Haber Detayı

ABD-İsrail efsanesini yıkan sır
Mehmet yuva aydinlik.com.tr
25/03/2026 00:00 (2 saat önce)

ABD-İsrail efsanesini yıkan sır

ABD-İsrail efsanesini yıkan sır

Çağımızın en etkili yazarlarından olan Eugen Berthold Friedrich Brecht, yaygın olarak bilinen ismiyle Bertolt Brecht’le (1898-1956) Almanya’da tanıştım.

Elbette 1956’da vefat eden rahmetli Brecht ile şahsen bir araya gelmemiz mümkün değildi.

İsmini ve eserlerini ilk kez “Studien Kolleg Für Auslander-Yabancılar için Eğitim Okulu”nda Alman Dili ve Edebiyatı öğretmenimizden duymuştum.

Studienkolleg’ler, yabancı bir üniversite giriş yeterliliğine sahip ancak bu yeterlilik Alman Abitur’una (üniversiteye giriş hakkı sağlayan diploma) denk olarak tanınmayan özellikle ‘üçüncü dünya ülkelerinden’ gelen öğrencilerin Alman üniversitelerinde akademik çalışmalara hazırlandığı eğitim kurumlarıydı.

Bu okullar meğer halen varmış.

Türkiye’den getirilen lise diplomaları da halen “üçüncü dünya ülkesi” mezuniyet belgesi olarak değerlendiriliyormuş.

Türkiye’de 17 yaşına gelinceye kadar siyasi, sportif ve sosyal faaliyetler içinde çok aktif bulundum.

Ama o yaşta okumaya gittiğim Almanya’da Bertolt Brecht’in şiiri, romanı, kısa hikâyelerinde piştim. “Generalim” şiirini sınıfta Bertolt Brecht’in resmiyle ve kısa hayat öyküsüyle paylaştım.

Şiirini Türkçeye tercüme ettim.

Bu sade giyimli, tebessüm eden sıradan tipik Alman için “işte benim adamım” demiştim.

Zira o tarihte Türkiye’yi ABD’nin Canileri (Conileri yazmak istedim klavye Caniler yazdı) generaller yönetiyordu.

Bir başka derste edebiyat öğretmenimizle Brecht’in “When die Heifische Menschen Waren” metnini çalıştık.

Brecht, “Köpek Balıkları İnsan Olsalardı” derken neyi, kimleri kast etmişti, ilk etapta anlayamamıştık. “Köpek Balıkları İnsan Olsalardı Kime Benzerlerdi?” diye sorduğunda tereddüt etmeden, “Ülkemizdeki zalim ağalara benzerlerdi.” demişim.

Tebessüm etti ve şunu söyledi: “Bizde ağaların yerini sanayi ve finans kapitalistleri aldı.

Brecht onları köpek balıklarına benzetmiş.

Hikâyesinde kapitalistlerin inşa ettikleri rejimi ve bu rejimi nasıl kurguladıklarını anlatmaktadır.” EN KANLI KÖPEKBALIKLARI Çağımızın en kanlı köpekbalıkları Trump ve Netanyahu ile şürekâsı büyük küçük sırtlanları, özelde Gazze’yi genelde Filistin’i bir açık cezaevi ve kabristana dönüştürdüler.

Bu iki köpekbalığının bu kanla yetinmeyeceğini, sıranın kendilerine geleceğini bilen İran, Suriye, Lübnan, Yemen, Irak ve onurlu halklar bir direniş cephesi örgütledi.

Köpekbalığı Netanyahu Lübnan, Suriye, Irak ve İran’ı dize getirmeden Filistin’de ve bölgesinde hegemonya kuramayacağını biliyordu.

Önce Lübnan’da Hizbullah’a ağır bir darbe vurdular.

Suriye’de ezeli hasım BAAS nizamını devirdiler.

Lübnan, Suriye ve Irak’ta İran askeri ve sivil temsilcilerine ciddi zarar verdiler.

İran’ın içinde sansasyonel suikastlara imza attılar.

En nihayet riyakâr ve gücü sadece kendi halkına yeten Şam’daki yönetimin işbirliği ile Suriye’nin en stratejik bölgelerini işgal ettiler.

Bunun sağladığı özgüvenle köpekbalığı Netanyahu ve çetesi aleme meydan okudular.

Delinmez Demir Kubbe’sini, sahada kendi devletleriyle, toplumlarıyla kavgalı, para ve makam karşılığı veya gönüllü devşirilen istihbarat kaynaklarını, en ileri casus uyduları ve iletişim araçlarını “karşı konulamaz ve meydan okunamaz ilahi bir kudret” olarak pazarladılar. “Nil’den Fırat’a yetmez tüm coğrafyamıza, o da yetmez tüm Akdeniz ve Afrika’nın kanı, malı, hayvanları ve mahlûkatları bana hizmette kusur etmeyecekler.” dediler.

Tarihi fırsatın ayağına kadar geldiğine inandılar ve Lübnan Hizbullah’ı ile İran meselesini kökünden halletmeye yeltendiler.

Bunun için ABD köpekbalığına ihtiyacı vardı.

Köpekbalığı Trump, “Amerika’yı Tekrar Mega, Büyük, Harika Yap” sloganıyla dünyanın polisi olmaya soyundu. “Tüm savaşları bitiren, barışları sağlayan lider!” sloganıyla Suriye’yi, Lübnan’ı, Yemen’i, Grönland’ı, Kanada’yı, Avrupa’yı, Venezuela’yı, Küba’yı, Meksika’yı, Latin Amerika’yı, İran’ı hedefe koydu.

Kuşatarak, boğazını sıkarak Rusya, Çin ve Kuzey Kore’yi teslim alabileceğini veya kendi çıkarlarına uygun kurgulayabileceği kanaatine ulaştı.

Cariyeleri konumunda olan Körfez aile hanedanlıklarının tüm servetlerine, alemdeki tüm enerji kaynaklarını yönetmeye ve satmaya talip oldu.

ÇELİŞKİLER VE MENFAAT KAVGALARI Amenna, Netanyhau ile Trump arasındaki çelişkileri, menfaat kavgalarını ve kimin baş mafya olacağı raconlarını, kimin kime karşı hangi şantajları kullandığını, ahlaksızlıklarını aydınlar iyi görür, okur ve tespit eder.

Önemine vurgu yapar.

Milleti ve yöneticileri aydınlatır.

Ancak milletin temel çıkarının Trump’ın veya Netanyahu’nun racon yarışına medet ummakta ve buna yatırım yapmakta olmadığını bilir.

Zira bunu aydınlar değil fırsatçı, dalkavuk, alkışçı-şaklaban ve siyasi-ekonomik kimlikleri bağımsız ve egemen olmayan şahıslar, örgütler, partiler ve hükümetler yapar.

Aydın insanın görevi ise milletin ve devletin bu iki kirli, yırtıcı ve kanlı köpek balıklarından nasıl kurtulacağını anlatmak ve bunun için mücadele etmektir.

Köpekbalıkları ve çetesine “Defol katil!

Sen bir Yahudi Nazi’sin!” diyen İsrailli kadınlar, Amerika sokaklarında “Defol katil Trump!

Netanyahu askeri Trump!

ABD çıkarlarını İsrail için kurban eden Trump!” haykırışları ve onurlu Amerikalı yöneticilerin istifaları, İran’da ve yurtdışında muhalif konumda olan kadınların “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır!” sloganları, İran Devleti’nin devamlılığını sağlayan siyasi sistemi, yarım asırlık abluka, ambargo ve saldırılar altında olan İran’da askeri, idari, toplumsal bilimin ve üretkenliğin ulaştığı seviye derslerle doludur.

ÖĞRETİCİ SAVAŞ İran’ın milli duyarlılığının, bağımsızlık ve egemenlik sevdasının derinliği, dünya halklarına “Krallar Çıplak” demiş ve ne derece vahşi, kanlı ve pervasız olursa olsun köpekbalıklarının da avlanabileceğini ispat etmiştir.

Bu savaş büyük orduların daha küçük veya küçümsenen ordular ve milletler tarafından nasıl yenilebileceğini göstermesi açısından öğreticidir.

Cesur, sabırlı, kararlı, bağımsızlık ve egemenlik aşkı ve onuruyla donanmış vatanperver ve bilimi bayrak edinmiş milletler (insan faktörü) mucizeler yazar.

İran, Çin, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ve Rusya arasında sağlanan işbirliği mutabakatı dik durursa ABD ve İsrail’i delen İran domino taşının başta Irak, Körfez ülkeleri, Suriye, Lübnan, Filistin’de aynı zamanda yakın-uzak kıtalarda yaratacağı neticeleri bekleyin.

Bertolt Brecht “Generalim” şiirinde ne diyordu: “Tankınız ne güçlü, generalim, siler süpürür bir ormanı, yüz insanı ezer geçer.

Ama bir kusurcuğu var: İster bir sürücü.

Bombardıman uçağınız ne güçlü, generalim, fırtınadan tez gider, filden zorlu.

Ama bir kusurcuğu var: Usta ister yapacak.

İnsan dediğin nice işler görür, generalim, insan dediğin bilir uçmasını, öldürmesini de.

Ama bir kusurcuğu var: Bilir düşünmesini de.”

İlgili Sitenin Haberleri