Haber Detayı
Kızıldeniz'i bile açamadılar Hürmüz'ü nasıl açacaklar?
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz büyürken, Batı’nın güvenlik planlarının Kızıldeniz’deki başarısız deneyim nedeniyle ciddi riskler barındırdığı belirtiliyor.
Batılı ülkelerin enerji taşımacılığı için Hürmüz Boğazı’nı güvence altına alma girişimleri, daha önce Kızıldeniz’de Yemen’deki Ensarullah'a karşı yürütülen ve başarısızlıkla sonuçlanan operasyonların gölgesinde ilerliyor.
Uzmanlara göre, İran İslam Cumhuriyeti'nin askeri kapasitesi dikkate alındığında Hürmüz’deki tablo çok daha karmaşık ve riskli.
Dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğalgaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki kapanış, enerji piyasalarında tarihi bir sarsıntıya yol açtı.
Boğazın kapalı kalması halinde küresel ölçekte enerji, gıda ve birçok üründe maliyet artışlarının kaçınılmaz olacağı belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde boğazın korunmasına yönelik seçenekler tartışılırken, bazı ülkeler askeri güç kullanımını da içeren sert önlemleri gündeme getiriyor.
Uzmanlar, İran’ın sahip olduğu gelişmiş füze sistemleri, insansız hava araçları, deniz mayınları ve coğrafi avantajlarının, ABD ve müttefikleri için ciddi bir zorluk oluşturduğunu vurguluyor.
Dar ve manevra alanı sınırlı olan boğazda konvoy koruma operasyonlarının Kızıldeniz’e kıyasla çok daha zor olacağı ifade ediliyor.
Hürmüz Boğazı çevresindeki tehlike alanı, Bab el-Mendeb Boğazı’na kıyasla beş kata kadar daha geniş.
Ensarullah'ın aksine İran Devrim Muhafızları profesyonel bir orduya sahip ve kendi silah üretim tesisleri ile finansman kaynaklarına erişimi bulunuyor.
Bazı askeri uzmanlara göre boğazda eskort sağlamak için destroyer gibi en az bir düzine büyük savaş gemisine ihtiyaç duyulacak.
Ayrıca manevra alanının darlığı nedeniyle jetler, insansız hava araçları ve helikopterlerle desteklenmesi gerekecek.
Havadan koruma, hem uçan dronlara hem de patlayıcı yüklü insanlı veya insansız deniz araçlarına karşı kritik önem taşıyor.
SSY analistleri, “Bir destroyer füzeleri engelleyebilir, ancak aynı anda mayın temizleme, farklı yönlerden gelen insansız deniz araçlarını durdurma ve GPS karıştırmalarını yönetme görevlerini yerine getiremez” değerlendirmesinde bulundu.
ABD’de ise artan petrol fiyatları iç politikada baskı oluştururken, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri stratejisi tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Analistler, Hürmüz yeniden açılmadan enerji piyasalarında kalıcı bir rahatlama beklenmemesi gerektiğini belirtiyor.
Kızıldeniz’de milyarlarca dolara mal olan ve ticaret rotasını değiştiren başarısız deneyimin ardından, Hürmüz Boğazı’nda benzer bir senaryonun çok daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapılıyor.
Avrupa Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Adel Bakawan, “Balistik füzeler, dronlar, yüzer mayınlar var ve bunların üçü etkisiz hale getirilse bile intihar saldırıları riski devam eder” dedi.
Emekli Kraliyet Donanması komutanı Tom Sharpe ise deniz mayınları ve ağır silahlı mini denizaltıların, ABD’nin Kızıldeniz’de karşılaşmadığı tehditler olduğunu belirtti ve bu tehditlerin ciddiyetine dikkat çekti.
Sharpe, “Eğer ABD bir destroyer kaybederse, bu her şeyi değiştirir.
Bu, 300 kişinin hayatı demek” ifadelerini kullandı.