Haber Detayı

Maduro’nun kaçırılması Latin Amerika’yı ayağa kaldırdı
Dünya artigercek.com
04/01/2026 14:08 (4 gün önce)

Maduro’nun kaçırılması Latin Amerika’yı ayağa kaldırdı

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulması, Latin Amerika başta olmak üzere birçok ülkede “egemenliğe saldırı” tepkisiyle sokak protestolarına yol açtı.

Artı Gerçek - ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılması, Latin Amerika ve birçok ülkede geniş çaplı halk protestolarına yol açtı.

Latin Amerike genelinde sivil toplum örgütleri, sendikalar ve halk hareketleri, ABD’nin askeri adımını, egemen ülkelere yönelik müdahale ve emperyalist bir hamle olarak nitelendirerek çok sayıda eylem düzenledi.

VENEZUELA'DAN 'İŞGAL' TEPKİSİ Venezuela içinde de geniş çaplı protestolar yaşandı.

Başkent Karakas başta olmak üzere birçok kentte halk kesimleri ve Maduro yanlısı gruplar sokaklara çıkarak ABD operasyonunu “işgal” olarak tanımladı.

KOLOMBİYA'DA ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ ÖNÜNDE PROTESTO Kolombiya’nın başkenti Bogota’da da binlerce kişi ABD Büyükelçiliği önünde toplanarak saldırıyı protesto etti.

Göstericiler “Latin Amerika’da ABD askeri varlığı istemiyoruz” ve “Venezuela yalnız değildir” sloganları attı.

Sosyal, işçi ve halk hareketlerinin çağrısıyla düzenlenen eylemlerde, bölge ülkelerinin Washington’un askeri politikalarına karşı ortak tutum alması gerektiği ifade edildi.

BREZİLYA VE ŞİLİ'DEN TEPKİLER Brezilya ve Şili’de de tepkiler yükseldi.

Brezilya’da sol partiler ve toplumsal hareketler protesto çağrıları yaparken, eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın “ABD’nin sınır ötesi askeri adımları kabul edilemez” yönündeki açıklamaları bölge kamuoyunda yankı buldu.

Şili’de ise gençlik örgütleri ve sol gruplar, merkezi meydanlarda Latin Amerika dayanışması ve bölgesel egemenlik vurgusuyla barışçıl gösteriler düzenledi.

KÜBA DEVLET BAŞKANI DÍAZ-CANEL, PROTESTOLARA KATILDI Küba’da, ABD’nin Havana Büyükelçiliği yakınlarında geniş katılımlı bir protesto gerçekleştirildi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in de katıldığı eylemde, ABD’nin Maduro’yu alıkoyması ve Venezuela’ya yönelik askeri operasyonlar kınandı.

Yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı gösteride ABD karşıtı sloganlar atıldı.

Díaz-Canel burada yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin askeri operasyonunu “uluslararası hukuka yönelik kabul edilemez bir saldırı” olarak nitelendirdi.

Küba Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada da ABD’ye, Maduro ve eşi Cilia Flores’i derhal serbest bırakma çağrısı yapıldı.

Açıklamada, saldırının “emperyalist ve faşist nitelik taşıdığı” savunularak, hedefin Venezuela ve bölgenin doğal kaynakları üzerinde denetim kurmak olduğu ifade edildi.

BERLİN'DE DE PROTESTOLAR DÜZENLENDİ Almanya’nın başkenti Berlin’in tarihi Brandenburg Kapısı önünde toplanan göstericiler ise, Almanya hükümeti ve Birleşmiş Milletler’den askeri müdahaleyi kınamalarını ve ABD tarafından gözaltına alınan Maduro’nun serbest bırakılması için girişimde bulunmalarını talep etti.

Gösteride ağırlıklı olarak sol görüşlü grupların pankartları dikkat çekti.

Gösteride "Venezuela’dan elini çek" ve "Venezuela’ya karşı savaşı durdurun" sloganları atıldı.

Göstericilerden bazıları, “Başkasının ülkesini işgal edip, devlet başkanını kaçırıp kendi mahkemelerinde yargılamasını kabul edemem diyerek” tepki gösterirken bir başka gösterici ise, “ABD’nin diğer devletlere yönelik şiddetinin karşısındayım” ifadelerini kullandı.

TRUMP'IN KOLOMBİYA VE KÜBA DEVLET BAŞKANLARI'NA TEHDİDİ Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela operasyonuna karşı çıkan bölge ülkelerine yönelik açıklamaları da tepkileri artırdı.

Trump’ın, Kolombiya Devlet Başkanı’nı “ABD karşıtı gruplara göz yummakla” suçladığı ve Bogotá yönetimini yaptırımlar ve diplomatik baskıyla tehdit ettiği ABD basınına yansıdı.

Trump’ın ayrıca Küba yönetimini hedef alarak, Havana’nın Venezuela’ya desteğini sürdürmesi halinde “ciddi sonuçlarla” karşılaşacağı yönünde uyarılarda bulunduğu bildirildi.

Trump’ın, Kolombiya ve Küba liderlerini hedef alan bu açıklamaları, Latin Amerika’da Washington’un baskı ve tehdit politikasını sürdürdüğü şeklinde yorumlandı.

Bölge basınında ve protesto gösterilerinde, ABD’nin askeri ve siyasi tehditlerinin Latin Amerika halkları üzerindeki tarihsel müdahaleci politikaların devamı olduğu vurgulandı.

Birleşmiş Milletler üyesi bir devlete yönelik saldırının cezasız kalmaması gerektiği belirtilen Küba Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Venezuela halkı için, Küba için yapacağımız gibi gerekirse kendi kanımızı vermeye hazırız” ifadelerine yer verildi. (DIŞ HABERLER-ANKA)

İlgili Sitenin Haberleri