Haber Detayı

Kim bu Cevheri Güven?
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
25/03/2026 04:00 (1 saat önce)

Kim bu Cevheri Güven?

“Çetenin, TSK içinde üç tür faaliyet gösterdiği belirlendi...

“Çetenin, TSK içinde üç tür faaliyet gösterdiği belirlendi: 1- Üç grup halinde hareket eden kadın satıcılarından fuhuş amaçlı yerli ve yabancı uyruklu kadınlar ayarlayarak, üst rütbeli komutanlara pazarlama. 2- Deniz Harp Okulu’ndan ayarladıkları ve tuzaklarına düşürdükleri kız öğrencileri fuhuş amaçlı kullanma, bu kız öğrencileri üst rütbeli komutanlara pazarlama, bunu Deniz Harp Okulları Komutanlığı’nda görevli kadın subay üzerinden gerçekleştirme. 3- TSK içinde değişik eğilimleri olan kişilerin tespit edilip swinger olarak adlandırılan, eş değiştirme partileri organize etme ve gaylerin tespiti.” Rahatsız mı oldunuz okuduklarınızdan?

Bu satırlar, 2013 yılında çıkan “Bal Tuzağı/Bel Altı İstihbarat” adlı kitapta yazıyor.

Yazan ise tanıdık bir isim: Cevheri Güven .

Okuru, Fethullahçıların TSK’yi tasfiye için kurguladığı kumpaslardan Askeri casusluk davasına bu alçakça yalanları öne sürerek inandırmaya çalışıyor.

Cevheri Güven’in fuhuşla ve üst rütbeli komutanlara pazarlanmakla suçladığı kız öğrenciler kim biliyor musunuz?

Yanıtı, Cevheri Güven’in kitabında sık sık referans verdiği Zaman gazetesinden okuyalım: “Çetenin fuhuş elemanı olarak kullandığı 18 kadın askerden 13’ünün Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden (ÇYDD) burs aldığı tespit edildi.

Albay İ.S’nin bilgisayarından çıkan bilgiler ise ÇYDD’li kızların özellikle seçildiğini ortaya koydu.” BAYKAL KOMPLOSUNDAKİ GÖREVİ Aiskhylos ’un sevdiğim bir sözü var: “Acının ödülü deneyimdir.” Ama sanki, 2500 yıl önceden gelen bu dersin gereğini yapmıyor, yaşadığımız onca acının ödülünü heba ediyoruz.

Öyle ya, bugünkü hukuk katliamları, itibar suikastları ve medyanın bu çürümüşlükteki rolü bir anda olmadı.

AKP’nin 24 yıllık iktidarında adım adım büyüyen, sonuç alınmış kirli yöntemlerin kural haline geldiği bir sistemdi bu.

Haliyle, bugün AKP’nin devam eden hukuksuz düzenine, o düzeni yaratan çarklardan birinin sözde itirazı en azından mide bulandırmalı.

Hele ki o itirazı yapanın asıl amacının yine bir başka hukuksuz düzen yaratmak olduğunu biliyorsanız, duyduğunuz bulantı hissi uyanık olmayı da beraberinde getirmeli.

Bugün Cevheri Güven videolarını izleyenleri gördüğümde bunlar aklıma geliyor.

O Cevheri Güven ki Deniz Baykal ’a yönelik kaset komplosunda da görev alan isimdi.

Örgüt içindeki kod adı Bahadır’dı.

Tanık olarak ifade veren Süleyman Özışık , 6 Mayıs 2010’da Cevheri Güven’in kendisine önemli bir video göndereceğini söylediğini açıklamış ve eklemişti: “Görüntüleri yayınlamayacağımı, etik olmadığını söyledim.

Bana, ‘Bu görüntüler varan 1, varan 2 şeklinde devam edecek.

CHP karışacak.

Deniz Baykal ayrılmak zorunda kalacak’ dedi.

Cevheri Güven yıllardır tanıdığım bir insan.

Ergenekon döneminde şüphelilerle ilgili birçok ses kaydı ve görüntü gönderdi.

Bunları sitemizde yayınlamıştık.” Nihayetinde olumsuz yanıt alan Cevheri Güven, bu sefer devreye Akit’in internet sitesini soktu ve Baykal görüntülerini orada yayınlattı.

Çilingircisinden polisine birçok ismin itirafıyla, Baykal’a düzenlenen komplonun Fethullahçıların operasyonu olduğu bugün artık biliniyor.

Ama Cevheri Güven, tipik bir Fethullahçı taktiğiyle kendi yaptıklarını “Ergenekon’a” yüklüyor ve “Bal Tuzağı” adlı kitabında şöyle yazıyordu: “Kaseti çekenler, servis biçimini özenle seçmişti.

Bütün barutlarını tek seferde tüketmiyor, Baykal gidene kadar komployu devam ettireceklerini gösteriyorlardı.

Kasette görüntülerin tamamı verilmiyordu.

Özenle kesilmiş ve montajlanmıştı.

Kasetin ismi VARAN 1 olarak konmuştu.

VARAN 2’nin çok yakında yayınlanacağı belirtiliyordu.” Sahi, işlediği suçlardan dolayı yurtdışına kaçan Cevheri Güven’e dair hangi birini yazayım...

Fethullahçı kumpasların internetteki ayağı Aktif Haber’in kurucusu olmasını mı, o sitenin yazarlarından örgütün Emniyet imamı Osman Hilmi Özdil ile birlikte imza attığı operasyonları mı, PKK ile Fethullahçılar arasında kurmak istediği köprüleri mi, Star gazetesinde yönetici olup yaptıklarını mı?

Demem o ki...

Eğer memleket hukuksuzluktan çürümüşlükten yozlaşmadan kurtulacaksa, o kurtuluşta o kirli düzeni yaratanların payı olamaz.

Muhtaç olduğumuz kudret, haklılığımızda ve hafızamızda mevcuttur.

İlgili Sitenin Haberleri