Haber Detayı

'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka-Faroe-Grönland adaları
ümit kardaş artigercek.com
06/01/2026 00:00 (1 gün önce)

'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka-Faroe-Grönland adaları

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Grönland açıklarında keşfedilmemiş 17,5 milyar varil petrol ve 148 trilyon feet küp doğal gaz olabileceğini tahmin etmekte. Avrupa Birliği tarafından belirlenen 34 kritik hammaddenin 25’inin Grönland topraklarında bulunduğu anlaşılmakta.

Danimarka, Vikingler monarşisine eşit haklarla ve yeminle bağlı eski bir yerel özerlik geleneğine sahip.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra anayasal düzenlemelerle birçok yetki yerel yönetimlere devredildi.

Danimarka bunun yanında 1948’de özerklik yasası ile uzak adalar Faroe ve Grönland için merkezi devlete özel hukuksal ilişkiyle bağlı iki geniş kapsamlı bölgesel özerklik tanıdı.

İskoçya ile İzlanda arasında yer alan Faroe, 16’sında yerleşim olan 18 adadan oluşuyor.

Faroelilerin kendilerine ait bayrakları bulunuyor.

Resmi dilleri Faroece ( eski Norveççeden ayrılan Cermen dili ) ve Danca.

Faroeliler dilleri ve kültürleriyle kendilerini birlik duygusu gelişmiş bağımsız bir halk olarak görmekteler.

Adanın bir parlamentosu ve parlamento tarafından seçilen hükümeti bulunmakta.

Danimarkayı bir yüksek komiser temsil etmekte.

Ayrıca medeni ve ceza hukuku alanında nitelikli olmayan davalar bakımından bir yerel yargı yetkisi yer almakta.

Ada özerk yönetimi, bölge planlaması, tarım, sanayi, balıkçılık, sağlık, belediyelerin düzeni, eğitim, ticaret ve yerel-gümrük vergileri alanlarında yetkili.

Ayrıca bölge başka bir ülkeyle ticaret ve balıkçılık alanlarında bağımsız görüşme yapabiliyor.

Yetki alanına giren konulardaki harcamalar gelir, katma değer gibi vergiler ve Danimarka hükümetinin ek katkısı ile finanse ediliyor.

Danimarka hükümeti savunma, dış politika, adalet ve para politikasından sorumlu.

Faroe’nin sorunları için Danimarka dışişleri bakanlığında koordinasyonu sağlayan özel bir danışman bulunmakta.

Anlaşmazlıklar ise ortak bir komite tarafından uzlaşmayla çözülüyor.

Adada mevcut altı partiden sadece biri (Cumhuriyet Partisi) Danimarka’dan ayrılmayı savunuyor.

Diğer partiler Danimarka devletinin finansal desteğini düşünerek merkezi devletin sınırları içerisinde kalan geniş bir özerklikten yanalar.

Danimarka’nın ikinci özerk bölgesi olan Grönland, Arktik ve Atlantik okyanusları arasında yer alan dünyanın en büyük adası.

Vikingler adaya ulaşmadan önce Kuzey Amerika’dan gelen İnuitler tarafından yerleşim yeri olarak seçilmiş. 14. yüzyılda Danimarka’nın bir parçası olan adanın savunma ve yönetimi İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD’ye geçmiş, 1943’te hava üssü kurulmuş daha sonra ada tekrar Danimarka’ya iade edilmiş.

Grönland 1953’te sömürge statüsünden çıksa da, özerkliğin tanınması 1979’u buldu. 1 Mayıs 1979’da yapılan oylamayla Grönland özerkliği seçti.

Adanın iç sorunlarının çözümü bölgesel parlamentoya ve hükümete devredildi ve ilk özerk meclis seçimi yapıldı.

Grönland nüfusunun azlığına rağmen Danimarka Parlamentosu’nda iki milletvekili ile temsil edilmekte.

Birçok Danimarka yasası adada geçerli değil.

Örneğin İnuit’lerin yerli örf ve adet hukuku, adalet ve uluslararası kurumların üyeliğindeki özel düzenlemeler gibi.

Grönland hükümeti adayı doğrudan ilgilendiren konularda Danimarka hükümetinin yaptığı uluslararası görüşmelere alınmak zorunda.

Grönland kıyılarında balıkçılıktan yararlanamaya ilişkin olarak AB ile yapılan anlaşma buna örnek gösterilebilir. ( Modern Özerlik Sistemleri- Thomas Benedikter- Sh. 206 ) Ayrıca Grönland’ın başka devletlerle anlaşma yapma ve uluslararası kurumlara üye olma hakkı bulunmakta.

Grönland’liler, İzlanda ve Faroe ile birlikte, Kuzey Atlantik’te balık avlamayı daha iyi kontrol etmek için Batı-Kuzey İşbirliği’ni gerçekleştirdiler.

Özerklik yasası Kanada’da Danimarka elçiliği bünyesinde kendi temsilciliğini bulundurmaya izin vermekte Bu durum Danimarka’nın AB temsilciliği için de geçerli.

Parlamento ekonominin planlanması, çevre, eğitim, kültür politikası alanlarında yetkili ve sorumlu.

Adanın kendi bayrağı bulunuyor, İnuitçe ve Danca resmi dil olarak kullanılıyor.

Nitelikli davalar dışındaki davalara yerel mahkemeler bakıyor.

Temyiz davası adanın başkentindeki mahkemede görülüyor.

Özerkliğin genişlemesi konusunda müzakereler devam etmekte.

Siumut partisi özerkliği savunurken Ada’nın doğal kaynakları üzerinde tam kontrol istiyor.

Atassut partisi dış işlerinde daha fazla etkinlik kazanma yönünde talepte bulunuyor.

Aaqatigiit partisi ise tam bağımsızlıktan yana.

Danimarka, Gröndland’ın bağımsızlığı istemeleri halinde bunu vereceğini belirtmiş durumda.

Grönland’a bağımsızlık yolunu açan yeni özerkliği ilk statüden 30 yıl sonra 2009’da tanınmış oldu.

Adanın oylama sonucu bağımsızlığı kabul etmesi ve Danimarka Parlamentosu’nun onayından sonra Grönland özgür olabilme imkanına sahip.

Ancak adanın Danimarka’nın yıllık 375 bin avroyu bulan desteğinden vazgeçmeye niyeti yok. ( Benedikter- a.g.e- sh. 209 ) Grönland için önemli bir konu adanın ABD tarafından askeri üs olarak kullanılması.

Grönland bu askeri faaliyetlerden şikayetçi.

Antimilitarist İnuit geleneği ve çevreyi korumaya yönelik temel duyarlılıkları bu yakınmayı öne çıkarmakta. 1951 Grönland Savunma Anlaşması, Amerika Birleşik Devletleri'nin Grönland'daki askeri üslerini korumasına ve NATO tarafından gerekli görülmesi halinde yeni üsler veya "savunma bölgeleri" kurmasına izin vermekte. 2025 itibarıyla Grönland'daki ABD Pituffik Uzay üssü, füze saldırılarına karşı erken uyarı sistemleri barındırmakta. (eski adıyla Thule Hava Üssü) ABD ‘nin bu üssü Grönland için nükleer bir tehlike oluşturmakta.

Grönland’ı ele geçirmek istediğine yönelik açıklamasıyla kaygı uyandıran Donald Trump’a, Grönland Başbakanı Mute Bourup Egede, “Biz satılık değiliz ve asla olmayacağız.” ifadeleriyle tepki göstermişti.

Kuşkusuz Trump bu talebi James Monroe’nun, Batı Yarım Küreyi ABD’nin nüfuz alanı olarak görme düşüncesine dayanan, emperyalist Monroe doktrinine dayandırmakta.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Grönland açıklarında keşfedilmemiş 17,5 milyar varil petrol ve 148 trilyon feet küp doğal gaz olabileceğini tahmin etmekte.

Avrupa Birliği tarafından belirlenen 34 kritik hammaddenin 25’inin Grönland topraklarında bulunduğu anlaşılmakta.

Günümüzde eriyen buzullar sayesinde Arktik, ABD, Rusya ve Çin arasında küresel ticaret, enerji ve strateji üstünlük mücadelesinin merkezi haline gelmiş durumda.

Jeopolitik kilit konumunda olan Grönland’ın çevre duyarlılığını koruyarak kendi kaynaklarına sahip çıkma mücadelesi devam etmekte.

İlgili Sitenin Haberleri