüzünü açıkça ortaya koyuyor.

Gérard Chevrier şöyle uyarıyor: “Amerikalılar ve İsrailliler, İran’a karşı konvansiyonel yöntemlerle bir savaşı kazanamayacaklarını biliyorlar.” Yani atom bombasının kullanılmasını ima ediyor.

Her şey hızla rayından çıkabilir.

Batı elitleri, bencillik, yetersizlik ve belki de İsrail’in dünyaya dair mesihçi vizyonuna katılarak kendi mesihlerini (Mashiach) getirmek için bir plan nedeniyle toplumlarını ölüme terk ediyorlar. ‘GERÇEKLİK KAVRAMINI YİTİRDİLER’ - Çok kutupluluğa doğru yönelen bir dünyada ABD’nin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 2022 ile 2024 yılları arasında gerçekleştirilen ve analiz edilen, 2026 yılının başına kadar devam eden anketler, Amerikalıların önemli bir kısmının -genellikle yaklaşık yüzde 43 olarak tahmin edilen- önümüzdeki on yıl içinde bir iç savaşın “olası” veya “oldukça olası” olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.

Amerikalıların yüzde 40’ı, ABD’nin İran’daki nükleer tesisleri bombalama kararının yanlış olduğunu düşünüyor.(5) Trump’ın İran’a karşı savaşı sürdürme isteği ile ABD içinde öfke artıyor ve bu da iç savaş olasılığını besliyor.

ABD, dünyadaki hakimiyetini kaybetti.

NATO’dan çekilmesi, çok kutuplu dünyaya geçişi pekiştiren bir kanıt niteliğinde.

Trump’ın İran’dan sonra Küba’ya saldırmak istemesi, Venezuela Başkanı’nı kaçırma girişimi ve Grönland’a yönelik tehditleri gibi büyüklük hayalleri, gerçeklik kavramını yitirmiş bir Batı’nın ifadesidir. - Trump Yönetimi altındaki ABD ile Avrupa arasındaki ilişkiler kötüye mi gidiyor?

Kesinlikle.

Batmakta olan Batı Avrupa, ABD’nin kendilerini bir kenara attığını ancak silahlarını, savaşlarını ve doğal kaynaklarını finanse etmelerini talep ettiğini görüyor.

ABD ile Batı Avrupa arasındaki anlaşmazlık derinleşiyor.

ABD, Avrupa’yı bir ticaret savaşına sürükledi, Avrupa Birliği’ni yöneten “wokizm”i ve blok içindeki sansürü kınadı.

AB ve ABD, Rus petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılması konusunda çatıştı.

Avrupa ile ABD arasındaki ilişki tam bir geçiş sürecinde. ‘NATO ÖLMÜŞTÜR’ - NATO’nun Avrupa’nın savunmasında bir rol oynama şansı var mı?

Burada Avrupa versiyonu NATO’dan bahsediyoruz çünkü Trump Yönetimi’ndeki ABD, çekilme kararını açıkladı.

Bu Avrupa NATO’su, bir savaşla başa çıkacak ne mali imkânlara ne de insan gücüne sahip.

Observateur Continental, Trump’ın “NATO müttefikleri arasındaki birliği teşvik etme geleneğini bozduğunu” bildirmişti.(6) İkinci Dünya Savaşı’ndan doğan NATO ölmüştür.

Avrupa NATO’su diye bir şey yoktur.

Aslında NATO, Avrupa ülkelerinin silahsızlanmasına yol açan Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birlikte ölmüştür.

Avrupa Birliği ülkeleri, tarihi bir sosyal, ekonomik ve siyasi krizin içindedir.

Burada da iç savaş tehdidi vardır.

Fransa’da insanlar silah ve mühimmat satın almaktadır.

Fransa artık birleşik bir ulus olarak mevcut değil.

Topraklarında birçok halk yaşıyor ve bunlar Fransız bayrağı, Avrupa Birliği bayrağı ya da Avrupa NATO bayrağı uğruna ölmek istemiyorlar.

Avrupa NATO’su, Avrupa’nın savunmasında bir rol oynayacak kapasiteye sahip değil. ‘AVRUPA AFRİKA’YA BENZEYECEK’ - Asya’da yeni bir dünya doğarken, Atlantik kampı parçalanmanın eşiğinde.

Avrupa bu iki dünya arasında sıkışmış durumda.

Sizce nasıl bir çıkış yolu var?

Fransa, Almanya gibi başlıca ülkeler giderek yoksullaşıyor; yerli nüfus ölürken yerlerini göçmenlere bırakıyor.

Bildiğimiz şekliyle Avrupa medeniyeti yok olmakta ve yerini göçmenlerden kaynaklanan başka toplum biçimlerine bırakmaktadır.

Avrupa’nın eğitim ve öğretim alanındaki mevcut gelişimini Asya ile karşılaştırırsak, bu Avrupa bir gün Afrika ülkelerine benzeyecektir.

Avrupa kendi kendini yok etmeye başladı ve bu gidişat değişmezse, üçüncü dünya ülkelerine benzeyen başka bir biçimde var olmaya devam edecek. ‘AVRUPA ORDUSU KÂĞIT ÜZERİNDE VAR’ - Derin bir ekonomik krizin pençesindeki Avrupa, çılgın bir silahlanma programına girişiyor.

Avrupa neden silahlanıyor?

Ve kime karşı?

Bu Avrupa’nın elitleri “panik modu”nda.

Artık var olmayan bir askeri düzeyi yakalamaya çalışıyorlar.

Avrupa Ordusu sadece kâğıt üzerinde var.

Kanıt olarak, Ukrayna Ordusu’ndan askerlerini eğitmesini istiyorlar.

Tarihi ekonomik kriz nedeniyle, bu orduyu kurmak için para yok.

Avrupalı elitler sadece üç parçalı takım elbiseleriyle parlamayı beceriyorlar.

Zaten gerçek hayat tecrübeleri yok.

Kendilerini, saldırmak istemeyen Rusya’dan korumaya çalışıyorlar.

On yıllardır, -ne yazık ki Avrupa ülkelerini yöneten bu yozlaşmış elitler- Rusya ve İran’ı düşman olarak görmeye şartlandırıldılar.

Bu, diplomasiye şans vermek yerine, bir kaçış olarak görülen çılgın silahlanma programlarını açıklıyor.

Bu silahlanma programının saçmalığının en iyi örneği, savaş alanında insansız hava araçları ve hipersonik füzelerin hüküm sürdüğü bir dönemde, Fransız süper uçak gemisi “Le France Libre”nin inşasının duyurulmasıdır.

Avrupa’nın diplomasisinin çöküşü, Avrupa’nın günümüz savaşlarıyla başa çıkacak ve hatta jeopolitik bir rol oynayacak ekonomik ve askeri güce artık sahip olmadığını kanıtlıyor.

Kaynaklar: 1- https://www.youtube.com/watch?v=_lw-Eu0ddM0 2- https://www.radiofrance.fr/franceculture/podcasts/questions-du-soir-l-idee/grand-israel-quels-contours-pour-quelle-realite -5657021 3- https://en.wikipedia.org/wiki/Affinity_Partners 4- https://x.com/joekent16jan19/status/2033897242986209689 5- https://yougov.com/en-us/articles/52495-do-americans-think-the-bombing-of-iran-was-the-right-decision 6- https://www.observateur-continental.fr/?module=articles&action=view&id=7626

İlgili Sitenin Haberleri