Haber Detayı

Her 'Beğeni'  mutluluk mu getiriyor, yoksa esaret mi?
Magazin haberturk.com
04/01/2026 00:06 (1 gün önce)

Her 'Beğeni' mutluluk mu getiriyor, yoksa esaret mi?

2025 verilerine göre Türkiye, sosyal medya kullanımında dünya ortalamasının oldukça üzerinde yer alıyor; ülkemizde kullanıcılar ayda ortalama 32.5 saati sosyal medya platformlarında geçiriyor. Çocuklarda oluşabilecek sosyal medya bağımlılığının önüne geçmek adına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı eş güdümlü çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda hazırlanan ve radikal tedbirler içeren kanun teklifinin, önümüzdeki haftalarda TBMM gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor

Bir dönemin parıldayan yıldızları Tylor Chase ile Amanda Bynes’ın bugün içinde bulunduğu trajik tablo, yalnızca bireysel birer sağlık sorunu değil; Kusursuz görünme baskısının ve dijital onay mekanizmalarının insan ruhunda açtığı derin yaraların sarsıcı bir sembolü olarak gözler önüne seriliyor.

Henüz çocuk yaşta adım attıkları pırıltılı sahnelerde birer idole dönüşen Tylor Chase ile Amanda Bynes, şöhretin ağırlığı altında ezilerek zirveden boşluğa yuvarlandı.

Bugün Los Angeles sokaklarında hayata tutunmaya çalışan Chase ile ailesinin vasiliği altında varlık mücadelesi veren Bynes’ın hikâyeleri, o pırıltılı madalyonun karanlık yüzünü temsil ediyor.

Onların yaşadığı bu yıkım, dijital çağın sunduğu sahte mükemmellik illüzyonunun insanı ne denli büyük bir yalnızlığa ve kimlik kaybına sürükleyebileceğinin en acı kanıtı...

ŞÖHRETİN YÜKÜNÜ KALDIRAMADILAR • Tylor Chase...

Los Angeles sokaklarında yaşıyor.2000 li yılların popüler çocuk dizisi Ned in Okul Rehberi dizisindeki Martin Qwerly rolüyle ünlenen ABD li oyuncu uzun süre sokaklarda yaşadıktan sonra geçtiğimiz günlerde zorunlu psikiyatrik gözlem altına alındı. • Amanda Bynes...

Yaşamını ailesinin vasiliği altında sürdürüyor.Özellikle 2000 lerin başında All That ve The Amanda Show gibi programlarla dünya çapında büyük bir üne kavuştu.

Psikolojik sorunları nedeniyle uzun süre annesinin vesayeti altında yaşadı.

YENİ NESİL ŞÖHRET: BEĞENİ BUTONUNA SIKIŞAN HAYATLAR Günümüzde ünlü olmanın yolu artık sadece televizyon dizilerinden, sinemadan veya reklam filmlerinden geçmiyor.

Sosyal medya platformları sayesinde herkes, her an Ünlü olma potansiyeline sahip.

Ancak, sabun köpüğü misali geçici ve sığ paylaşımlarla anlık popülerliği bir yaşam biçimi haline getirenlerin, arka planda ciddi psikolojik sorunlarla mücadele ettiğine de giderek daha sık şahit oluyoruz.

İçinde bulunduğumuz yüzyılın en sarsıcı pandemisi insanlığın görünmez kelepçesi.

O kelepçe de; sosyal medya bağımlılığı...Başlarda boş zamanları değerlendirme aracı olarak görülen sosyal medya, artık insanların özsaygısını, zamanını ve gerçeklik algısını yutan devasa bir kara delik haline geldi.

Bu dijital dönüşümün en tartışmalı ürünü ise hiçbir geleneksel zanaat veya akademik temele dayanmayan, Beğeni ve İzlenme algoritmalarıyla beslenen Sosyal Medya Ünlülüğü adındaki yapay meslek dalı oldu.

Emek ve liyakatin yerini Viral olma çabasına bıraktığı bu Yeni dünya düzeni , sadece bir kariyer tercihi değil, toplumsal bir kimlik erozyonunu da beraberinde getirdi.

Günümüzde ekranlar, içine hapsolduğumuz dijital hücrelere dönüştü.

Sosyal medya bağımlılığı, bireyi kendi hayatının öznesi olmaktan çıkarıp, başkalarının hayatlarının izleyicisi konumuna hapseden küresel bir soruna dönüştü.

Sosyal medyada ünlü olmak, dışarıdan sadece bedava ürünler, Prestij ve Hayran kitlesi gibi görünse de; dijital dünyada aniden gelen şöhret, özellikle psikolojik hazırlığı olmayan bireyler için ciddi tehlikeler barındırıyor.

O bireylerin başında da çocuklar geliyor.

Savunmasız durumdaki çocuklar için onay bağımlılığından bilişsel gerilemeye, siber zorbalıktan fiziksel bozulmalara kadar uzanan geniş bir risk yelpazesi, geleceğimizi sessizce tehdit ediyor.

Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkileri, 2024 ve 2025 te yayımlanan güncel raporlar ve akademik çalışmalar ışığında giderek daha kritik bir boyuta ulaştı. Özellikle; Beyin Gelişimi , Psikolojik Sağlık ve Fiziksel Gelişim başlıkları altında toplanan bu etkiler, çocukların hem bugününü hem de geleceğini şekillendiriyor.

Raporlarda, sosyal medya bağımlılığının zararları, madde madde sıralandı.

SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞININ ZARARLARI • Dış Onaya Bağımlılık... Çocuklar, değerlerini kendi yeteneklerinden ziyade takipçi sayısı ve Beğeni üzerinden ölçmeye başlar. • Yetersizlik Hissi...

Sosyal medyadaki Mükemmel hayatlar ile kendi hayatını kıyaslayan çocuklarda anksiyete ve depresyon riski artıyor.

Günde 3 saatten fazla sosyal medya kullanan gençlerde depresyon ve kaygı riski iki katına çıkıyor. Özellikle kız çocuklarında beden imajı memnuniyetsizliği daha sık görülüyor. • Sahte Benlik...

Kamera önünde sürekli Mutlu ve mükemmel görünme zorunluluğu, çocuğun gerçek duygularını bastırmasına ve ileride kimlik karmaşası yaşamasına neden olur. • Dijital Miras... Çocuğun henüz rızası alınmadan paylaşılan içerikler, ileride yetişkinlik hayatını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkiler. • Siber Zorbalık... Çocuklar, henüz duygusal olarak hazır olmadıkları ağır eleştirilere ve nefret söylemlerine maruz kalır. • Ekonomik Sömürü...

Bazı durumlarda ebeveynler, çocuğu bir Gelir kapısı olarak görebilir.

Bu durum, çocuk ile ebeveyn arasındaki güven ilişkisini zedeler. • Çocukluk Hakları... Çocuklar, oyun oynama hakkından mahrum kalır.

Ekran karşısında geçirilen süre arttıkça, yüz yüze iletişim ve göz teması kurma yetisi azalıyor.

Cihaz kısıtlandığında görülen, ağlama nöbetleri ve öfke patlamaları birer yoksunluk belirtisi olup teknoloji bağımlılığına işaret ediyor. • Dikkat Dağınıklığı...

Araştırmalar, günlük dijital medya kullanımı 60 dakikayı aşan çocuklarda dikkat dağınıklığı puanlarının, daha az kullananlara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğunu gösterdi. • Odaklanma Sorunları...

Kısa süreli videolar (Reels, TikTok) beynin ödül sistemini (dopamin) sürekli uyararak çocukların uzun süreli görevlere (kitap okuma, ders çalışma) odaklanmasını zorlaştırıyor. • Bilişsel Gerileme...

Aşırı kullanımın hayal kurmayı ve pratik düşünmeyi sağlayan sağ beyni pasifize ettiği belirtildi.• Uyku Bozuklukları...

Ekranlardan yayılan mavi ışık, büyüme hormonu ve uyku düzenini sağlayan melatonin salınımını baskılıyor.

Bu da akademik başarıyı ve fiziksel büyümeyi olumsuz etkiliyor. • Obezite Riski...

Günde 5 saatten fazla ekran başında kalan gençlerin obezite riski az izleyenlere göre 5 kat daha fazla. • Duruş Bozuklukları...

Sürekli öne eğik pozisyonda tablet veya telefon kullanımı, erken yaşta omurga problemlerine ve Tek boyun ağrılarına yol açıyor. 2025 verileri bu Dijital girdabın her geçen gün biraz daha derinleştiğini kanıtlıyor.Dünya genelinde 5 milyar 400 bin barajını aşan kullanıcı sayısı, sosyal medyayı artık bir platformdan ziyade Yaşamın ana sahnesi haline getirdi.

Türkiye ise bu sahnede başrolü kimseye bırakmıyor!

Instagram’da geçirilen sürede dünya rekoru kırarken, TikTok ve YouTube’da, devasa bir kitlesel mobilizasyon yaşıyoruz.

Nüfusun; 8 milyar 200 milyona ulaştığı 2025 te, dünya genelinde sosyal medya kullanımı, rekor seviyelere ulaştı. ♦ Toplam Kullanıcı Sayısı... 5 milyar 410 milyon (Nüfusun % 66 sı)♦ Yıllık Artış...

Her yıl ortalama % 4 -5 civarında (Yaklaşık 240 - 250 milyon yeni kullanıcı) DÜNYADA SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINA GİREN KİŞİLERİN SAYISI (AYLIK ORTALAMA) • Facebook... 3 Milyar (Nüfusun; % 37 si) • YouTube... 2 milyar 700 milyon (Nüfusun; % 33 ü) • Instagram... 2 milyar (Nüfusun; % 25 i)• TikTok... 1 milyar 840 milyon (Nüfusun; % 23 ü) DURUM ÜLKEMİZDE NASIL?

Türkiye de 2025 Ocak ayında; 58 milyon 500 bin olan sosyal medya kullanıcı sayısı, % 6.5 artışla yıl sonunda 62 milyon 300 bine yükseldi.

GÜNDE ORTALAMA 2 SAAT 43 DAKİKA SOSYAL MEDYA KULLANILIYOR • Nüfusa Oranı...

Nüfusun; %70.9 u aktif olarak sosyal medya kullanıyor. • İnternet Kullanıcı Oranı...

İnternet kullananların % 80.4 ü en az bir sosyal medya platformunda aktif. • Günlük Ortalama Süre...

Türkiye deki bir kullanıcı günde ortalama; 2 saat 43 dakikasını sosyal medyada geçiriyor.

TÜRKİYE DE HANGİ SOSYAL MEDYA PLATFORMUNU KAÇ KİŞİ KULLANIYOR?

Verilere bakacak olursak durum hiç de iç açıcı değil.

Ekim ayında nüfusu; 85 milyon 980 bin 654 olan ülkemizde başımızı dünya ortalamasının iki katı oranında sosyal medyaya gömmüş haldeyiz.

INSTAGRAM • Kullanıcı Sayısı... 58 milyon 400 bin (Nüfusun; % 68 i)♦ Ayda ortalama 32.5 saatle dünyada en çok vakit geçiren ülkeyiz.

Zira dünya ortalaması 16 saat...♦ En yoğun şekilde 18 - 34 yaş arası genç yetişkinler tarafından kullanılırken, 45 yaş üstü kitlede de en çok kabul gören ve kullanılan platform.♦ Erkek Kullanıcılar: % 52 ♦ Kadın Kullanıcılar: % 48 YOUTUBE • Kullanıcı Sayısı... 57 milyon 900 bin. (Nüfusun; % 67 si) ♦ Kullanıcılar; ayda ortalama 23 saat 31 dakikasını YouTube da geçiriyor.

TİKTOK • Kullanıcı Sayısı... 40 milyon 200 bin. (Nüfusun; % 47 si) ♦ Son iki yılda kullanıcı sayısında % 35 lik bir artış yaşandı. ♦ Kişi başı aylık kullanım süresi; 26 saat 26 dakika olarak ölçüldü. ♦ Türkiye, TikTok ta en çok vakit geçiren ülkeler arasında küresel ölçekte ilk 10 içerisinde yer alıyor. ♦ En çok; % 40 - 45 oranında Z kuşağı tarafından kullanılıyor. ♦ Erkek Kullanıcılar: % 61 ♦ Kadın Kullanıcılar: % 39 FACEBOOK • Kullanıcı Sayısı... 34 milyon 700 bin. (Nüfusun; % 40 ı) ♦ Halen güçlü bir tabana sahip olsa da büyüme hızı yavaşlamış durumda. ♦ Bir kullanıcı ayda ortalama 9 saat 45 dakikasını Facebook ta geçiriyor. ♦ En dominant kitle; 35 - 64 yaş arası yetişkinler olurken, Z kuşağının kullanım oranı % 20 nin altına düştü.♦ Erkek Kullanıcılar: % 56♦ Kadın kullanıcılar: %44 SIKI TEDBİRLER UYGULANACAK Ülkemizde, çocukların sosyal medya bağımlılığına sürüklenmemeleri bakanlık seviyesinde çalışmalar yapılıyor.

Türkiye de çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamak amacıyla 2026 başı itibarıyla devrim niteliğinde adımlar atılacak.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nın ortak yürüttüğü çalışmalar, Ocak 2026 da TBMM gündemine gelecek kapsamlı bir yasa teklifiyle somutlaşacak.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 3 Aralıkta AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas başkanlığında toplanan TBMM Dijital Mecralar Komisyonunda yaptığı sunumda Dijital Ortamda Çocukların Korunması başlıklı sunumda sosyal medya bağımlılığına dikkat çekerek, bakanlığın bu konuda yaptığı çalışmalardan söz etti.

HER 30 ÇOCUKTAN 13 Ü AYNAYA BAKARKEN KENDİNİ EKSİK HİSSEDİYOR Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sunumda şu açıklamalarda bulundu; • Sayın Cumhurbaşkanı mızın da sıklıkla dile getirdiği gibi gençlerimizin, çocuklarımızın sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde yitip gitmelerine seyirci kalamayız.

Bizler, çocuklarımız dijital dünyanın sunduğu fırsatlardan yararlanırken, onların ruhunu, zihnini ve kimliğini korumakla yükümlüyüz. Çocuklarımızın hayallerini algoritmalara, değerlerini sahte ideallere, güzelliklerini filtrelere teslim edemeyiz.

Bu anlamda sizlerin kıymetli görüşleri ve önerileri bizler açısından son derece değerlidir.

Komisyonunuzun bu alanda hazırlayacağı rapor bizim için yol gösterici olacaktır.• Sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara kesin olarak hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini öneriyoruz.• Özellikle çocukların, dijital dünya ile yoğun ve sürekli bir etkileşimi dikkati çekiyor. Çocuğun psikolojik bütünlüğü, artık fiziksel ve sosyal çevre kadar dijital çevre tarafından da şekilleniyor.• Bugün çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı sorunları, 4 başlık altında toplayabiliriz.

Birincisi, güvenlik problemi.

Araştırmalar, internete erişimi olan her 10 çocuktan 6 sının her gün tanımadığı kişilerle iletişim kurduğunu gösteriyor.

Akran zannettikleri tanımadıkları bu kişiler, yetişkinler olabiliyor veya farklı amaçlar taşıyabiliyor.

İkinci sorun ise depresyon, kaygı, özdeğer eksikliğidir.

Dünya Sağlık Örgütüne göre, sosyal medya kullanımı ergenlerde depresyon riskini yüzde 35 artırıyor.

UNICEF e göre, 14 - 17 yaş arası gençlerin yüzde 46 sı, sosyal medya paylaşımları yüzünden kendini yetersiz hissediyor.

Yani 30 çocuğun; 13 ü, aynaya bakarken kendini eksik hissediyor.• Türkiye de yapılan saha araştırmalarında ergenlerin yüzde 60 ından fazlası Sosyal medyada başkalarının hayatıyla kendimi karşılaştırıyorum diyor. Üçüncü sorun yine UNICEF e göre, her üç çocuktan biri internette siber zorbalığa maruz kalıyor.

Algoritmalar, şiddet ve taciz içeren içeriklere maruz kalmayı kullanım alışkanlıklarına dayanarak artırabiliyor, bu da dijital güvenlik risklerini büyütüyor.

Dördüncü sorun dikkat süresi, dürtüsellik ve öğrenme becerisidir.

Bugün çocukların dikkatini darmadağın eden sosyal medya, dürtüselliği artırıp sabırlarını azaltıyor. Çocukların ortalama dikkat süresi, son on yılda en az yüzde 30 oranında azaldı.

Artık bir çocuğun konuya odaklanma süresi 8 saniyeyi geçmiyor. Çocukların güvenliğini sağlamanın, dijital farkındalık oluşturmanın ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmanın atılması gereken en kritik adım olduğunu belirten Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ile dijital ortamda çocukların haklarını koruyan politikaları hayata geçirdiklerini söyledi.

Geçen yıl gerçekleştirdikleri Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı nın bu alandaki sorunlara çözüm üretmek için önemli veriler sağladığının altını çizen Mahinur Özdemir Göktaş; Bu çalıştayda, alanında uzman olan isimlerin yanında ebeveynleri ve çocukları da dinledik.

Onların deneyimleri ve sahadan gelen gözlemler, dijital dünyanın aile yapısı üzerinde ne denli güçlü bir etkisi olduğunu bir kez daha ortaya koydu dedi.

ALINMASI GÜNDEMDE OLAN TEDBİRLER Şu an hazırlıkları süren, Ocak 2026 nın ikinci haftasında Meclis e sunulması beklenen düzenlemeyle; ♦ 15 (bazı değerlendirmelere göre 16) yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişiminin kısıtlanması hedefleniyor. ♦ Kullanım; 13 - 16 yaş aralığı için ancak ebeveynin dijital onayı ve denetimiyle mümkün olabilecek. ♦ Artık sadece Yaşımı beyan ediyorum butonu yeterli olmayacak.

Platformlara, kullanıcının gerçek yaşını kanıtlayacak (e-Devlet entegrasyonu gibi) yaş doğrulama mekanizmaları kurma zorunluluğu getirilecek.

Birçok ülke, çocukların sosyal medya bağımlısı olmaması için kısıtlamalar uygulamaya başladı.

HANGİ ÜLKE NASIL TEDBİR ALDI? • Avustralya...

Dünyada bir ilki gerçekleştirerek 16 yaş altına sosyal medyayı tamamen yasaklayan yasayı 10 Aralık 2025 te yürürlüğe soktu.• Fransa... 15 yaşından küçük çocuklar, ebeveyn izni olmadan hesap açamıyor..• İngiltere...

Avustralya modeli üzerinde çalışılıyor. • Malezya...

Ocak 2026 itibarıyla 16 yaş altına sosyal medya yasağı uygulamaya başlayacağını duyurdu. • Danimarka ve Belçika... 13 yaşından küçük çocuklar, ebeveyn izni olmadan hesap açamıyor. 2026 hedefleri arasında yaş sınırını, 15 e çıkarma bulunuyor. • İtalya... 14 yaşından küçük çocuklar, ebeveyn izni olmadan hesap açamıyor..

İlgili Sitenin Haberleri