Haber Detayı
ABD ve Almanya yıllarca birbirini dinlemiş! Merkel–Obama hattında istihbarat skandalı
Washington Post’un aktardığı çarpıcı bilgilere göre, yıllarca müttefik olarak anılan ABD ile Almanya’nın perde arkasında karşılıklı casusluk yürüttüğü ortaya çıktı. Almanya’nın, ABD’nin Angela Merkel’i dinlediği dönemde bu kez Barack Obama’yı hedef aldığı; Washington’un ise Berlin’i yakın markaja aldığı anlaşılıyor.
Almanya'da 2013 yılında büyük infial yaratan olayda, ABD istihbaratının dönemin Başbakanı Angela Merkel'in cep telefonunu dinlediği ortaya çıkmıştı.
Merkel o dönem sert bir çıkış yaparak, 'Dostlar arasında casusluk olmaz' ifadelerini kullanmıştı.
Ancak Washington Post'un dayandığı yeni bir kitaba göre, tam da bu süreçte Almanya'nın dış istihbarat servisi Bundesnachrichtendienst (BND) de ABD Başkanı Barack Obama'nın Air Force One uçağından yaptığı bazı telefon görüşmelerini dinliyordu.
AİR FORCE ONE'DAKİ AÇIK HATLAR ALMAN İSTİHBARATININ RADARINDA Alman gazeteci Holger Stark'ın kaleme aldığı 'Olgun Bir Ülke: Amerika'sız Almanya — Tarihi Bir Fırsat' adlı kitapta yer alan bilgilere göre, BND, Air Force One'daki bazı görüşmelerin şifrelenmediğini tespit etti.
Bu durum, Obama'nın uçuş sırasında kullandığı radyo frekanslarının dinlenebilmesinin önünü açtı.
Kitapta, BND'nin bu frekansları sürekli değil ancak yeterince sistematik biçimde izlediği; böylece ABD Başkanı'nın ve diğer Amerikalı üst düzey yetkililerin konuşmalarının birden fazla kez kayda alındığı belirtiliyor.
OBAMA'NIN KONUŞMALARI GİZLİ DOSYAYA GİRDİ Stark'ın aktardığına göre, Obama'nın dinlenen görüşmelerine ait dökümler, gizli bir dosya halinde BND Başkanı'na sunuldu.
Kaynaklar, bu belgeleri imha edilmeden önce gördüklerini belirtiyor.
Washington Post'a konuşan üst düzey eski bir Alman hükümet yetkilisi de, Air Force One'daki dinlemelere ilişkin sözlü raporların dönemin başbakanlık ofisinde dolaştığını doğruladı.
Yetkili, elde edilen bilgilerin Obama'yı hedef alan doğrudan bir operasyon değil, 'tesadüfi bir istihbarat kazanımı' olarak değerlendirildiğini savundu.
MERKEL'İN OFİSİ BAŞLANGIÇTA BİLGİLENDİRİLMEDİ Kitapta dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise, Merkel'in ofisinin bu dinlemelerden başlangıçta haberdar edilmemesi.
Stark'a göre, Obama'nın dinlenmesi 'yalnızca ara sıra' gerçekleşmiş olsa bile, ortaya çıkması halinde büyük bir dış politika krizine yol açabilecek nitelikteydi.
PARLAMENTO SORUŞTURMASINDA ÜSTÜ ÖRTÜLEN HEDEF: OBAMA BND'ye ait gizli dosyanın varlığı, 2014 ve 2015 yıllarında Alman Parlamentosu'nda yürütülen istihbarat soruşturması sırasında kamuoyuna yansıdı.
Ancak Stark'a göre Alman istihbaratı, 'en büyük ve en siyasi açıdan hassas hedefini', yani Barack Obama'yı uzun süre gizli tutmayı başardı.
Obama'nın yardımcıları ise Washington Post'un yorum talebine yanıt vermedi.
ALMAN İSTİHBARATI CLINTON'I DA DİNLEMİŞTİ Washington Post'un hatırlattığı üzere, Alman istihbaratının ABD'li siyasetçileri dinlemesi ilk kez gündeme gelmiyor. 2014'te Alman medyası, BND'nin Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Hillary Clinton'ın en az bir telefon görüşmesini dinlediğini yazmıştı.
Bu iddialar, CIA'ya bilgi sızdırdığı gerekçesiyle tutuklanan bir BND ajanının belgelerine dayanıyordu.
Haberlere göre, dönemin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Obama'nın Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Denis McDonough, bu konuyu Alman muhataplarıyla gündeme getirmişti.
YAKIN MÜTTEFİKE CASUSLUK: GÜVEN KRİZİNİN DERİNLİĞİ ABD Başkanı'nın dinlenmesi ise, Washington Post'a göre, yakın bir müttefike yönelik çok daha tartışmalı bir casusluk seviyesi anlamına geliyor.
Üstelik bu gelişmeler, ABD–Almanya ilişkilerinin bugünkü kadar gergin olmadığı bir dönemde yaşandı.
O yıllarda Alman kamuoyu ve Avrupalı liderler, ABD'nin Avrupalı siyasetçileri ve vatandaşları hedef alan gözetleme faaliyetlerini sert biçimde eleştiriyordu.
MERKEL'DEN OBAMA'YA SERT MESAJ: KABUL EDİLEMEZ Merkel, telefonunun dinlendiğine dair haberlerin ardından Obama ile yaptığı görüşmede, iddiaların doğrulanması halinde bu uygulamaları 'kesin bir dille reddettiğini ve tamamen kabul edilemez bulduğunu' ifade etmişti.
Dönemin Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de ABD'nin Berlin Büyükelçisi ile görüşmesinin ardından, 'Yakın dostları ve ortakları dinlemek tamamen kabul edilemez' açıklamasını yapmıştı.
MÜTTEFİKLİK Mİ, KARŞILIKLI ŞÜPHE Mİ?
Washington Post'un aktardığı bu ayrıntılar, ABD ile Almanya'nın kamuoyuna yansıyan 'stratejik ortaklık' söyleminin arkasında, derin bir güvensizlik ve karşılıklı casusluk geçmişi bulunduğunu gözler önüne seriyor.
Merkel'in 'güven yeniden tesis edilmeli' sözleri ise, iki ülke arasındaki ilişkilerin aslında ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.