Haber Detayı

İran savaşı sürerken küresel gıda arzı tehlikeli bir darboğazla karşı karşıya
Dünya takvim.com.tr
28/03/2026 01:34 (2 saat önce)

İran savaşı sürerken küresel gıda arzı tehlikeli bir darboğazla karşı karşıya

Orta Doğu’daki çatışmalar küresel tarımı tehdit ediyor. Gübre sevkiyatları Hürmüz Boğazı’nda birikirken, Hindistan, Cezayir ve Slovakya’da tesisler üretimi azaltıyor veya durduruyor. Çin ihracat kısıtlamalarıyla birlikte ABD, Brezilya ve Avustralyalı çiftçiler maliyet baskısı altında. Uzmanlar ise fiyatların hızla artmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Orta Doğu'daki gerilim ve aksaklıklar nedeniyle gübre fiyatları yükseliyor ve bu durum küresel gıda arzını riske atıyor.

ABD öncülüğündeki İran savaşının en büyük ekonomik kayıplarından biri, küresel gübre tedariki oldu.

Gübre sevkiyatları Hürmüz Boğazı'nın yanlış tarafında birikmiş durumda.

Hindistan, Cezayir ve Slovakya'da gübre tesisleri artan doğal gaz fiyatları nedeniyle kapanıyor ya da üretimlerini yavaşlatıyor.

Çin gübre ihracatını kısıtladı.

Avustralyalı buğday çiftçileri daha az ekim yaparken, ABD'de mısır ve soya üreticileri Başkan Trump'tan destek talep ediyor.

İran çatışmasının ekonomik etkileri genellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış üzerinden değerlendirilse de, gübre arzındaki zincirleme etkiler her geçen gün daha da kötüleşiyor.

Bu durum dünya genelinde çiftçiler için maliyetleri artırıyor ve bazı bölgelerde gıda güvensizliğine yol açma riski taşıyor.

Gübrelerin büyük bölümü doğal gaz kullanılarak üretiliyor.

Bu nedenle enerji açısından zengin Orta Doğu, Rusya'dan sonra en büyük küresel üretim merkezlerinden biri haline geldi.

Dünya gübresinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

Mısır ve Tayland gibi ülkeler de kendi gübre üretimlerinde Orta Doğu'dan gelen doğal gaza bağımlı.

Bağımsız Commodity Intelligence Services'ta gübre uzmanı olan Deepika Thapliyal, arzın bu denli büyük bir bölümünün ortadan kalkmasının fiyatlarda 'çok büyük bir sıçramaya' yol açtığını belirtti.

Bunun küresel sonuçları olduğunu ifade eden Thapliyal, özellikle Hindistan gibi büyük tarım üreticilerinin kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bu durum, ithal gübreye bağımlı ABD ve Brezilya gibi ülkelerdeki çiftçileri de etkiliyor.

Çiftçilerin daha yüksek maliyetlerle karşılaşacağı ve bu maliyetleri tüketiciye yansıtmak zorunda kalacağı öngörülüyor.

Sorunu derinleştiren bir diğer unsur ise Rusya'nın, Ukrayna savaşı nedeniyle tesis ve limanlarına yönelik drone saldırıları yüzünden üretimi artırmakta zorlanması. 'Gıda fiyatlarının artması kaçınılmaz,' diyor Thapliyal.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) de geçen hafta yayımladığı raporda birçok ülkenin gıda arzı açısından risk altında olduğunu belirtti.

Pirinç, mısır, soya ve bitkisel yağ gibi ürünlerde ithalata yüksek derecede bağımlı olan Körfez ülkeleri de kıtlık riskiyle karşı karşıya.

DTÖ Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, Kamerun'daki bir konferansta yaptığı konuşmada, çatışmanın enerji, gübre ve gıda ticaretini istikrarsızlaştırdığını söyledi.

Ayrıca, hükümetlerin zaten jeopolitik ve ticari gerilimler ile iklim baskılarıyla mücadele ettiği bir dönemde bunun yaşandığını vurguladı. 'Dünya ticaret sistemi son 80 yılın en büyük kesintilerini yaşıyor,' dedi.

Trump, İran savaşının kısa sürede sona ereceğini öne sürse de bu oldukça belirsiz görünüyor.

Perşembe günü İran'ın 'iyi niyet göstergesi' olarak sekiz petrol tankerinin geçişine izin verdiğini ve iki geminin daha geçtiğini söyledi.

Ancak bir gün önce denizcilik veri firması Lloyd's List Intelligence, son günlerde sadece sınırlı sayıda geçiş olduğunu ve bunların çoğunun yaptırımlı petrol taşıyan 'gölge filo' ile bağlantılı olduğunu açıkladı.

Boğazdan geçen sınırlı trafiğin İran Devrim Muhafızları'nın kontrolündeki bir koridordan ilerlediği, özel izin kodları ve İran eskortu gerektirdiği belirtildi.

Denizcilik istihbarat firması Windward ise geçişlerin arttığını ancak 'seçici erişim' sistemi içinde gerçekleştiğini ifade etti.

Ticaretteki aksaklıklar, Orta Doğu'ya bağımlı diğer sektörleri de tehdit ediyor.

Bunlar arasında otomobil ve uçak üretiminde kullanılan alüminyum ile yarı iletken üretimi için gerekli olan helyum da bulunuyor.

Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar ve Suudi Arabistan önemli alüminyum ihracatçıları.

Katar ise önemli bir helyum tedarikçisi.

Tedarik zinciri şirketi Blue Yonder analistleri, bölgedeki aksaklıkların Hindistan'dan gelen ilaç ve medikal ürünlerin, Asya'nın diğer bölgelerinden gelen yarı iletken ve bataryaların sevkiyatında gecikmelere yol açtığını belirtti.

Ayrıca petrol ve gaz fiyatlarındaki artışın taşımacılık, havacılık, tarım ve üretim maliyetlerini yükselttiğini ifade ettiler. 'Enerji, kimyasal ve diğer ürünlerin akışında ciddi aksaklıklar, artan navlun ve sigorta maliyetleri ile tedarik zincirlerinde büyüyen gecikmeler görüyoruz,' dedi Blue Yonder yöneticisi Nathan Moffitt.

Kearney danışmanlık şirketinden Suketu Gandhi de artan taşımacılık maliyetlerinin ürün fiyatlarına yansıyacağını belirtti.

Gemilerin Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu'ndan dolaşmak zorunda kalmasının kısa vadede maliyetleri yüzde 30 ila 70 artırdığını söyledi.

Tüm ekonomik etkiler içinde en geniş kapsamlı olanın gübre krizine bağlı etkiler olduğu değerlendiriliyor.

Alpine Macro'nun yayımladığı araştırmaya göre özellikle Asya (Hindistan ve Tayland başta olmak üzere) ve Avrupa ciddi risk altında.

ABD'de de bahar ekim sezonuna girilirken fiyatlar hızla artıyor.

Üre fiyatı savaşın ilk haftalarında yüzde 50, amonyak fiyatı ise yüzde 20 yükseldi.

Sorun, diğer üreticilerin Orta Doğu'daki kaybı telafi edecek hızda üretimi artıramamasıyla daha da büyüyor.

Bunun temel nedeni ise yine doğal gaz fiyatlarındaki artış.

Küresel tarım, benzer bir şoku dört yıl önce Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında yaşamıştı.

O dönemde enerji ve gübre fiyatları sert yükselmiş, bu da küresel gıda fiyatlarını yukarı çekmişti.

Ancak o kriz daha hızlı etki yaratmıştı çünkü Ukrayna'daki tarımsal üretim doğrudan durma noktasına gelmişti.

Karadeniz limanlarının kapanmasıyla buğday ihracatı durmuş, birçok tarım arazisi ekilememişti.

Şu ana kadar gübre fiyatları 2021-2022 seviyelerine ulaşmamış olsa da mevcut kriz ne kadar sürecek belirsiz.

ABD'de bazı çiftçiler sezonluk gübre alımlarını yapmış durumda, ancak yapmayanlar yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalabilir.

ABD önemli bir üretici olsa da Kanada, Rusya ve Katar'dan gübre ithalatına bağımlı.

Fiyat artışlarını dengelemek için Trump yönetimi Belarus ve Venezuela'dan gübre ithalatına yönelik yaptırımları kaldırdı.

Çiftçi grupları ise daha fazla adım talep ediyor.

Trump, çiftçilere kredi garantilerini artıracaklarını ve maliyetleri yükselttiğini söylediği düzenlemeleri azaltacaklarını açıkladı.

Topraktaki azot miktarını artıran tarım ürünleri üreten Pivot Bio'nun CEO'su Chris Abbott, şirketinin üretimi artırdığını söyledi.

Abbott, gübre fiyatlarının hızla arttığını, buna karşın tarım ürünlerinin fiyatlarının geride kaldığını ve gübre/tahıl fiyat oranının nesiller boyu görülmemiş seviyelere ulaştığını belirtti. 'Bu, zaten zor bir dönemde gerçekleşiyor,' dedi.

İlgili Sitenin Haberleri