Haber Detayı

Yaşlandıkça pilimiz neden bitiyor?
Prof. dr. ramazan i̇nci aydinlik.com.tr
09/11/2025 11:54 (2 ay önce)

Yaşlandıkça pilimiz neden bitiyor?

Yaşlandıkça pilimiz neden bitiyor?

Eşim gezgin ruhludur.

Yeni yerler keşfetmek, görmek ister çok.

Hep zaman pilimiz bitmeden gezelim tozalım der.

Haklısın dedim.

Evet yaşlanıyoruz!

Gençlik enerjimiz düşüyor elbette.Yaşlılık sınırına geldik.

Yaşlandıkça enerjimiz niye düşer?

NEDEN ENERJİMİZ AZALIYOR?

Yaşlanma, dayanıklılığın azalmasıdır.

Bedenimiz sadece fizyolojik olarak değil psikolojik ve sosyal mekanizmalar yoluyla dayanıklılığı azaltır.

Sonucunda; yaşlandıkça daha düşük enerji rezervi, daha yavaş iyileşme ve genç yetişkinlerin kolayca gerçekleştirdiği aynı görevler için daha fazla çaba sarf edilmesi gibi algılanan bir durum ortaya çıkar.

Pek çok nedenler ve etkileri var.Yüzeysel solunum yaparız.

Maksimum oksijen alımı 30-40 yaşından sonra her on yılda bir yaklaşık %5-15 oranında düşer, bu da dayanıklılığı azaltır ve günlük aktiviteleri daha zorlayıcı hale getirir.Hele kas kütlesi ve güç kaybı gittikçe artar.

Yapılacak işler için daha fazla çaba gerektirir.Vücudumuzdaki kalp damar sistemi etkileri yaşlandıkça kendini gösterir.Düşük kalp debisi, daha sert arterler ve daha yavaş kalp hızı tepkisi, egzersiz toleransını ve iyileşme hızını azaltır.Akciğer değişiklikleri de söz konusudur.

Göğüs duvarı esnekliği azalması efor sırasında solunum verimliliğini azaltır.Vücudumuzda sinir iletiminin yavaşlaması ve harekete katılımının azalması, algılanan çabayı ve hareket yavaşlığını artırır.Bunların dışında glikoz(şeker) toleransı yavaşlar, İnsülin hormonu duyarlılığındaki değişiklikler ve değişen vücut yağ metabolizması enerji bulunabilirliğini kötüleştirebilir.

KRONİK HASTALIKLAR ORTAYA ÇIKAR Yaşlandıkça kronik hastalıklar sıraya girer.

Avuç dolusu ilaç kullanırız.

Tıbbi durumlar ve ilaçlar hayatımızı değiştirir.Kronik hastalıklar (kalp yetmezliği, KOAH, diyabet, böbrek hastalığı, kansızlık) organ fonksiyon bozukluğu veya oksijen iletiminin azalması yoluyla doğrudan yorgunluğa neden olur.Uyku bozuklukları (uyku apnesi, uykusuzluk) dinlendirici uykuyu bozar, gündüz yorgunluğunu artırır.Çoklu ilaç kullanımı ve spesifik ilaçlar (antihipertansifler, sakinleştiriciler, antidepresanlar) sıklıkla uyuşukluğa, dayanıklılığın azalmasına veya metabolik yan etkilere neden olur.Depresyon ve kaygı, düşük enerjiye, psikomotor yavaşlamaya( uyuşukluğa) ve motivasyonun azalmasına neden olur.

YAŞAM TARZI VE BESLENME Yaşam tarzı ve sosyal katkı sağlayıcılar kısır döngüye neden olabilir.

Fiziksel hareketsizlik hali kondisyon kaybını, kas kaybını ve kardiyovasküler gerilemeyi hızlandırarak kısır bir döngü yaratır.Kötü beslenme diyebileceğimiz; yetersiz protein, kalori, mikro besin eksiklikleri (demir, B12, D vitamini) enerji ve kas bakımını bozar.Tek başınalık (sosyal izolasyon) ve aktivite çeşitliliğinin azalması hayatımızın akışını bozar.Daha az sosyal katılım, temel kondisyonu düşürür ve yorgunluk algısını artırır.

NE YAPMALI?

İlerleyici direnç antremanları ile (Şınav, skuat vb. ) güç kaybını tersine çevirmek, gücü artırmak ve yorgunluğu azaltmak için en etkili müdahaledir.

En iyi sonuçlar direnç, aerobik, denge ve esneklik çalışmalarının birleştirilmesiyle elde edilir.Tıbbi bakımı ihmal etmemeli, mümkünse her yıl hekim kontrolüne gitmeli.

Yeterli protein yeterli kalori, demir/vitamini eksiklikleri ihmal edilmemeli.

Düzenli ve iyi uyku gündüz enerjisini ve bilişsel dayanıklılığı artırır.Bir kez daha unutmadan; yaşlanmaya bağlı yorgunluk çok faktörlüdür: düşük kalp damar sistemi ve kas rezervi, bozulmuş hücresel enerji, hastalık yükü, ilaçlar, hareketsizlik ve uyku/beslenme sorunlarının hepsi katkıda bulunur.

Birçok faktör değiştirilebilir; hedefli egzersiz, tıbbi bakım, beslenme, uyku yönetimi ve ilaç değerlendirmesi, yaşlı yetişkinlerde enerji ve işlevi önemli ölçüde iyileştirir.

İlgili Sitenin Haberleri