Haber Detayı

Çimsa, kültürel varlık için 80 yıllık rezervden vazgeçti
şirket haberleri dunya.com
16/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Çimsa, kültürel varlık için 80 yıllık rezervden vazgeçti

Kamuoyunda gündeme gelen “şehitler tepesi” iddiaları üzerine Bilecik Bozüyük’te ihaleden aldıkları madenle ilgili açıklamalar yapan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, kültürel mirasa saygı politikası kapsamında 80 yıllık kalker rezervinden feragat ettiklerini söyledi.

Recep ERÇİNBilecik Bozüyük’te yer alan ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli muhabere alanla­rından biri olan İntikamtepe Şe­hitliği’ne 2-3 kilometre mesafede­ki beyaz kalker maden sahası ka­muoyunda tartışma yarattı.

Alanın şehitliğe yakın mevkide bulunma­sı ve bazı savaş kalıntılarının bu­lunduğuna dair iddialar üzerine, bölgedeki maden ruhsatına sahip olan Sabancı Holding şirketlerin­den Çimsa, bu hakkından feragat etti.Sabancı Holding Stratejik Ya­tırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, yaptığı açıklamada, “Son günlerde bu konuda kamuo­yunda oluşan hassasiyeti faaliyet­lerimizi sınırlayan bir engel ola­rak değil; aksine ülkemizin ve insa­nımızın toplumsal birlikteliğinin simgesi, bize bugünleri armağan edenleri el üstünde tutma kültürü­nün çok değerli bir parçası olarak görüyoruz.

Bu hassasiyeti sonuna kadar da paylaşıyoruz.Şunun altı­nı kalın çizgilerle çiziyorum.

Hiç­bir fayda şehitlerimizin aziz hatı­rasının üzerinde değil.

Bu vesiley­le, bir kez daha Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, O’nun silah arka­daşlarının, tüm kahraman şehitle­rimizi rahmet, minnet ve şükran­la anıyorum.

Ruhları şad olsun.

Bu topraklar onların bize emaneti.

Biz de tüm gücümüzle bu emanete sa­hip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.SİT alanı şüphesi bile yettiŞirketin daveti ile tartışmaların odağındaki bölgeye yapılan ziyare­tinin ardından soruları yanıtlayan Umut Zenar, ruhsat alanına giren sahada beyaz kalker madeni bu­lunduğunu ve Eskişehir fabrikası açısından 80 yıllık bir rezerve te­kabül ettiğini söyledi.2022'de bu sahanın işletme ruhsatını aldıkla­rını belirten Zenar, “ÇED ve orman izin başvuru süreçlerini sorun­suz şekilde tamamladık.

Ardından onaylar tamamlandıktan sonra, geçen aylarda tarafımıza bir teb­ligat yapıldı.

Bu tebligatta da den­di ki; bu ruhsat alanının belli bir bölümünün SİT alanı kapsamın­da olduğu ilan edilmiş.

Sonrasın­da da bu yatırımla ilgili inceleme talebinde bulunduk.Bugün itiba­rıyla bilirkişi raporu çıkmamasına rağmen, bu bölgenin hassasiyetini gözeterek tüm başvurularımızı ge­ri çektik.

Burada gerçekten tarihi kültürel varlıklarla ilgili bir tespit olması durumunda, Çimsa olarak buranın rehabilitasyonu, korun­ması yönünde de azami desteği ve­receğiz” diye konuştu.25 dolarlık maden 380 dolarlık ürüne dönüşüyorZenar, 80 yıllık rezervden fera­gat edilmesinin üretimde bir aksa­maya yol açıp açmayacağı sorusu üzerine, “Bu sahada çalışma yap­mamıştık.

Alternatif bölgeler var.

Burada beyaz çimento için gerekli beyaz kalker bulunuyordu.

Alanda mezar yok.Eser miktarda siper ol­duğu ifade ediliyor ama süreç içe­risinde bakılacak.

Biz bölgeden çe­kildik” yanıtını verdi.

Sorularımız üzerine Çimsa’nın faaliyetleri ve sektör hakkında da bilgiler payla­şan Zenar, dünyada 4 milyar ton gri çimento, 20 milyon ton da beyaz çimento üretildiğini söyledi.

Eski­şehir ve Mersin’deki fabrikaların dışında Çimsa’nın İspanya, İrlan­da ve ABD’de de üretim yaptığını anlatan Zenar, 70 ülkeye ihracat­larının bulunduğunu kaydetti.Ze­nar’ın aktardığına göre, beyaz çi­mento fiyatı gri çimentonun 2 katı.

İhracat fiyatı bakımından gri çi­mento tonda 50-55 dolar iken be­yaz çimento 105-110 dolar.

Umut Zenar, “Kırmızı boksit ocakları Milas bölgesinde bulunuyor.

Tonu 25 dolara satılıyor.

Güllükten Çin’e gidiyor.

Biz kırmızı boksiti alıyo­ruz. 85 milyon dolar yatırımla kal­siyum aluminatli çimento yapıyo­ruz ve 25 dolarlık ürün 380 dolar oluyor ve tamamen ihraç ediliyor.

Çimsa olarak 6 milyon ton kapasi­temiz var” ifadelerini kullandı.Deprem kaynaklı talep 10 milyon tonTürkiye’nin Avrupa’nın en büyük beton oyuncusu olduğunu kaydeden Umut Zenar, şunları anlattı: “20 milyon ton ihracat var.

Ağırlık Avrupa ve ABD.

Hızlı tren projesi çimento talebi doğuruyor.

Büyük projeler konuttan daha çok talep getiriyor.

Örneğin Boyabat santralinin tükettiği çimento Samsun il ve ilçelerinin toplam tüketimi kadar.

Türkiye’de artık konutta da C30 kullanılıyor.

Projelerde C100 gibi özel ürünler dökülüyor.

Türkiye, Avrupa’nın sürdürülebilir tedarikçisi.ABD en çok çimentoyu Türkiye’den alıyor.

Maden anlamında her yere bakıyoruz.

Hammadde yoksa üretim de olmaz.

En son ocağı İrlanda’da aldık.

Sektörde çok iyi zamanlar da oluyor kötü zamanlar da oluyor ama 20 yıllık bakınca rasyonel yönetildiği sürece çoğu sektörden kazanç anlamında iyi bir sektör.

Bizim gelirlerimizin yüzde 65’i döviz cinsinden.

Bu bakımdan finansallarımız sektörün üzerinde.

Sektör yüzde 12 daralırken biz yüzde 18 büyüdük.Ciromuz 1,2 milyar dolar, ABD devreye girince 1,3 milyar doları geçeriz diye tahmin ediyoruz.

Geçen yıl Türkiye’deki 75 milyon tonluk çimento talebinin 10 milyon tonunun deprem etkisinden kaynaklandığını düşünüyoruz.

Suriye açılıyor.

Orası geçmişte beyaz çimento anlamında iyi bir pazardı.

Irak da iyi bir pazarımız.

Çimentoda maliyet çok önemli enerjiyi yönetmeniz lazım.

Herkes gri çimento üretiyor ama ürün ve pazar çeşitlendirmesi yapmak lazım.”

İlgili Sitenin Haberleri