Haber Detayı
Misafir gibi değil, evlat gibi karşılar: Hatay
Hatay beni her zaman misafir gibi değil, evlat gibi karşılar; öyle bir ana kucağıdır. Bu coğrafyada geldiğinde “hoş geldin’’ diye karşılanırsın, giderken de ‘”hoş geldin’’ diye uğurlanırsın. Ne zaman vedalaşsanız, bir parçanız gölgesinde kalır.
Hatay’a deprem sonrası çok gidip geldim, o büyük yıkımın arasından geçtim, felaketi gördüm.
Sonrasında umut dolu yolculuklarım oldu.
Geçen haftaki ziyaret biraz uzun aradan sonra oldu.
Bir kez daha kavuştuk, hüzünlendik, sarıldık birbirimize…Bonna “Yarına da Kalsın” projesi ile birçok üniversite ve meslek lisesine ulaşıyor, öğrencilerle buluşuyor, ekipman desteği sağlıyor ve profesyonel mutfaklarda sürdürülebilir gıda kullanımı konusunda gençleri bilgilendiriyor.
Bunu çok sessiz ve incelikli yapıyor üstelik.
İlk kez Hatay’da yürütülen çalışmaya basın mensupları da katıldı.
Amaç 6 Şubat depremleri öncesindeki Hatay’ı bir kez daha hatırlatmak; yeni sorunlar ve çözümlere dikkat çekmekti.Uçaktan baktığımızda tepelere doğru yapılan yeni binalar, geniş yollar ve yeşil alanlar gördüm.
Büyük bir inşaat alanı gördüm.
Geniş bir alana yayılmış, yeni ve daha çok boşlukları olan bir şehir.Kent merkezi, aşkımız Antakya rezerv alan olarak boşaltılmış, tarihi ve dini yapıların, Uzun Çarşı’nın onarımı başlamış ama restorasyon süreci daha çok zaman alıyormuş.
Buradaki gıda ürünleri satan esnaf, çarşı civarında kurulan geçici yapılara yerleştirilmiş.
Bizim bu alanı gezme şansımız olmadı.
Hava çok sertti, yağış vardı ve trafik faciaydı.
Ünlü Antakya restoranlarının bir kısmı Kültür Sanat Çarşısı’na taşınmış, bir kısmı da Gastronomi Çarşısı’nda.
İkisini de gezme şansımız oldu, kalıcı yapılar olarak tasarlanmış, güzel mozaiklerle süslenmiş, yerel halka moral olmuş.
Neredeyse tüm bildiğimiz lezzetler bir arada, yan yana misafirlerini bekliyor.Biz ilk gece sevgili dostum Razik Büyükgazel’in Konak restoranında yemek yedik.
Razik bey Hataylı turizm ve iş insanlarını da davet etmişti, farklı düşünceler ve ihtiyaçlar konusunda haberdar olmamızı sağladı bu buluşma.
Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin Avrupa Birliği'nden Coğrafi İşaret Tescilli ve dünyanın en iyi tatlısı seçilen Antakya künefesi için yapılan çalışmaları aktardı.HAGİAD yönetim Kurulu Başkanı Zekiye Çankaya Fakıoğlu şehrin en çok ihtiyacı olan şeyin moral olduğu hatırlattı.
Özellikle Hatay’a yapılan ziyaretlerin şehrin ekonomisini yeşerttiğini, konaklama ve gastronomik deneyimlerin mümkün ve güvenli olduğunun altını çizdi.Müzeler de açık Hatay’da.
Belki dünyanın en güzel oteli sayılabilecek Museum Otel bir kez daha şaşırttı hepimizi.
Otelin inşaat kazıları sırasında ortaya çıkan arkeolojik kalıntılar yerinde korunarak sergileniyor.
Mimar Emre Arolat tarafından tasarlanan, çelik kolonlar üzerinde yükselen otelin zemin katında yer alan müzesi M.Ö. 3’üncü yüzyıldan bugüne kalan bir duvara, dünyanın en büyük tek parça zemin mozaiğine, Roma hamamlarına ve M.S. 2’nci yüzyıldan kalan nefes kesici Pegasus tasvirine ev sahipliği yapıyor.İki şahane proje Hatay’da yapılan çalışmalar içinde yakından izlediğim, gönül bağım olan “HayatHatay” projesi Hatay Valiliği’ne bağlı olarak İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt tarafından yönetiliyor.
Proje Hatay Valiliği’nin deprem yaralarını sarmak adına, üreten, çalışan, ekonomiye katkı sağlayan 53 kadın kooperatifini bir araya getirerek; kadınların işgücüne katılımını artırmayı ve ekonomik olarak güçlenmelerini hedefliyor.
Belen’de kurulan lojistik merkezi sayesinde ülkemizin her yerine kontrollü olarak üretilmiş bu ürünleri ulaştırmak mümkün.
Biz TURYİD olarak bu oluşumu ilk andan bu yana destekliyor, ürünleri mutfaklarımıza taşıyor ve projenin görünürlüğüne katkı sağlıyoruz.
Projenin internet sitesinden ürünlere ulaşabilir ve her alışverişinizle bir yaraya merhem olabilirsiniz.Buğday Derneği deprem sonrası bölgede Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm Projesi uyguluyor.
Zehirsiz üretim sonucu toprağı ve unuttuğumuz lezzeti geri getiriyorlar.
Mandalina siparişini hemen verebilirsiniz, tam zamanı.
Kurutulmuş mayıs portakalları, karakılçık bulguru, domates turşusu, domates-biber salçaları, nar ekşisi için ‘Hatay için Birlikte’ sitesine göz atmanızı tavsiye ederim.
Özellikle anlaşmalı tarım konusunda Buğday Derneği işbirliklerine açık.
Restoranlar, toplu yemek yapan firmalar, fırınlar ve pastaneler için hem nitelikli ürüne ulaşmak için bir fırsat hem de Hatay çiftçisi için önemli bir destek olacaktır.İki kadın hikâyesi 25 kişiye yakın misafir grubumuzu öğle yemeğinde Ali Mürdün Lokantası’na götürmek istedik, Ali Mürdün yemek yapmaktan vazgeçince sevgili arkadaşım Elif Ovalı’yı aradık, hemen organize oldu ve bizleri Hatay'ın Kültürel Mirasından İlham Alan Sanat ve Tasarım Atölyesi Hasat’ta misafir etti.
Bostanda ne varsa salatası, hayatımda yediğim en iyi şeylerden biri olan kabak borani, firik pilavı ve köy tavuğu, peynirli irmik tatlısı yanında karakılçıktan tandır ve biberli ekmek ile belki de dünyanın en lezzetli sofrasını kurdu.Elif Ovalı yüzyıllardır tarımla uğraşan bir ailenin üyesi, öğretim görevlisi ve TEOFARM markasının kurucusu.
Bu atölye deprem sonrası herkes için bir çalışma alanına dönüştü.
İlk günlerde yardım için gelenler burayı kolektif bir çalışma alanı gibi kullandı.
Binlerce kişi burada çayını içti, yemeğini yedi, görüşmesini yaptı.
Hayat işte!Bazen aynı yerde neşeli bir sofra sunarken, bir dostun omzunda katılarak ağladığın anları da unutturuyor.Ve sevgili İpek… Gastronomi dünyasının yakından tanıdığı, Antakya mutfağı denince akla gelen ilk isim İpek Aslan, Unesco Hatay Gastronomi Evi Müdürü.Unesco Hatay Gastronomi Evi Uzun Çarşı’daki yeri yıkılınca Hatay EXPO Kisecik mevkiindeki yeni yerine taşınmış.Hatay’ı zirveden izliyor, toz, topraktan arınmış, tertemiz bir havayı soluyorsunuz.Gastronomi Evi yöresel yemekler sunma misyonunu Hatay gastronomisine sahip çıkarak bir üst seviyeye taşıyor.
Birçok öğrenci var, geleneksel mutfağı usta ev hanımlarından öğreniyorlar.
Bize Antakya kısırı yapımını gösterdiler ve hurmalı kömbe ikram ettiler.
İpek’in tutkusu, her zorluğa karşı geliştirdiği direnci ve sabrı, hiç kaybolmayan neşesi ve güzelliği daim olsun.Tatil planlarınızı yaparken unutmayın Asrın en büyük felaketi depremin ardından 35 ay geçti.
Yapılanlar, yapılmayanlar şöyle dursun biz geleceğe umut olalım.
Sadece Hatay’da 6 bin 868 çocuk yetim kaldı.
Eminim birçok yardım kuruluşu çalışıyordur ama bu çocukları ve diğer illerdeki yetim kalan çocuklarımızı takip edelim, unutmayalım.Bu yıl tatil planlarınızı yaparken bir hafta sonunu deprem bölgesine ayırın, gidin, bir-iki gece konaklayın, alışverişinizi yapın, insanlarla konuşun, yetimhaneleri ziyaret edin, şehirlerin, kültürlerin yaşamasına katkı sağlayın!Yemek yemek için bir bahane daha: Çin Yeni YılıYeni yıla yeni alışmaya başlamışken sırada Çin Yeni Yılı var.
Ay Yeni Yılı olarak da bilinen Çin Yeni Yılı Çin kültüründeki en önemli özel günlerden.
Ocak sonu veya Şubat ayında başlayan Çin Yeni Yılı bu yıl 17 Şubat’a dek geliyor.
Her yeni yıl Çin burçlarında karşılığı olan bir ejderha, Kaplan gibi hayvanla ilişkilendiriliyor.
Bu yıl ise at yılı.
Her yılın hayvanın o yılın nasıl geçeceğini etkilediğine inanılıyor.At enerji, hareket, dönüşüm ve özgürlükle ilişkilendiriliyor.
Aileler bir araya gelip geleneksel yemeklerle, kırmızı renkli süslemelerle kutluyor.
Günlerce süren kutlamalar ekonomiye de yansıyan bir hareketlilik yaratıyor.Ay Yeni Yılı’nı İstanbul’da kutlamak isterseniz The Peninsula Istanbul’da bir dizi etkinlik düzenleniyor. 7–8 Şubat tarihlerinde geleneksel Çin Yeni Yılı Aslan Dansı gösterileri olacak.
Davul ve zillerin ritmiyle birleşen bu dansın şans ve refahı simgelediğine inanılıyor.İyi şans noodle’ları 30 Ocak–17 Şubat tarihleri arasında, The Peninsula London’ın klasikleşen konsepti Little Blue Noodle Bar, The Peninsula Beijing’den konuk şef Johnnie Liang ile The Lobby’de pop-up menü ile misafirlerini ağırlayacak.
Little Blue Noodle Bar menüsü Çin Yeni Yılı’nın ruhunu yansıtan tatlarıyla Asya mutfağını sevenlerin kalbini çalabilir.
Uzun ömür ve iyi şansı simgeleyen el yapımı noodle’lar menünün imza lezzetlerindenÇin yeni yılı çay saati Yine The Lobby’de sunulan Peninsula Çay Saati deneyimi de Çin Yeni Yılı'na özel olarak yeniden tasarlanmış. 30 Ocak-12 Şubat tarihleri arasında her gün 15.00-19.00, pazarları ise 17.00-19.00 saatleri arasında deneyebilirsiniz.Hem yerel tatlar hem de dünya mutfaklarından lezzetleri buluşturan pazar brunch’ları da Çin Yeni Yılı’nın etkisine girecek.
Çin spesiyallerinin tatmak isteyenler için brunch 1,8 ve 15 Şubat tarihlerinde 12.30- 16.00 saatleri arasında.