Haber Detayı
Film gerçek oluyor: Beyindeki kötü anıları silmek mümkün olabilir
"Eternal sunshine of the spotless mind" filmini izleyip keşke kötü anıları silebilseydik dediğiniz oldu mu? Eğer cevabınız evetse, bunun yakında mümkün olabileceğini öğrenmek, eminiz sizi çok mutlu edecek...
Geçmişin karanlık gölgeleri gibi peşimizi bırakmayan travmatik anılar, yakında bir radyo düğmesi gibi kısılabilir.
Sinirbilim dünyasının parlayan isimlerinden Profesör Steve Ramirez, yeni kitabı “Bir Anı Nasıl Değiştirilir” ile bu sorunun cevabını bilim kurgu filmlerinden çıkarıp laboratuvar masasına yatırıyor.Ramirez’e göre, insan beynindeki anıları yeniden yazmak, geleceğin modern tıbbının sıradan bir parçası haline gelmeye aday.
Bu teknoloji sadece acı veren anıları susturmakla kalmıyor, aynı zamanda bağımlıların uyuşturucu krizlerini dindirmeyi ve Alzheimer gibi hastalıklar yüzünden kaybolduğu sanılan hatıraları geri getirmeyi de vaat ediyor.Boston Üniversitesi’ndeki laboratuvarında fareler üzerinde yaptığı deneylerde inanılmaz sonuçlar aldığını belirten Ramirez, ışık kullanarak belirli anıları barındıran beyin hücrelerinin yerini tespit etmeyi başardı.
Bu hücrelere müdahale ederek farelere sahte anılar yerleştirdi ya da tamamen unutulmuş anıları canlandırdı.
Sinirbilimci, anıların Microsoft Word’deki bir “kaydet” butonu gibi sabit olmadığını, aksine her hatırlandığında yeniden inşa edilen esnek bir yapıya sahip olduğunu savunuyor.
Yani bir anıyı kütüphaneden her çıkarışımızda, farkında olmadan içine yeni detaylar ekliyor ya da mevcut olanları değiştiriyoruz.Anıları silmek yerine duyguları kontrol etmekRamirez’in üzerinde durduğu en önemli nokta, anıları tamamen yok etmek değil, onların üzerimizdeki yıkıcı etkisini hafifletmek.
Profesör, belirli anıları tutan hücreleri hedef alan ilaçlar veya bilişsel davranışçı terapiler sayesinde anının “sesini kısmayı” hedefliyor.
Örneğin, korkunç bir kaza anısı zihninizde kalmaya devam edecek ancak o anıyı hatırladığınızda hissettiğiniz dehşet ve fiziksel acı artık sizi felç etmeyecek.
Aynı yöntemi tersine çevirerek, güzel anıların pozitif etkisini artırmak da teorik olarak mümkün görünüyor.
Cenevre’deki bilim insanları şimdiden bağımlılıkla mücadelede bu yöntemin kapılarını aralamış durumda.Ancak her devrimsel teknolojide olduğu gibi, bu gücün kötüye kullanılma ihtimali de endişe yaratıyor.
Ramirez, anıların pazarlama amaçlı manipüle edilmesinden korktuğunu gizlemiyor.
Sosyal medyadaki kısa bir reklamın bile zihnimizde bir tohum gibi büyüyüp kararımıza dönüştüğünü düşünürsek, beyindeki doğrudan müdahalelerin ne kadar tehlikeli olabileceği açıkça görülüyor.Yine de araştırmacı, bu bilginin ürün satmak yerine insanlığı iyileştirmek için kullanılacağı konusunda umutlu.
Kendi çalışma ortağı Xu Liu’yu kaybettikten sonra yaşadığı yas sürecini de anıların bu esnek yapısı sayesinde atlatmayı başaran Ramirez, kayıp hatıraları geri getirmenin bilimin “Kutsal Kasesi” olduğuna inanıyor.