Haber Detayı

44 ton reçinenin içine hapsedilen Mercedes: G-Serisi'nin hikayesi
Güncel chip.com.tr
12/01/2026 22:10 (6 saat önce)

44 ton reçinenin içine hapsedilen Mercedes: G-Serisi'nin hikayesi

Mercedes, efsanevi G-Wagon modelinin dayanıklılığını anlatmak için 1979 model orijinal bir aracı devasa bir blok içinde dondurdu. 52 tonluk bir sanat eserine dönüşen ve "Amber Cube" adı verilen bu yapı, markanın neden tasarımını bir asırdır değiştirmediğinin en somut cevabı...

Otomobil dünyasında bazı modeller vardır ki sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp başlı başına birer ikona dönüşür.

Mercedes G-Serisi, namıdiğer G-Wagon, tam olarak bu sınıfa giriyor.

Ünlülerden olimpiyat şampiyonlarına kadar pek çok ismin garajını süsleyen bu heybetli makine, aslında 1979 yılında yollara çıktığında hem arazide hem de asfalt üzerinde konfor sunabilen sıra dışı bir "yenilik" olarak tanıtıldı.

Aradan geçen onca yıla rağmen tasarım çizgisini neredeyse hiç bozmayan araç, 2018 yılında Detroit’teki Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı’nda sergilenen bir sanat eseriyle efsanesini bambaşka bir boyuta taşıdı.

Mercedes, markanın amiral gemisi olan bu arazi aracının dayanıklılığını ve zamana meydan okuyan ruhunu anlatmak için akıllara durgunluk veren bir yönteme başvurdu.1979 model orijinal bir G-Serisi, tam 44,4 ton reçinenin içine hapsedildi.

Ortaya çıkan devasa kehribar renkli blok, “Amber Cube” adıyla anılmaya başlandı ve otomobil dünyasının en unutulmaz reklam kampanyalarından biri haline geldi.

Markanın yöneticileri, bu küpün G-Serisi’nin öz değerlerini ve karakterini kaybetmeden nasıl sürekli geliştiğini simgelediğini belirtiyor.

Otomobili adeta bir fosil gibi donduran bu dev kütle, aracın “zamandan daha güçlü” olduğu mesajını vermek için özel olarak tasarlandı.Evrim geçiren bir klasikOtomobil üreticileri genelde modelleri yenilerken radikal tasarım değişikliklerine gitmeyi tercih edebilse de, bu durum bazen hüsranla sonuçlanabiliyor.

G-Serisi ise bu tuzağa düşmeyen nadir modellerden biri.

Tasarımın ana hatları 1979’dan beri aynı kalsa da, teknoloji her zaman en üst seviyede tutuluyor.

Özellikle 2018’deki yenilenme süreci, modelin tarihindeki en büyük dönüşüm olarak kabul edildi.

Dışarıdaki o sert ve köşeli hatlar ile stepne detayı korunurken, içeride dokunmatik ekranlar ve jestle kontrol edilebilen multimedya sistemleri gibi en modern teknolojiler yerini aldı.

Yani G-Wagon, nostaljik görünümünü korurken dijital dünyanın tüm imkanlarını bünyesine kattı.Bu 52 tonluk devasa sanat eserini oluşturmak hiç de kolay bir süreç olmadı.

İşçiler, reçineyi aracın etrafına katman katman dökmek için yaklaşık üç ay boyunca uğraş verdi.

Ortaya çıkan bu dev blok sadece bir defalık gösteriş için de tasarlanmadı; özel bir çerçeve yapısı sayesinde dünyanın farklı noktalarındaki etkinliklere taşınabilir hale getirildi.

Bu sayede marka, G-Serisi'nin hafızalardaki yerini her zaman taze tutmayı başarıyor.Lüksün ve gücün simgesi olan araç, bugün sadece standart modelleriyle değil, sınırlı sayıda üretilen özel versiyonlarıyla da otomobil tutkunlarının rüyalarını süslüyor.

Örneğin, sadece 99 adet üretilen dudak uçuklatan fiyatlı Mercedes-Maybach G650 Landaulet veya 900 beygir gücüyle asfaltı ağlatan Brabus modifiyeli canavarlar, bu serinin ne kadar uç noktalara gidebileceğini kanıtlıyor. 

İlgili Sitenin Haberleri