Haber Detayı
Sayıştay raporu: RES ve GES’teki artış arz güvenliği ve elektrik kalitesini tehdit ediyor
Sayıştay, TEİAŞ raporunda, rüzgar ve güneş enerjisine yönelik santrallerin sayısındaki artışın elektrik arz güvenliği ve elektrik kalitesi açısından risk oluşturmaya başladığı uyarısında bulundu.
CANAN SAKARYA/ANKARA Sayıştay’ın Türkiye Elektrik İletim AŞ'a (TEİAŞ) ilişkin 2024 yılı raporunda dağıtım şebekesine bağlanma talebinde bulunan güneş enerji santralleri (GES) ve rüzgar enerji santralleri (RES) için TEİAŞ tarafından mevzuat gereği sadece transformatör merkezi güç değerlendirmesinin, bara kurulu güç değerlendirmesinin ve kısa devre limit değerlendirmesinin yapılabildiği, sistem işletmeciliğini etkileyecek konuların TEİAŞ tarafından değerlendirilemediği, bu durumun da arz güvenliği ve elektrik kalitesi açısından sorunlara yol açabileceği tespiti yapıldı.
Sayıştay, dağıtım şebekesine bağlanacak rüzgar ve güneş enerji santrallerine yönelik bölgesel kapasitenin, sistem işletim güvenliği kriterleri dikkate alınarak TEİAŞ tarafından belirlenebilmesini sağlamak için ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin acilen yapılmasını önerdi.
Kurulu güç hızla artıyor Sayıştay sistem işletmeciliğini etkileyen RES ve GES santrallerine bölgesel kapasite tahsisinin TEİAŞ tarafından belirlenmemesinin arz güvenliği açısından yarattığı sorunlara ilişkin şu tespitlerde bulundu: RES ve GES’ler, kurulum ve bakım-onarım maliyeti dışında herhangi bir üretim maliyeti gerektirmedikleri için oldukça cazip hale gelmekte, her geçen gün elektrik şebekesine bağlanma talebinde bulunan santral sayısı artmaktadır.
Bununla birlikte şebeke arz güvenliği ve elektrik kalitesinden sorumlu sistem işleticisi TEİAŞ, bu santrallerin bölgesel kurulu gücün belirli bir oranını aşmamasını arzu etmektedir. 105 GW’ye yaklaşan elektrik üretim kurulu gücü içinde GES gücü 9.3 GW’yi geçmiş, olumlu görüş verilen ve kurulum çalışmaları devam eden GES kapasitesi 32 GW’ye yaklaşmış, RES’lerin kurulu gücü 10 GW’yi geçmiş olup olumlu görüş verilen RES kapasitesi ise 20 GW’ye yaklaşmıştır.
Türkiye Ulusal Enerji Planında 2030 yılı için 18.1 GW RES, 32.9 GW GES tesisi öngörülmüştür.
Ocak 2023 tarihi itibariyle, 200 GW’yi aşan depolamalı RES ve GES başvurusu alınmıştır.
Bakanlığın 2030 yılındaki güç hedefinin yaklaşık 4 katı güç için Ocak 2023 tarihi itibariyle başvuru yapılmıştır.
RES-GES tipindeki üretim tesisleri yapıları gereği atalet enerjisi verememektedir.
Frekans ve reaktif güç kontrolüne yönelik verilen talimatlara RES’ler kısıtlı tepki verirken GES’ler ise hiç tepki vermemektedir.
TEİAŞ tarafından yapılan çeşitli analizlerde yılın belli dönemlerinde RES-GES kaynaklı üretimin, fosil yakıtlı santrallerden elde edilen enerjiyi geçeceği, atalet enerjisi olan fosil yakıtlı santrallerin üretim miktarının 5 GW’a kadar düşebileceği, hatta bazı saatlerde RES ve GES kaynaklı üretimin müdahale edilmezse, toplam tüketimi dahi geçebileceği tespit edilmiştir.
Avrupa ile Türkiye arasında fark var Sayıştay raporunda, Almanya ve İspanya’da RES ve GES üretiminin toplam üretimdeki payının Türkiye’den daha yüksek olsa da Avrupa ülkelerinin çok güçlü çok sayıda uluslararası iletim şebekesine bağlı olduğu bu ülkelerde pompaj depolamalı hidroelektrik santralleri ve batarya depolama sistemlerinin bulunduğu kaydedildi.
Türkiye’nin ise ENTSO-E sisteminin sınır ülkelerinden biri olduğu, uluslararası bağlantı hatlarının sayısının Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça sınırlı ve henüz pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerin devreye alınmış olmadığı kaydedildi.