Haber Detayı
Ferdi ve Arda, ya aralarında konuşmasaydı?
Vincenzo Montella'yı eleştirmek benim için yeni bir şey değil. EURO 2024'te çeyrek finale kadar yürüdük, doğru. Ama o turnuvadan...
Vincenzo Montella'yı eleştirmek benim için yeni bir şey değil.
EURO 2024'te çeyrek finale kadar yürüdük, doğru.
Ama o turnuvadan geriye kalan, birkaç coşkulu gece, bir avuç umut ve ardından gelen kocaman bir "keşke" oldu.
Oyuncu tercihlerindeki tutarsızlık, sahada bir türlü oturmayan sistem, geleceğe dair ipucu bile vermeyen taktik anlayış.
Bunları yazdım, söyledim, sözümün arkasındayım.Romanya karşılaşmasının ilk yarısı, bu eleştirilerimin bir nevi tescili gibiydi.Karşıdaki kadro futbolu değil, futbolsuzluğu oynamaya gelmiş.
Ceza sahası önüne beton dökmüş, her topta zaman yemiş, pozisyon vermemek uğruna pozisyon aramaktan bile vazgeçmiş bir Romanya vardı sahada.Peki bu manzara karşısında teknik direktör ne yapar?
Çözüm üretir.
Alternatif dener.
Hamle yapar.
Zaten bu koltuğun ağırlığı da tam olarak budur.
Rahat maçlarda değil, işlerin tıkandığı anlarda ortaya koyduğun vizyonla ölçülürsün.
Dünya Kupası'na tek maç kala, Montella bu sınavdan hala geçemiyor.♦♦♦♦♦Hoca, Romanya karşısında ilk oyuncu değişikliğini dakika 78'e kadar bekledi.
Sosyal medyada ilk 11'de yer almaması yüzünden linç edilen Orkun Kökçü nihayet sahaya çıktı, Barış Alper Yılmaz kenara oturdu.Orkun meselesinde Montella'ya haksızlık etmek istemem.
Bir futbolcuyu sırf formu iyi diye kadroya yazmazsın.
Rakip analizi var, oyun planı var, dengeleri gözeten bir tercih süreci var.
Buraya kadar tamam.Lakin böylesine kritik bir randevuda yalnızca üç değişiklik yapmak, üstelik ikisini 90. dakikada salt zaman öldürmek amacıyla kullanmak.
İşte burada durup düşünmek gerekiyor.
Kulübede oturan oyuncular süre alacak kalitede değilse orada ne işleri var?♦♦♦♦♦Romanya 1-0 geriye düştükten sonra bile kalemize gelmeye yeltenmedi.
Direkten dönen bir top hariç, ciddi bir tehlike üretmedi.O halde sormak lazım, dakika 90'da İrfan Can Kahveci'yi sahaya sürdüğün yerde, Deniz Gül neden kulübede oturuyor?
Yunus Akgün neden akla gelmiyor?
Kadrodaki yegane santrfor karakteri taşıyan Deniz Gül'e birkaç dakika fazla süre vermek bizi batırır mıydı?
Dünya Kupası eşiğinde bu genci maça sokmak, en kötü ihtimalle tecrübe kazandırırdı.
Ama Montella'nın defterinde bu hesap yok görünüyor.♦♦♦♦♦Farkındayım, 24 yıllık bir özlemin kapısında duruyoruz.
Kosova finali öncesinde artık nasıl oynadığımız, kiminle oynadığımız, taktik tartışmaları.
Hepsi ikinci plana düşecek.
Tek mesele şu, o turnuvaya gidecek miyiz, gitmeyecek miyiz?
Bunu biliyorum.
Herkes biliyor.Ama şunu da bir kenara not edelim.
Türk futbol tarihinin belki de teknik kapasitesi en yüksek nesillerinden birine sahibiz.
Bu kadro, sahada seyrettiğimiz o karmaşık, ruhsuz, plansız futboldan çok daha fazlasını verebilecek kalitede.
Bunu yazmaya, söylemeye, gerekirse bağırmaya devam edeceğim.90 dakika kendi kalesi önüne set çeken Romanya karşısında, iki futbolcunun bireysel çabası dışında pozisyon bile bulamamış olmak kimseyi rahatsız etmiyor olabilir.
Beni ediyor.♦♦♦♦♦Son söz olarak, maç sonrası Ferdi ile Arda'nın açıklamalarına gelelim.
Golü getiren o kritik kombinasyonu devre arasında, kendi aralarında konuşarak planladıklarını söylediler.
Güzel.
Cesur.
Takdir edilesi bir inisiyatif.Ama bu itirafın satır arası beni derinden rahatsız etti.Şöyle düşünün.
İki futbolcu soyunma odasında kendi başlarına oturup "Gel şöyle yapalım" demese, o gol doğar mıydı?
O zaman teknik ekip devre arasında ne konuştu?
Hangi taktik düzenleme yapıldı?
Yoksa biz, milyonlarca insanın umudunu iki oyuncunun soyunma odası muhabbetine mi emanet ediyoruz?Ferdi ile Arda kendi gemilerini kurtardı o gece.
Ya kurtaramasalardı?
Anlaşılan işimiz futbol tanrılarına kalacaktı ve Montella'nın çözümsüzlüğüyle baş başa kalacaktık.
Yine.