Haber Detayı

Dünya Kudüs Haftası: Ümmete 7 Maddelik Seferberlik Çağrısı
Manşetler dogruhaber.com.tr
14/01/2026 02:00 (1 saat önce)

Dünya Kudüs Haftası: Ümmete 7 Maddelik Seferberlik Çağrısı

Dünya Müslüman Alimler Birliği tarafından ilan edilen Dünya Kudüs Haftası kapsamında, ümmetin siyasi, ilmi, toplumsal ve vicdani sorumluluklarının altı çizilirken; Kudüs’ün gündemin merkezine alınması, Gazze için sürdürülebilir destek mekanizmalarının kurulması ve küresel ölçekte kitlesel dayanışma eylemlerinin hayata geçirilmesi istendi.

Gazze’de devam eden yıkım ve Batı Şeria’daki ihlallerin gölgesinde, Dünya Müslüman Alimler Birliği tarafından her yıl ilan edilen Dünya Kudüs Haftası’nın bu yılki programı açıklandı.

Dünyanın dört bir yanından alim, yazar ve akademisyenlerin katıldığı toplantıda yapılan açıklamada, Kudüs ve Gazze’nin ümmetin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.

Açıklamada, Receb ayının son haftasında ilan edilen Dünya Kudüs Haftası’nın, yalnızca sembolik bir anma değil; ümmeti bir araya getiren, seferberlik ve aktif çalışma çağrısı niteliği taşıyan yıllık bir durak olduğu vurgulandı.

Bu yılki Dünya Kudüs Haftası’nın, “Kudüs ve Gazze… Yakın Bir Umut” sloganıyla 13–19 Ocak 2026 tarihleri arasında icra edileceği bildirildi.

İsra ve Miraç: Kudüs Ümmetin Kimlik Merkezidir İsra ve Miraç hadisesinin, Kudüs’ün İslam inancı ve medeniyeti açısından merkezi konumunu teyit eden ilahi bir mesaj olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Mescid-i Haram ile Mescid-i Aksa arasındaki bağın ümmetin kimliğinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi.

Bu yılki anmanın, Gazze’de yaşanan yıkım ve soykırımın dünya kamuoyunca açıkça görüldüğü, aynı zamanda Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü fethettiği tarihi döneme denk gelmesinin önemine işaret edildi.

Kudüs, Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırıların ümmetin vicdanına ve misyonuna yönelmiş saldırılar olduğu belirtilerek, bu süreçte sorumlulukların arttığı vurgulandı.

Gazze’de direniş gösterenlere ve halka selam gönderilirken, şehitler, gaziler ve esirler “izzetin ve onurun simgesi” olarak nitelendirildi.

Kudüs Gündemin Zirvesine Taşınmalı Dünya Kudüs Haftası’nın, hükümetler, kurumlar ve toplumlar için önceliklerin yeniden belirlenmesi açısından stratejik bir fırsat olduğu ifade edildi.

Kudüs’ün gündemin merkezine alınması, Gazze için maddi, ilmi ve medya alanlarında tüm imkanların seferber edilmesi çağrısı yapıldı.

Hafta boyunca düzenlenecek etkinliklerin, yılın geri kalanına yayılan sürekli bir mücadelenin başlangıcı olması gerektiği vurgulandı.

Ayrıca alimler, hatipler ve davetçilere, iki Cuma hutbesini Dünya Kudüs Haftası çerçevesinde ele alma çağrısı yapılırken, Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik sorumlulukların altı çizildi.

Cuma namazları sonrası ve hafta boyunca kitlesel gösteriler düzenlenmesi istenirken, özellikle Batı ülkelerinde halkların vicdanının diri olduğunun gösterilmesi gerektiği ifade edildi.

Gazze İçin Yardım Çağrısı Açıklamada son olarak, Kudüs davasına ilişkin bilinç inşasının güçlendirilmesi, normalleştirme söylemlerine karşı mücadele edilmesi ve Gazze için sürdürülebilir yardım çalışmalarının artırılması çağrısında bulunuldu.

Kudüs’ün ümmete seslendiği vurgulanarak, Gazze’de yaşananların tüm insanlığı sorumluluk almaya davet ettiği kaydedildi.

Filistin Alimler Birliği adına Nevaf Tekruri tarafından okunan Dünya Kudüs Haftası’na ilişkin açıklamanın tam metni kamuoyuyla paylaşıldı: Ümmet Âlimleri Koordinasyonu – Kudüs ve Filistin’e Destek çerçevesinde faaliyet yürüten âlimler, ilmi kurumlar ve etkin yapılar, her yıl Receb ayının son haftasında Dünya Kudüs Haftasını ilan etmeyi bir gelenek hâline getirmiştir.

Bu hafta, İsra ve Miraç gecesinin yıldönümü ile Selahaddin Eyyûbî’nin Kudüs’ü fethinin hatırasına denk gelen, sembolik bir anma olmanın ötesine geçerek; çalışma, seferberlik ve aktif çalışma dönemine dönüşen, ümmeti bir araya getiren yıllık bir durak niteliği taşımaktadır. “Kudüs ve Gazze… Yakın Bir Umut” Bu yıl Dünya Kudüs Haftası, “Kudüs ve Gazze… Yakın Bir Umut” sloganıyla, 13–19 Ocak 2026 Milâdî tarihleri arasında icra edilecektir.

İsra ve Miraç hatırası, İslâmî bilinçte inanç ve medenîyet açısından bir kuruluş anını temsil etmektedir.

Yüce Allah, bu olayda Mescid-i Haram ile Mescid-i Aksâ’yı ebedî bir bağla birbirine bağlamış, bu bağı kimliğin ve ilahî mesajın temel unsurlarından biri kılmıştır.

Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “ Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulumuz Muhammedi Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.” (İsrâ, 1) Bu ilahî yolculuk, Kudüs’ün ümmetin yürüyüşündeki merkezi konumunu, onun inancının, tarihinin ve geleceğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ilan eden ilahî bir bildiridir. ‘’Dünya Gazze Halkına Yönelik Soykırımın Boyutlarını Gördü’’ Bu yılki anma etkinliği, son derece istisnaî bir tarihî bağlamda gerçekleşmektedir.

Dünya Kudüs Haftası’nın ilanı, izzetli duruşuyla öne çıkmış Gazze’de sözde bir ateşkesin sağlandığı bir döneme denk gelmektedir.

Oysa dünya kamuoyu, Gazze halkına karşı sürdürülen vahşi soykırımın ve sistematik yıkımın boyutlarını açıkça görmüştür.

Bu yılki anma etkinliği, aynı zamanda bölgenin yaşadığı büyük dönüşümlerin ortasında ve Selahaddin Eyyûbî’nin Beytülmakdis’i özgürleştirdiği tarihî zaferin yıldönümünde idrak edilmektedir.

Tüm bunlar, Kudüs’ün hiçbir zaman ikincil planda tutulan bir mesele olmadığını; ümmetin liderleri, âlimleri ve halkları için daima merkezi bir sorumluluk teşkil ettiğini yeniden teyit etmektedir.

Kudüs’e, Gazze’ye, Batı Şeria’ya ve Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) miracgâhına yönelik saldırılar; ümmetin özüne, vicdanına ve ilahî misyonuna yöneltilmiş saldırılardır.

Ümmete 7 Maddelik Çağrı Bu çerçevede, Ümmet Âlimleri Koordinasyonu – Kudüs ve Filistin’e Destek olarak, Gazze’nin direnişinin ardından ve Siyonist projenin gerçek yüzünün açığa çıkmasından sonra bu yılki Dünya Kudüs Haftası’nı ilan ederken, aşağıdaki temel tutum ve sorumlulukları vurguluyoruz: Birincisi: Allah Teâlâ’nın sebat verdiği ve cephelerde dimdik duran, ümmetin onurunu ve haysiyetini savunan izzet timsali Gazze’deki mücahitlere en derin saygı ve selamlarımızı sunuyoruz.

Aynı şekilde mücahitleri bağrına basan, sabır ve ribatın dayanağı olan, direniş denkleminde asli bir unsur hâline gelen Gazze halkını selamlıyoruz.

Gazze’nin yiğit evlatlarından hak ve izzetin şahidi olarak tertemiz kanlarıyla şehadet mertebesine yükselen mücahit ve sebat ehli olan şehitleri, yaralarına rağmen sebatını koruyan gazileri ve zincirler altında hür mücahitlerin sabrıyla direnen esirleri selamlıyoruz.

Hepsi, cesaretleri ve teslimiyetleriyle izzetin simgesi, onurun mihenk taşı olmuşlardır.

İkincisi: Dünya Kudüs Haftası; bireyler, kurumlar ve halklarının iradesini yansıtan hükümetler nezdinde önceliklerin yeniden belirlenmesi için stratejik bir fırsattır.

Kudüs, ilgi ve gündemlerin zirvesinde yer almalıdır.

Gazze ise, maddî, ilmî ve medya alanındaki tüm imkânların seferber edilmesini gerektiren zamanın gerekliliğini temsil etmektedir.

Bu hafta, yılın geri kalanında Kudüs ve Filistin için kesintisiz sürecek bir mücadelenin direnç kaynağı olmalı; gelip geçen bir etkinliğe indirgenmemelidir.

Üçüncüsü: Tüm kurum ve kuruluşları Dünya Kudüs Haftası’nı fiilen sahiplenmeye; resmî açıklamalar yapmaya, etkinlikler ve programlar düzenlemeye, mensuplarını bu sürece güçlü biçimde dâhil etmeye davet ediyoruz.

Ayrıca, etkinliklerin çeşitliliğini ve kapsayıcılığını temin etmek üzere, üst komite tarafından hazırlanan Dünya Kudüs Haftası Rehberi’nden istifade edilmesini öneriyoruz.

Dördüncüsü: Ümmetin âlimlerini, hatiplerini ve davetçilerini; önümüzdeki iki Cuma hutbesini Dünya Kudüs Haftası çerçevesinde ele almaya, ilk kıbleye karşı ümmetin sorumluluğunu, Gazze ve Batı Şeria’ya karşı vazifesini, ateşkes görüntüsüne rağmen gevşememenin ve sürekliliğin önemini vurgulamaya davet ediyoruz.

Zira geniş çaplı saldırı sonrası olan zaman dilimi, çalışmaya ve yeniden inşaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır.

Beşincisi: İslâm dünyasında ve dünya genelinde (özellikle Batı ülkelerinde tatil günleri dikkate alınarak) Cuma namazlarının ardından ve hafta boyunca kitlesel halk gösterilerinin düzenlenmesini çağrısında bulunuyoruz.

Bu gösteriler, Gazze’ye destek, Batı Şeria’daki süregelen saldırılara karşı duruş ve Filistin davasının halkların vicdanında hâlâ diri olduğunun güçlü bir ifadesi olmalıdır.

Altıncısı: Dünya Kudüs Haftası’nda bilgi ve eğitim boyutunun önemini vurguluyor; kavramların tashihini, normalleştirme ve meşrulaştırma söylemleriyle mücadeleyi, Kudüs’ün merkezi konumunun müfredatlarda, kültürel ve medya söyleminde yeniden kökleştirilmesini gerekli görüyoruz.

Bu, davayı sulandırmaya ve unutturmaya karşı uzun soluklu bir bilinç inşasıdır.

Yedincisi: Gazze’deki kardeşlerimiz için organize ve sürdürülebilir yardım çalışmalarının artırılmasını, ümmetin tamamını kapsayan mal ile cihad farizasının bir gereği olarak görüyoruz.

Bu çabalar; bilinçli ve sorumlu bir infak anlayışını yerleştirmeli, yardımı geçici bir duygusal tepki olmaktan çıkarıp direnişin ve sebatın kurumsal bir dayanağı hâline getirmelidir.

Bugün Kudüs ümmete seslenmektedir.

Aksâ, uykuya dalmış vicdanları uyandırmaktadır.

Gazze’de enkaz altında kalan çocukların kanı ve beden parçaları, ümmeti; fedakârlıkların büyüklüğüne yakışır bir duruş sergileme sorumluluğuyla yüz yüze bırakmaktadır.

Cephede sebat eden mücahitler, ümmetin onurunu muhafaza etmekte; bugünü koruyup yarını, kanları, sabırları ve ribatlarıyla inşa etmektedirler.

Allah, emrinde mutlak galiptir; ancak insanların çoğu bunu bilmez. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

İlgili Sitenin Haberleri