Haber Detayı
‘Takviyeler herkese, her zaman gerekli ürünler değildir’
Birçoğumuzun vitamin ve mineral takviyeleriyle ilgili kafası karışık. Gerçekten işe yarıyor mu, internette ve eczanelerde satılan her takviye vaat ettiği içeriğe sahip mi, denetim mekanizması nasıl işliyor, ne zaman takviyeye ihtiyaç duyarız? Bu soruları Prof. Dr. İsmet Tamer’e yönelttik.
Şirketlere pazar araştırmaları ve danışmanlık hizmeti sunan Fortune Business Insights raporuna göre küresel vitamin ve takviye pazarının büyüklüğünün 2032 yılına kadar 250 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Özellikle pandemi sonrası birçok kişi artık sadece uzun yaşamak değil, bu süreçte hem bedensel hem de zihinsel olarak sağlıklı ve zinde kalmak da istiyor.
Bu da takviyelere olan ilgiyi arttırıyor.
Her gün yeni bir takviye özellikle sosyal medyanın da ‘etkileme gücü’yle hayatımıza giriyor.
Evet, ilgi artıyor ama bir yandan da zihinlerde yeni soru işaretleri beliriyor.Geçen aylarda kurucuları arasında fonksiyonel tıp alanında tanınmış bir isim olan Dr.
Mark Hyman’ın da olduğu SuppCo uygulaması piyasada satılan ve ‘doğal Ozempic’ olarak anılan berberin takviyelerini laboratuvar ortamında test etti. 13 berberin takviyesinden 7’sinin içinde etiketinde yazan maddelerin olmadığını ortaya çıkardı.
Bu 7 markanın 3’ünde berberin oranı sıfır çıktı.
Sadece 6 ürün testi geçti.
Bu durum takviyelerin yeterince denetlenip denetlenmediği sorusunu da gündeme getirdi.
Biz de sorularımızı Acıbadem Life danışmanı, aile hekimi Prof.
Dr.
İsmet Tamer’e sorduk.
Acıbadem Life danışmanı, aile hekimi Prof.
Dr.
İsmet Tamer‘Pazarlama, sosyal medya talebi arttırıyor’◊ Neden özellikle son yıllarda takviyelere ihtiyaç duyuyoruz?
Günümüzde insanlar hayatlarında ya da beslenmelerinde eksik olduğunu düşündükleri şeylerin daha fazlasını takviyeyle telafi etme eğilimindeler.
Ama aslında takviyelere yönelimin birden çok nedeni var: Klasik ya da geleneksel beslenme şekilleri değişti.
İşlenmiş ya da özel geliştirilmiş gıdaların tüketimi arttı; taze sebze-meyve oranı düştü.
Bu durum başta özellikle vitaminler ve mineraller olmak üzere bazı mikrobesinlerin alımını azaltabiliyor.
Yaşam tarzımızda yer alan bazı yeni faktörler var.
Mesela plaza ve kapalı ofislerde uzun saatler çalışma ve modern şehir yaşamı yüzünden daha az güneş ışığına maruz kalıyoruz, bu da D vitamini eksikliğini arttırıyor; hızlı yaşam, düzensiz öğünler, vegan ya da çok sıkı diyetler bazı besin öğelerini eksik bırakabiliyor.
Sağlık alanındaki gelişmeler neticesinde farkındalık da arttı.
Artık gelişmiş testler subklinik yani henüz belirti vermeyen eksiklikleri ortaya çıkarıyor ve insanlar da bu sonuçları gördükçe 'Eksikse takviye alırım' diye düşünüyor.
Pazarlama teknikleri ve sosyal medya da yeni maddeleri, mucize vaatleri ve ‘doğalsa güvenlidir’ algısını hızla yayıyor; bu da talebi arttırıyor.‘Gereksiz ve aşırı kullanımdan kaçınılmalı’◊ Kan testi yaptırdığımızda referans aralığının altında kalan her vitamin, mineral için takviye almamız gerekiyor mu?
Karar nasıl verilmeli?Tetkik sonucunuz ‘referans aralığının altında eşittir mutlaka takviye alın’ şeklinde tek bir kural yok.
Karar o kişideki klinik bulgulara, eksikliğin ciddiyetine, altta yatan nedene ve hatta yapılan testlerin doğruluğuna bakılarak hekim tarafından verilmeli.
Örneğin tahlilde kanda hafif düşüklük var ama hastada bir bulgu yoksa, hemen takviye başlamak yerine yaşam tarzını ve beslenmesini düzeltmek tercih edilebilir.
Ama mesela halsizlik, saç dökülmesi, uyuşmalar gibi bulgular varsa elbette tedavi düşünülür.Bazen ciddi B12 düşüklüğü, ağır D vitamini eksikliği gibi çok düşük düzeyler direkt tedavi gerektirir; hafif sapmalarsa bekleme ve yeniden testle izlenebilir.
Böyle durumlarda altta yatan emilim bozukluğu ve kronik hastalık gibi durumlar ya da gebelik, emzirme veya özel diyetler gibi riskler varsa proaktif tedavi gerekebilir.Bazen de yapılan testler, örneğin toplam vitamin B12 düzeyi gibi, eksiklik konusunda bizi yanıltabilir; o zaman gerekirse aktif form testleri (metilmalonik asit, homosistein gibi) veya farklı yöntemler kullanılmalı.
Özetle gereksiz veya aşırı kullanımdan kaçınmalı.
Takviyeler ‘herkese, her zaman gerekli’ ürünler değildir.‘Uzman bir hekime danışarak hareket edin’◊ Her gün yeni bir maddeyle karşılaşıyoruz.
Bu maddelerin takviye olarak alınmasının yararları üzerine yeterli testler yapılıyor mu?
Yeni maddeler için ‘yeterli test’ kavramı iki şeyi içerir: İlki, ürünün etkinliğini göstermek için iyi tasarlanmış randomize kontrollü bilimsel çalışmalar; ikincisiyse güvenlik ve veri şeffaflığı.
Yeni ürünlerin etkinliğini sorgulamak için PubMed, PROSPERO veya Cochrane gibi kaynaklarda kontrollü çalışma ya da meta-analiz kayıtları varsa bu olumlu işarettir.
Klinik çalışmaların sayısı, katılımcı sayısı, çalışma süresi ve sonuçların büyüklüğü (yani etki büyüklüğü) önemli.
Pratik bir ipucu verelim: Bir madde popüler oldu diye sakın hemen kullanmayın, hele eğer tedavi amaçlı kullanıyorsanız, özellikle de eşzamanlı başka ilaç alıyorsanız mutlaka bu konuda uzman bir hekime danışarak hareket edin. ‘Takviye kullanmadaki amacınız net mi?’◊ Takviye satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?Öncelikle etiketinde etkin madde miktarı açıkça yazıyor mu?
Her bileşenin dozajı belirtilmiş mi? (Bazı ürünlerde ‘bitki özütü’ yazıp etkin madde miktarı gizlenir.) Üründe yan etki uyarıları, gebelik ve emzirme uyarıları veya çocuk kullanımıyla ilgili bilgi var mı?
Yoksa dikkatli olun.Üründe USP, NSF, ConsumerLab veya benzeri bağımsız üçüncü tarafların test sertifikası var mı?
Varsa güvenilirlik artar.
Markanın internet sitesi, üretim bilgileri, GMP (İyi İmalat Uygulamaları) uyumu, üretim yeri ve iletişim bilgileri net mi?
Mümkünse markanın kendi sitesinden veya yetkili satıcıdan almalı.Düzenli ilaç (kan sulandırıcılar, diyabet ilaçları vb.) kullanıyorsanız önce doktorunuza danışın, doğal, bitkisel diye sınıflandırılan birçok bitkisel takviye, ilaçlarla etkileşime girebilir.Takviye kullanmadaki amacınız net mi?
Genel destek için multivitaminle mi yoksa spesifik eksiklik için mi (örneğin B12, D vitamini) alıyorsunuz?
Spesifik eksiklik varsa önce test, sonra hedefe yönelik ürün belirlenmelidir.Fiyat tuzağına dikkat edin!
Çok düşük fiyatlar kaliteyle çelişebilir; çok yüksek fiyatlarsa her zaman daha iyi ürün demek değildir.‘Etiketle içeriğin uyuşmadığı oluyor’◊ Bağımsız bir oluşum, Amazon’da satılan 13 takviyeden 7’sinde iddia edilen etken maddelerin yeterli oranda olmadığını tespit etmiş.
Denetleme nasıl yapılıyor?Maalesef bu tür uygunsuzluklar rapor edildi, gerçekten de bağımsız test laboratuvarlarının bulguları zaman zaman etiketle içeriğin uyuşmadığını gösteriyor.
Denetim ve güvence mekanizmaları değişkenlik göstermekte, mesela ABD’de gıda takviyeleri ilaçlar gibi sıkı onaya tabi değildir; fakat üreticiler GMP çerçevesinde kalite kontrol yapmak zorunda.
Bu ürünlerin kimlik, saflık, güç ve kontaminasyon açısından test edilmesini gerektirir.
Uygulamada maalesef eksikler olabilir.
Bunu önlemek için bağımsız üçüncü taraflar, ConsumerLab, USP, NSF gibi kuruluşlar ürünleri rastgele alıp içerik doğrulaması yapıyor.
Takviye çılgınlığı yaşanan ABD’de FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) uyarıları, ülkemizdeyse Tarım Bakanlığı tarafından resmi denetimler, geri çağırmalar vb. zaman zaman yapılıyor.
Yine de bu tip durumlar oluşabiliyor.