Haber Detayı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan A Haber'de: ABD/İsrail-İran geriliminde son durum ne?
Güncel takvim.com.tr
27/03/2026 21:34 (6 saat önce)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan A Haber'de: ABD/İsrail-İran geriliminde son durum ne?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, A Haber canlı yayınında Haktan Uysal ve Banu El'in konuğu oldu.

AHaber CANLI YAYIN Bakan Fidan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

İşte Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar: Maalesef bu savaş bütün dünyanın gözü önünde cereyan etmekte.

Hem bölgemize hem küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olmakta.

Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa. 'BİR NUMARALI HEDEFİMİZ SAVAŞIN DURMASI' Biz tabii Türkiye olarak başından beri birkaç tane kendimize koyduğumuz ana hedef vardı.

Birincisi yani mümkünse savaşın çıkmaması ama çıktı, savaşı durdurmak; ikincisi savaşın daha genişlemesini, yayılmasını önlemek; üçüncüsü Türkiye'yi bu savaşın dışında tutmak.

Cumhurbaşkanımız bu konularda çok net vizyon ortaya koydular.

Tabii biz de günlük politikaları uygularken, temaslarımızı yaparken, inisiyatiflerimizi geliştirirken bu çerçeve içerisinde hareket ediyoruz.

Esas itibarıyla tabii savaştan çok önce Türkiye'nin bölgesel vizyonu, bölgede aslında iş birliğini, çatışmaların çözümünü ve bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımı tam da bu türden tehditleri öngördüğü için kıymetliydi.

O yolda ciddi adımlar atılmaktaydı ama bu mazisi çok önceki yıllara da dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan dolayı olan bu artık birikmiş enerji bir savaş hâlinde ortaya çıktı. 'SAVAŞIN DAHA BÜYÜK YAYGINLIK GÖSTERMEMESİ ÖNEMLİ' Tabii bizim dediğimiz gibi savaş çıkar çıkmaz, 12 Gün Savaşı'nda da aslında bu oldu, o zaman da öncesinde ve sonrasında ve esnasında çok çalışmamız olmuştu geçen sene.

Bu sene de çok çalışmamız var.

Bir numaralı hedefimiz savaşın durması.

Bunu yaparken de savaşın daha büyük yaygınlık göstermemesi önemli bizim için.

Burada işte diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önemli.

Çünkü bu savaş inşallah öyle veya böyle bir noktada biter ama bölgesel istikrarsızlık, yani nükleer bomba atılmış gibi hani 30 sene 40 sene bir yerde bitki bitmiyor nükleer bombadan sonra, bazı yerlerde savaş olunca toplumlar arasında, kültürler arasında çok ciddi, ülkeler arasında husumetler yıllarca devam ediyor.

Orada artık iş birliğini, kalkınmayı, refahı esas alacak bir ortam kuramıyorsunuz.

Biz bunun olmamasını istemiyoruz yani bütün çabamız aslında bunu önlemeye yönelik. 'MÜZAKERELERDEN BİR AŞAMAYA GELİNDİ' Savaşın aslında ortaya koyduğu tehdidi diğer aktörler de görmüş durumda.

Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi gibi.

Yani en azından müzakereler başladı Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var.

Bunu hani Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, konuşuyoruz.

İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz.

Bugün yine hem diğer tarafla hem İranlılarla uzun görüşmelerimiz oldu.

Tarafların nerede durduğunu, neler beklentisi, hangi türden beklentiler içerisinde olduğunu daha rahat anlamaya çalışıp uygun mesajları vermeye çalışıyoruz ama şunu söyleyebilirim tabii detaylara girmeden; şu anki müzakere pozisyonları iki tarafın da savaş öncesi müzakere pozisyonlarından farklı ister istemez.

Hele İranlılarınki çok daha farklı olacak çünkü savaştan önce İran müzakereye girerken tam da bu olmasın diye giriyordu.

Şimdi aslında savaş epey bir noktaya geldi, belli bir yıkımı oldu İran üzerinde de.

Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacak.

Bu da aradaki arabulucuların biraz daha işini zorlaştıran bir durum.

Ama inşallah umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam.

Bence yani müzakerelerde bir açılış pozisyonu vardır.

Burada haliyle ilk pozisyonlar biraz yukarıdan tutulur ki daha sonra müzakeresi yapılsın diye.

Bence bazı taleplerin yukarıdan tutulması aslında burada alışılmadık bir durum değil.

Yani bu yönetilebilir bir alan.

İran'ın da buna vereceği cevapta o da yukarıdan tutacak.

Benim iki tarafa da ifadem; yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın ama gerçekte bir niyet varsa iki tarafta da, onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir.

Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekinmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleri.

Tabii İran haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisinde Amerika'ya karşı.

Daha önce iki defa müzakereler olurken bir hani savaş durumu oldu.

Şimdi üçüncüsünde ne olabilir durumu var.

Biz diyoruz zaten hani korkulan savaş buydu ama şu anda bunu durdurmak önemli.

Amerikalılar da bu noktada isteklilik gösteriyorlar. 'YOĞUN TEMASIMIZ VAR' Ama öngörülemez problemler çıkabilir mi tarafların niyetlerinden bağımsız?

Olabilir.

O konuda da hani bizim bazı düşündüklerimiz var ama belki şu anda onu çok fazla ifade etmeye gerek yok.

Burada hem Cumhurbaşkanımızın hem bizim taraflarla yoğun teması da var.

İnşallah ifade ettiğim gibi yani bunu bir noktaya gelmesi için canla başla çalışıyoruz.

Tabii Pakistan sağ olsun merkezi bir rol oynuyor.

Mısırlı arkadaşımla günde herhalde dört defa beş defa konuşuyoruz, sürekli konuşuyoruz.

Onlarla da görüş alışverişinde, bölgedeki diğer ülkelerle çok fazla konuşuyoruz.

Avrupalılar çok fazla arıyorlar.

Güzel olan şu; tıpkı Gazze Savaşı'nda olduğu gibi bütün dünyanın aslında beklentisi bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması.

Onu bizim işte birkaç tane kilit ülkenin bir pratiğe dönüştürmesi gerekiyor.

DETAYLAR GELİYOR...

İlgili Sitenin Haberleri