Haber Detayı
11 Merkez Bankasından Powell'a Destek
FED Başkanı Jerome Powell'a yönelik siyasi baskılar ve hakkında başlatılan cezai soruşturmaların ardından, dünyanın en güçlü merkez bankaları ortak bir bildiri yayımlayarak Washington'a "bağımsızlık" mesajı verdi.
2026 yılına damga vuran ABD Merkez Bankası (Fed) ve Trump yönetimi arasındaki gerilim, küresel bir boyut kazandı.
Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik siyasi baskılar ve hakkında başlatılan cezai soruşturmaların ardından, dünyanın en güçlü merkez bankaları ortak bir bildiri yayımlayarak Washington’a "bağımsızlık" mesajı verdi.
Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve İngiltere Merkez Bankası’nın başını çektiği 11 merkez bankası, yayımladıkları deklarasyonla Powell ile tam dayanışma içinde olduklarını ilan etti. "Merkez Bankası Bağımsızlığı Demokratik Bir Zorunluluktur" Merkez bankası yetkilileri tarafından kaleme alınan bildiride, para politikalarının siyasi müdahalelerden uzak tutulmasının küresel ekonomik istikrar için hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Bildiride şu ifadelere yer verildi: "Hizmet ettiğimiz vatandaşların çıkarları doğrultusunda fiyat, finansal ve ekonomik istikrarı sağlamak son derece önemlidir.
Bu nedenle, hukukun üstünlüğüne ve demokratik hesap verebilirliğe tam saygı göstererek bu bağımsızlığı korumak kritik önem taşımaktadır." Kanada’dan Powell’a Övgü Bildiriye imza atan isimlerden biri olan Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem, Pazartesi günü yaptığı ek açıklamada Powell’a olan güvenini bizzat dile getirdi.
Macklem, Bloomberg’e gönderdiği e-postada şu değerlendirmelerde bulundu: "Başkan Powell, Fed'i politikaya değil, tamamen ekonomik verilere ve kanıtlara dayalı kararlar almaya yönlendiriyor.
Powell, oldukça zor koşullar altında çok iyi bir iş çıkarıyor ve kamu hizmetinde dürüstlüğün en iyi örneğini sergiliyor." Lagarde ve İngiltere Merkez Bankası Devrede Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde da başından beri para politikasının bağımsızlığını kırmızı çizgisi olarak tanımlıyor.
Lagarde ve diğer Avrupalı mevkidaşları, Fed’in bağımsızlığının sadece ABD’yi değil, doların küresel rezerv para birimi olması sebebiyle tüm dünya ekonomilerini doğrudan etkilediğinin altını çiziyor.