Haber Detayı
Altın 2025'te tarih yazdı! 1979'dan bu yana en güçlü yıllık performans
Altın, 2025 yılında yatırımcısına yüzde 64,2 kazanç sağlayarak 1979'dan bu yana en yüksek yıllık getirisini elde etti. Fed'in faiz indirim sürecine başlaması, merkez bankalarının artan altın alımları ve küresel jeopolitik riskler fiyatları yukarı taşıdı. Güvenli liman talebinin güçlenmesiyle yıl boyunca yükseliş eğilimini koruyan ons altın, aralık ayında 4 bin 549 dolarla rekor tazeledi. Analistler, faiz indirim beklentileri ve jeopolitik belirsizliklerin altına olan ilgiyi canlı tuttuğunu belirtiyor.
Altın piyasası, geride bıraktığımız 2025 yılında yatırımcısının yüzünü güldürerek tarihi bir başarıya imza attı.Küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin etkisiyle altının onsu, geçtiğimiz yıl bazında yüzde 64,2 oranında bir değer kazancı sergiledi.Bu devasa yükseliş, "1979'dan bu yana kaydedilen en yüksek yıllık kazanç" olarak kayıtlara geçti.Altın fiyatlarını yukarı taşıyan başlıca unsurlar arasında, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim sürecine başlaması ve geçen yıl toplamda 75 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirmesi yer aldı.
Bunun yanı sıra büyük merkez bankalarının altın alımlarını artırması ve dünya genelinde yaşanan jeopolitik gelişmeler de fiyatlar üzerinde etkili oldu.Piyasalarda Fed'in bu yıl da iki faiz indirimi yapabileceği yönündeki beklentiler korunurken, Donald Trump'ın faiz indirimlerine yönelik güçlü açıklamalarının da altına olan talebi canlı tuttu.Yatırımcıların güvenli limanı olduAltın emtia piyasasında "güvenli liman" özelliğiyle öne çıkarken, jeopolitik risklerin devam etmesi de altın fiyatlarını destekledi.Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim devam ederken ABD ile Venezuela arasında tırmanan gerilim de son zamanlarda özellikle altının fiyat hareketleri üzerinde etkili oldu.ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarının ülke ekonomisini nasıl etkileyeceğine dair endişeler de yatırımcıların altına yönelmesine neden oldu.
Öte yandan merkez bankalarının alımlarına devam etmesi, altın fiyatlarındaki yükselişte önemli rol oynadı.Hindistan emeklilik düzenleyici kurumuna ait fonların yüzde 1’inin onaylı altın ve gümüş ETF’lerine ayırabilmesine izin verilmesi de altın ve gümüşe talebi artırdı.Yıla 2 bin 623 dolardan başlayan altının onsu, bu gelişmelerin etkisiyle alış ağırlıklı bir seyir izledi.
Aylık bazda bakıldığında, ons altın ocakta yüzde 6,67, şubatta yüzde 2,17, martta yüzde 9,26, nisanda yüzde 5,26, mayısta yüzde 0,03, haziranda yüzde 0,41 arttı.
Altının onsu, değer kaybettiği tek ay olan temmuzda yüzde 0,39 geriledi.
Takip eden aylarda yükselişine devam eden altının onsu, ağustosta yüzde 4,8, eylülde yüzde 11,9, ekimde yüzde 3,7, kasımda yüzde 5,4, aralıkda yüzde 2,1 değer kazandı.Aralık ayında altının onsu 4 bin 549,94 dolarla rekor tazelerken, yılı 4 bin 313 dolardan tamamladı.Altının onsu geçen yıl yatırımcısına yüzde 64,2 kazandırırken, 1979'dan sonraki en yüksek yıllık artışını kaydetti.
Altının onsu 1979 yılında yatırımcısına yüzde 126,5 kazandırmıştı.Tahminler yükseliş yönlüFinansal hizmetler şirketi Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, yaptığı değerlendirmede, "Altındaki yükselişte birkaç faktör rol oynamaktadır.
Bunlar ABD faiz indirim beklentileri, jeopolitik riskler, Fed'in bağımsızlığına yönelik tehditler, küresel mali koşullar ve ABD'nin ticaret politikasıdır" dedi.Bunların bazılarının yapısal nitelikteki faktörler olduğunu ifade eden Rodda, merkez bankalarının rezervlerini dolar varlıklarından uzaklaştırarak çeşitlendirmek amacıyla altın alımı yaptığını dile getirdi.Rodda, altının değerindeki artışın uygulanan politikalarla ilgili olduğunu belirterek, şunları kaydetti:"Yatırımcılar, enflasyonun hedeflerin üzerinde olduğu ve genişlemeci maliye politikasının uygulandığı bir dönemde, yaklaşan Fed faiz indirimlerine tepki gösteriyorlar.
Altının kısa vadeli seyri politikalarla bağlantılı olduğundan, altın piyasasındaki herhangi bir ters yönlü seyir politikalarda meydana gelebilecek değişikliklerden kaynaklanabilir.
O zamana kadar, teknik göstergeler piyasanın aşırı alım bölgesinde olduğunu işaret etse bile altın için temel göstergeler yükseliş yönlüdür."Merkez bankaları altın alımına devam ediyorAvustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer da "Merkez bankaları, dolardan uzaklaşarak çeşitlendirme amacıyla altın satın almaya devam ediyor" diye konuştuAyrıca traderların altını para birimlerinin değer kaybetmesi endişelerine karşı korunmak için cazip bir seçenek olarak gördüğünü vurgulayan Waterer, dolayısıyla altının yatırımcılar tarafından değer saklama aracı olarak olumlu karşılandığını söyledi.Waterer, sözlerine şöyle devam etti:"Fed'in 2026'da yıl faiz oranlarını düşürmesi beklenirken, altın da değer kazanıyor.
Sonuç olarak, Fed'in faiz indirimine devam edeceğine yönelik beklentiler ve özellikle jeopolitik risklerin sürmesi nedeniyle altın, yatırımcılar için cazip bir varlık olarak görünmektedir."