Haber Detayı
Çimsa, kültürel varlık için 80 yıllık rezervden vazgeçti
Kamuoyunda gündeme gelen “şehitler tepesi” iddiaları üzerine Bilecik Bozüyük’te ihaleden aldıkları madenle ilgili açıklamalar yapan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, kültürel mirasa saygı politikası kapsamında 80 yıllık kalker rezervinden feragat ettiklerini söyledi.
Recep ERÇİNBilecik Bozüyük’te yer alan ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli muhabere alanlarından biri olan İntikamtepe Şehitliği’ne 2-3 kilometre mesafedeki beyaz kalker maden sahası kamuoyunda tartışma yarattı.
Alanın şehitliğe yakın mevkide bulunması ve bazı savaş kalıntılarının bulunduğuna dair iddialar üzerine, bölgedeki maden ruhsatına sahip olan Sabancı Holding şirketlerinden Çimsa, bu hakkından feragat etti.Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, yaptığı açıklamada, “Son günlerde bu konuda kamuoyunda oluşan hassasiyeti faaliyetlerimizi sınırlayan bir engel olarak değil; aksine ülkemizin ve insanımızın toplumsal birlikteliğinin simgesi, bize bugünleri armağan edenleri el üstünde tutma kültürünün çok değerli bir parçası olarak görüyoruz.
Bu hassasiyeti sonuna kadar da paylaşıyoruz.Şunun altını kalın çizgilerle çiziyorum.
Hiçbir fayda şehitlerimizin aziz hatırasının üzerinde değil.
Bu vesileyle, bir kez daha Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, O’nun silah arkadaşlarının, tüm kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Ruhları şad olsun.
Bu topraklar onların bize emaneti.
Biz de tüm gücümüzle bu emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.SİT alanı şüphesi bile yettiŞirketin daveti ile tartışmaların odağındaki bölgeye yapılan ziyaretinin ardından soruları yanıtlayan Umut Zenar, ruhsat alanına giren sahada beyaz kalker madeni bulunduğunu ve Eskişehir fabrikası açısından 80 yıllık bir rezerve tekabül ettiğini söyledi.2022'de bu sahanın işletme ruhsatını aldıklarını belirten Zenar, “ÇED ve orman izin başvuru süreçlerini sorunsuz şekilde tamamladık.
Ardından onaylar tamamlandıktan sonra, geçen aylarda tarafımıza bir tebligat yapıldı.
Bu tebligatta da dendi ki; bu ruhsat alanının belli bir bölümünün SİT alanı kapsamında olduğu ilan edilmiş.
Sonrasında da bu yatırımla ilgili inceleme talebinde bulunduk.Bugün itibarıyla bilirkişi raporu çıkmamasına rağmen, bu bölgenin hassasiyetini gözeterek tüm başvurularımızı geri çektik.
Burada gerçekten tarihi kültürel varlıklarla ilgili bir tespit olması durumunda, Çimsa olarak buranın rehabilitasyonu, korunması yönünde de azami desteği vereceğiz” diye konuştu.25 dolarlık maden 380 dolarlık ürüne dönüşüyorZenar, 80 yıllık rezervden feragat edilmesinin üretimde bir aksamaya yol açıp açmayacağı sorusu üzerine, “Bu sahada çalışma yapmamıştık.
Alternatif bölgeler var.
Burada beyaz çimento için gerekli beyaz kalker bulunuyordu.
Alanda mezar yok.Eser miktarda siper olduğu ifade ediliyor ama süreç içerisinde bakılacak.
Biz bölgeden çekildik” yanıtını verdi.
Sorularımız üzerine Çimsa’nın faaliyetleri ve sektör hakkında da bilgiler paylaşan Zenar, dünyada 4 milyar ton gri çimento, 20 milyon ton da beyaz çimento üretildiğini söyledi.
Eskişehir ve Mersin’deki fabrikaların dışında Çimsa’nın İspanya, İrlanda ve ABD’de de üretim yaptığını anlatan Zenar, 70 ülkeye ihracatlarının bulunduğunu kaydetti.Zenar’ın aktardığına göre, beyaz çimento fiyatı gri çimentonun 2 katı.
İhracat fiyatı bakımından gri çimento tonda 50-55 dolar iken beyaz çimento 105-110 dolar.
Umut Zenar, “Kırmızı boksit ocakları Milas bölgesinde bulunuyor.
Tonu 25 dolara satılıyor.
Güllükten Çin’e gidiyor.
Biz kırmızı boksiti alıyoruz. 85 milyon dolar yatırımla kalsiyum aluminatli çimento yapıyoruz ve 25 dolarlık ürün 380 dolar oluyor ve tamamen ihraç ediliyor.
Çimsa olarak 6 milyon ton kapasitemiz var” ifadelerini kullandı.Deprem kaynaklı talep 10 milyon tonTürkiye’nin Avrupa’nın en büyük beton oyuncusu olduğunu kaydeden Umut Zenar, şunları anlattı: “20 milyon ton ihracat var.
Ağırlık Avrupa ve ABD.
Hızlı tren projesi çimento talebi doğuruyor.
Büyük projeler konuttan daha çok talep getiriyor.
Örneğin Boyabat santralinin tükettiği çimento Samsun il ve ilçelerinin toplam tüketimi kadar.
Türkiye’de artık konutta da C30 kullanılıyor.
Projelerde C100 gibi özel ürünler dökülüyor.
Türkiye, Avrupa’nın sürdürülebilir tedarikçisi.ABD en çok çimentoyu Türkiye’den alıyor.
Maden anlamında her yere bakıyoruz.
Hammadde yoksa üretim de olmaz.
En son ocağı İrlanda’da aldık.
Sektörde çok iyi zamanlar da oluyor kötü zamanlar da oluyor ama 20 yıllık bakınca rasyonel yönetildiği sürece çoğu sektörden kazanç anlamında iyi bir sektör.
Bizim gelirlerimizin yüzde 65’i döviz cinsinden.
Bu bakımdan finansallarımız sektörün üzerinde.
Sektör yüzde 12 daralırken biz yüzde 18 büyüdük.Ciromuz 1,2 milyar dolar, ABD devreye girince 1,3 milyar doları geçeriz diye tahmin ediyoruz.
Geçen yıl Türkiye’deki 75 milyon tonluk çimento talebinin 10 milyon tonunun deprem etkisinden kaynaklandığını düşünüyoruz.
Suriye açılıyor.
Orası geçmişte beyaz çimento anlamında iyi bir pazardı.
Irak da iyi bir pazarımız.
Çimentoda maliyet çok önemli enerjiyi yönetmeniz lazım.
Herkes gri çimento üretiyor ama ürün ve pazar çeşitlendirmesi yapmak lazım.”