Haber Detayı

Hizbuttahrir ‘Gazze’ gündemiyle Ankara’da hilafet eylemi düzenledi: Gençler içerideyken, Hizbullahçılar miting yaptı
Türkiye cumhuriyet.com.tr
02/01/2026 04:00 (3 saat önce)

Hizbuttahrir ‘Gazze’ gündemiyle Ankara’da hilafet eylemi düzenledi: Gençler içerideyken, Hizbullahçılar miting yaptı

AKP’nin destek ve alan açmasıyla 2025’te irtica (gericilik) sokaklarda varlığını ve tehlikesini gösterdi. Özellikle, Menzil cemaati, Hizbutahrir ve İBD-C sokak eylemelerinde görünür oldu. Hizbullah ise 2. Çözüm Süreci kapsamında Meclis’teki çalışmalarını etkinleştirdi. Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretiyle İznik’te ekümenik bir tören düzenlendi.

2025 yılı Türkiye için tartışmalar ve eylemlerle geçti.

Siyasetten yargıya, yargıdan eğitime, eğitimden savunmaya sorunlarla boğuşulan 2025’te irtica (gericilik) sokaklarda boy gösterdi.

Cemaatler sokaklarda yürüyüş, eylem ve mitingler düzenlerken, Papalık da İznik ve İstanbul’da ayinler düzenledi.

Adeta “irticanın” yılı olan 2025’te önce çıkan laiklik ihlalleri şunlar oldu: KAVGAYI POLİS BAŞLATTI, SAVCI BİLE ENGELLEYEMEDİ 2025 yılının başlangıcında Menzil cemaatindeki miras kavgası gündemin merkezine oturdu.

Kardeşler arasında süren miras kavgası; 13 Ocak’ta cemaatin merkezi Adıyaman Kâhta ilçesindeki Menzil köyünde taraftarlar arasında taşlı-sopalı kavgaya dönüştü.

Saki ile Mübarek Elhüseyni’nin taraftarlarının arasında yaşanan kavga Saki taraftarı H.T. isimli ve Muş’ta görevli bir polis memurunca başlatıldı.

Söz konusu kavga öncesinde, 12 Ocak’ta gerilimin başladığı; ancak köye görevlendirilen bir savcı tarafından ilk gün engellendiği ortaya çıktı.

KAVGA SOKAK EYLEMLERİNE DÖNÜŞTÜ Devletin kolluk ve yargı üyelerinin dâhil olduğu kavganın ardından Mübarek’in grubu Semerkand Vakfı’nın, Adana ve Antalya’da Saki grubu Serhendi Vakfı’nın kullandığı binalardan kira istemesi, İstanbul Kavacık’taki Semerkand Külliyesi’nin tadilat gerekçe gösterilerek kullanıma kapatılması üzerine Serhendi Vakfı destekçileri İstanbul ve Sakarya’da protesto düzenledi.

Taraftarlar “Ümmetin malını miras yaptınız” sloganı attı.

SARAY’DA MENZİL ZİRVESİ Sokak eylemlerine kadar varan kavganın sonucunda; büyük ağabey ve cemaatin mevcut elebaşısı Saki Elhüseyni’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la şubat ayında Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüştüğü, Saki’nin Erdoğan’dan kendi vakfının kamu yararına dernek statüsü verilmesi için hazırlanan kararnamenin imzalanmasını istediği ortaya çıktı.

CEMAAT İÇİ ÇIKAR İÇİN DEVRİM YASALARI SUİİSTİMAL EDİLDİ Miras kavgası kapsamında Çorum Külliyesi için süren davada “Devrim Yasaları” suiistimal edildi.

Dava kapsamında; Saki Elhüseyni taraftarları binanın sahibinin tüm Müslümanlar olduğunu savunarak, bina üzerindeki özel mülkiyeti kabul etmediklerini savundu.

Mübarek ve Fettah tarafı ise 1924 Anayasası kapsamındaki “677 sayılı Devrim Kanunu” ile cemaatlerin kapatıldığını anımsatarak, savunmanın geçersiz olduğunu belirtti.

EYLEM VE CEMAATLER ARASI TEMASLARLA HİLAFETÇİLİK YÜKSELDİ Menzil cemaati, iç çatışma kapsamında sokak eylemlerine girişirken, Hilafetçilik ise Gazze gündemiyle karşı-devrim eylemlerine girişti.

ÜMMET, ŞERİAT VE İSRAİL’LE SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI Hilafet devleti kurmak için 40 farklı ülkede örgütlü çalışan ve Yargıtay’ca Türkiye’de terör örgütü sayılan Filistin merkezli Hizbuttahrir; söz konusu Hilafetçilik hareketinin başını çekti.

Örgütün yıl içinde en dikkat çeken eylemi ise IŞİD ve Elkaide bağlantılı Halis Bayancuk’un (Ebuhanzala) grubuyla Başkent Ankara’da 27 Temmuz’da Gazze gündemiyle düzenlediği eylem oldu.

Eylemde “ümmet”, “şeriat” ve “İsrail’le savaş” çığırtkanlığı yapıldı.

HİLAFETÇİLİK HAREKETİ İÇİN İTTİFAK OLUŞTURDU Hizbuttahrir; bu eylemin arından Gazze gündemiyle diğer cemaat ve gerici kişilerle işbirliği sağlamak için görüşme süreci başlattı.

Türkiye yayın organı Köklü Değişim Dergisi’nin kimliği altında yapılan bu görüşmeler kapsamında; Hizbullahçı Mehmet Beşir Varol (Molla Mizgin), kız çocuklarının evlenebileceğini savunan Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız, “1997 Müjde Yayınevi”ne bombalı saldırıyı gerçekleştiren “Vasat cemaati”nin elebaşısı Şahımerdan Sarı ile İsmailağa’nın gölge elebaşısı Mahmut Eren’le görüştü.

Kamuya da el atan örgüt; Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Yüksek Okulu Müdürü Dr.

Bahattin Cizreli’yle de temas kurdu.

Örgütün bu temasları; “Örgüt, İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımın yarattığı öfke ve kızgınlığı kullanarak, kendisini diğer İslami STK ve örgütlerin üst, ana çatısı olarak kabul ettirmeye çalışmaktadır.

Örgüt, içeride muhalif bir dini kanat oluşturarak sosyal taban tutmayı amaçlamaktadır” biçiminde değerlendiriliyor.

GENÇLİĞİ HEDEFİNE KOYDU Bu çalışmalarının ardından Hizbuttahrir, gençliğe yönelik çalışmalarına hız verdi.

Yılın son çeyreğinde örgüt; Köklü Değişim dergisinin gençlik yapılanması aracılığıyla yurt genelinde “Neslini ve geleceğini İslam ile koru” adlı bir kampanya başlattı.

Kampanya kapsamında bugüne değin; Ankara, Bursa, Hatay, Mersin, Diyarbakır, Adana, Aydın ve Aksaray’da çeşitli panel ve stant çalışmaları gerçekleştirildi.

Panellerde gençlere, laik/seküler yaşamın “ahlaksızlık” getirdiği, yükselişin “İslamlık” dininde olduğu, bunun için hilafet devletinin kurulması gerektiği aktarıldı.

SÜREÇ KAPSAMINDA HİZBULLAH MECLİS’TE HAREKETLİLİK KAZANDI Menzil ve Hizbutahrir’in yanı sıra Hizbullah ise 2.

Çözüm Süreci Kapsamında Meclis’te hareketlilik ve tanınma kazandı.

Bununla birlikte sokakta da etkisini gösterdi.

LAİKLİĞİN VE ÜNİTERLİĞİN HEDEFE KONDUĞU ÇALIŞTAY Süreç kapsamında Hizbullah’ın ilk eylemi, siyasi uzantısı HÜDA PAR’ın 15-16 Şubat’ta Diyarbakır’da düzenlediği “Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı” oldu.

Çalıştayda Cumhuriyet’in “ulusu ve yurduyla bölünmezliği” ve “laik yapısı” hedefe kondu.

Çalıştayın sonuç bildirgesinde şu taleplerde bulunuldu: “Kürt meselesinin çözümünün ancak ulus devlet paradigmasının ve ırkçı/kavmiyetçi bakışın terk edilmesi suretiyle mümkün olabilir.

Ulusçu resmi ideolojinin inkâr ve asimilasyon politikaları tamamen terk edilmelidir.” HİZBULLAHÇILARA AF ÇIKTI Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de 29 Mart 2025’te yayımlanan kararla; Ankara’da domuz bağ katliamlarından, İslamcı feminist yazar Konca Kuriş cinayetine uzanan terör faaliyetleri nedeniyle Hizbullah davalarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Şeyhmus Alpsoy (56) ve Hamit Çöklü’nün (67) cezaları “sürekli hastalık” gerekçesiyle affedildi.

GENÇLERE CEZAEVİ, HİZBULLAHÇILARA KONUŞMA HAKKI VERİLDİ Hizbullah’ın sokak eylemleri ise ağırlıklı olarak mitinglerle gerçekleştirildi.

CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla yurt genelinde başlayan protestolara iktidarca yapılan sert müdahaleler sonucunda 296 genç tutuklandı.

Halkın direnme hakkına yönelik iktidar tarafından sert müdahale ve adli işlemler uygulanırken, Hizbullahçılara adeta “pamuk şekeri” dağıtıldı.

Örgütün MEB Yapılanması Peygamber Sevdalıları Platformu’nun (PSP) nisanda düzenlediği Diyarbakır mitingde terör örgütünün kurucu elebaşısı Hüseyin Velioğlu’nun danışmanlarından ve eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın katledilişinin “talimatçısı” olan Mehmet Beşir Varol (Kodadı Molla Mizgin) konuştu.

HİZBULLAH ÇÖZÜM KOMİSYONU’NDA MUHATAP ALINDI 2.

Çözüm kapsamında Hizbullah da görünür bir biçimde muhatap alındı.

PSP Başkanı Mehmet Beşir Şimşek, 2.

Çözüm Süreci kapsamında Meclis’te kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun 18 Eylül’de düzenlenen 11. toplantısında örgütün medrese yapılanması İttihadululema’nın temsilcisi sıfatıyla dinlendi.

Aynı zaman rapor sundu.

Raporda; Kürt sorununun kaynağı olarak “Kemalist-ulusalcı zihniyet” gösterildi.

Ulus-devlet anlayışından vazgeçilmesi, anayasadaki 42. ve 66. maddelerin değiştirilmesi ve medreselerin yeniden resmi eğitim kurumları haline getirilmesi talep edildi.

KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN GERİCİ İSTEMLER Örgütün siyasi uzantısı HÜDA PAR da 23 Aralık’ta komisyona çözüm önerilerini içeren rapor sundu.

Raporda; yasal düzenlemelerin sadece PKK terör örgütünü kapsamaması, fesih kararı almamış olsa bile uzun süredir şiddete başvurmayan, üye sayısı ve teşkilatlanma bakımından silahlı eylem kabiliyetini yitirmiş yapıları da kapsaması gerektiği savunularak, adeta Hizbullah’ın da sürece dâhil edilmesi istendi.

Raporda Kürt sorunun çözümü içinse; anayasaya anadilde eğitim hakkının konması, başta Şeyh Said olmak üzere “Kürt âlimlerden” devlet adına özür dilenmesi, medreselere resmî statü tanınması talep edildi.

İBDA-C LEMAN DERGİSİNE SALDIRDI Gericiliğin sokak eylemlerinde en tehlikelisi ise İBD-C’nin 30 Haziran’da mizah dergisi Leman’ın İstanbul Beyoğlu’ndaki binasına düzenlediği saldırı oldu.

Derginin 26 Haziran’da çıkan sayısındaki bir karikatürde İslamlık elçisinin resmedildiği iddia edildi.

Bu konu hakkında Cumhurbaşkanlığı ve bakanlardan ardı ardına tepkiler geldi.

Adeta bu tepkilerden güç alan İBD-C; 30 Haziran gecesi dergi binasının önünde toplandı.

İBD-C sosyal medya hesabından “Leman dergisine Tevhid bayrağı asılacak” paylaşımı yapılırken, İBD-C’nin İstanbul sorumlusu ise “Burası Müslüman Anadolu toprağı.

Ya onlar ölecekler, ya biz öleceğiz.

Biz o nurla can vermeye de can almaya da hazırız” dedi.

Eylem boyunca şeriat çığırtkanlığı yapılırken, kurucu felsefe Kemalizm de hedef alındı.

Olayın Madımak Katliamı’nın arifesinde yaşanması nedeniyle kamuoyunca olay, bu katliama neden olan otel saldırısına benzetildi.

PAPA DA EKSİK KALMADI, İZNİK VE İSTANBUL’DA AYİN DÜZENLEDİ Türkiye’de radikal İslamcılık sokaklarda ve Meclis’te gerici eylem ve söylemlerde bulunurken, Papa 14.

Leo da 27-30 Kasım’da Türkiye’yi ziyaret etti.

Bu ziyaret Lozan Barış Antlaşması’na aykırı olan Fener Rum Kilisesi’nin “ekümenliklik” iddiasına destek amacı taşıdığından tepkilere neden oldu. “Vatikan Devleti Başkanı” sıfatıyla Türkiye’de ağırlanan papanın ziyareti, resmi protokolün tamamlanmasıyla Ortodoks Hıristiyanlık faaliyetlerine dündü.

Papa 14.

Leo; “Birinci İznik Konsili”nin 1700.

Yıldönümü kapsamında 28 Kasım’da konsilin gerçekleştiği tarihi kilise kalıntılarının ören yerinde ekümenik bir tören düzenledi.

Papa, 29 Kasım’da ise Fener Rum Kilisesi Başpapazı 1.

Bartholomeos’la ortak bildirge imzalarken, İstanbul Sarıyer’deki Wolkswagen Arena’da 4 bin kişinin katıldığı bir ayini yönetti.

Papa’nın Türkiye ziyareti kapsamında Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’u da ziyaret etmesi dikkat çekti.

DİYANET’İN YETKİLERİ HER KURUMA YAYILDI Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal ettiği Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yetkileri AKP tarafından sunulan yasanın mayısta Meclis’ten geçmesiyle uygulamaya kondu.

Yeni yasayla; Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün “öğrenci yurtları, eğitim kurumları, gençlik merkezleri ve kampları, ceza infaz kurumları, sağlık kuruluşları, sosyal hizmet kurumları ve benzeri yerlerde” işbirliği esasına göre manevi danışmanlık ve din hizmeti sunmasının önü açıldı.

Ayrıca müdürlüğün göçmen, engelli, bağımlı, afetzede gibi desteğe muhtaç kesimlere yönelik manevi danışmanlık hizmetleri yürütmesi sağlandı.

Öte yandan Din İşleri Yüksek Kurulu’na sakıncalı bulunan meallerin basım ve yayımını durdurma, dağıtılmış olanları toplama ve imha etme yetkisi verildi.

DİYANET HUTBELERİ TEPKİ ÇEKTİ Bu yasanın yanı sıra Diyanet’in yıl içinde yayımladı 3 cuma hutbesi ise tartışmalara neden oldu.

Diyanet’in 1 Ağustos’taki “Hayâ: Allah’ın Emri, Fıtratın Gereği” başlıklı cuma hutbesinde; “Kısa giysiler ve şeffaf kıyafetler giyilmesi, nerede ve hangi amaçla olursa olsun Allah’ın örtünme emrini ihlaldir, haramdır” denilerek, kadınların giyim özgürlüğü hedef alındı. 8 Ağustos tarihli ve “Sılai Rahimle Bereketlenen Tatil” başlıklı cuma hutbesinde ise Diyanet, günümüzdeki tatil anlayışının dine uygun olmadığını savundu.

Diyanet; “Kul Hakkı Ateşten Gömlektir” konulu 15 Ağustos’taki cuma hutbesinde ise kadıların miras hakkının erkeklerin yarısına denk gelmesine dayanan “dini miras hukuku” savunularak, eşitlikçi miras hakkı hedefe kondu.

TARİKAT ELEBAŞISI SİT ALANINA GÖMÜLDÜ Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde merkez tutan cerrahi tarikatının üyelerinden Sadettin Yılmaz’ın cenazesi, haziran ayında 1. derece sit alanı olan “Muhyiddini Rumi Hazretleri Türbesi”ne gömüldü.

Söz konusu gömülme işlemi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın imzasıyla gönderilen genelge kapsamında gerçekleştirildi.

İlgili Sitenin Haberleri