Haber Detayı
“Azerbaycan’dan 280 milyonluk pazara gümrüksüz erişim var”
Türkiye ve Azerbaycan ticaret hacmi 10 yılda 3 kat artarken, yeni hedef 15 milyar dolar olarak belirlendi. İki ülke arasında ticaretin artırılması için çalıştıklarını söyleyen TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat, Türk yatırımcılar için Azerbaycan’da turizm, yenilenebilir enerji ve tarım gibi alanlarda yatırım fırsatları olduğunu söyledi.
Hamide HANGÜLTürkiye ile Azerbaycan arasında ticari ilişkiler güçleniyor.
Son 10 yılda iki ülke arasındaki ticaret hacmi 3 kat artışla 8 milyar dolara çıkarken, orta vadede yeni hedef 15 milyar dolar olarak belirlendi.
Bugün Türkiye’nin Azerbaycan’a yatırımı 18 milyar dolara, Azerbaycan’ın Türkiye’deki yatırımları ise 21 milyar dolara ulaştı.İki ülke özel sektör temsilcilerinin işbirliklerini geliştirmesiyle de ticaret ve yatırımlarda çıtanın daha yukarılara çıkması bekleniyor.
Azerbaycan’da farklı sektörlerde, özellikle tarım, turizm, gayrimenkul, kimya ve yenilenebilir enerjide yatırım fırsatları olduğunu söyleyen Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayicileri Birliği (TÜİB) Başkanı Hüseyin Büyükfırat, Türk iş dünyasına işbirliklerinin geliştirilmesi, yatırımlar ve ticaretin artırılması çağrısında bulundu.Bakü’de ikincisi düzenlenen Türkiye-Azerbaycan Yatırım Forumu sonrası sorularımızı yanıtlayan TÜİB Başkanı Büyükfırat, Azerbaycan’ın sadece 10 milyonluk bir pazar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Azerbaycan’ın 10 ülkeyle serbest ticaret anlaşması olduğuna vurgu yapan Büyükfırat, “Buraya üretim üssü kuran bir Türk firması, 280 milyon nüfusluk devasa bir pazara gümrüksüz erişim imkanı yakalıyor. ‘Orta koridor’un da canlanmasıyla burası stratejik bir merkez haline geldi” dedi.“Orta koridor, yeni bölgesel güç mimarisi”Bugün yeni dünya düzeninin, ekonomik ve jeopolitik açıdan derin bir dönüşüm sürecinden geçtiğine işaret eden Büyükfırat, şu değerlendirmelerde bulundu:“Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde ‘orta koridor’, artık bir alternatif değil, merkezî bir güzergâh hâline gelmiştir.
Türkiye ve Azerbaycan, bu koridorun iki ana sütunudur.
Asya’yı Avrupa’ya bağlayan ticaretin güvenli ve sürdürülebilir hattı artık bizim coğrafyamızdan geçmektedir.
Bu durum yalnızca ekonomik bir avantaj değil, aynı zamanda yeni bir bölgesel güç mimarisinin de ifadesidir.”Bu yeni dönemin en stratejik hamlesinin Zengezur koridoru olduğuna da vurgu yapan Büyükfırat, söz konusu koridorun önemini şöyle anlattı: “Bu koridor hayata geçtiğinde; Türk dünyası kara yoluyla kesintisiz şekilde birleşecek.
Orta koridor tam anlamıyla tamamlanacak, Azerbaycan, Türkiye ve Orta Asya arasındaki ticaret çok daha hızlı ve etkin hâle gelecek.
En önemlisi, bölgede kalıcı barış ve refah daha da güçlenecektir.
Zengezur, yalnızca bir ulaştırma hattı değil, oyunu kuran bir vizyonun somut ifadesidir.” Büyükfırat, Türkiye ve Azerbaycan’ın liderliğiyle Türk dünyasının artık ekonomik bütünleşme dönemine girdiğini vurguladı.Tekstilciler Mısır yerine Azerbaycan’a gelsinTürkiye’deki bazı tekstil ve sanayi firmalarının maliyetler karşısında Mısır veya Afrika ülkelerine yöneldiğine işaret eden Hüseyin Büyükfırat, Türk firmaları Azerbaycan’a davet ederek, ülkede sağalan ‘sanayi parkları’ avantajlarını şöyle anlattı:“Yatırımcılarımız uzaklara gitmek yerine kardeş ülkeye gelsin.
Azerbaycan’da sanayi parklarında yatırım yapan şirketler tam 10 yıl boyunca kurumlar, emlak ve arazi vergisinden muaf tutuluyor.
Fabrikayı kurarken getireceğiniz makine ve ekipmanda da gümrük ve KDV ödemiyorsunuz.
Altyapı devletten, vergi muafiyeti ise 10 yıl olarak uygulanıyor.”Petrokimya alanına özel ilgi Azerbaycan’da KOBİ’lere de kapıların açık olduğunu söyleyen Hüseyin Büyükfırat, ‘KOBİ küme sertifikası alan şirketlere 7 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlandığını söyledi.
Büyükfırat, “Destekler sayesinde Türkiye’den ciddi bir yatırım ilgisi görüyoruz.
Forum sırasında özellikle petrokimya alanında yatırım yapmak isteyen firmalarımızla verimli görüşmeler gerçekleştirdik.
Bu alana özel bir ilgi var.
Yakında kuracağımız ofisimizle yatırımcılarımıza rehberlik edeceğiz” dedi.Karabağ’ın yeniden imarında pozitif ayrımcılıkİşgalden kurtarılan bölgelere (Karabağ) yapılan yatırımlarda ise devletin “pozitif ayrımcılık” yaptığına işaret eden Hüseyin Büyükfırat, bölgedeki teşvik sistemini şöyle anlattı: “Karabağ’ı yeniden imar ederken yatırımcıyı baş tacı ediyoruz.
O bölgede iş kuracak firmalarımızın elektrik, doğalgaz ve su giderlerinin yüzde 20’si devlet karşılıyor.
Ayrıca çalışanların sosyal sigorta primleri 2033 yılına kadar sübvanse ediliyor.
Hammadde ithalatında KDV ve gümrük vergisi istisnası da var.
Yani yatırımcıya, ‘sen gel üret, yükünü ben hafifleteyim’ deniyor.”