Haber Detayı
Küresel satranç tahtasında askeri üs yarışı: Hangi ülke nerede, neden bekliyor?
Askeri üsler sadece birer tesis değil, küresel satranç tahtasının en kritik hamleleri. Çin kendi kapısının önünü tutmaya çalışırken, ABD'nin 29 resmi hava üssüyle kurduğu "hızlı müdahale" ağının sivil uçuşlara ve bölgesel dengelere etkisi tahmin edilenden çok daha büyük.
Küresel askeri güç dengeleri ne zaman tartışılsa, konu genellikle dikkat çekici başlıklar etrafında dönüyor; dev uçak gemileri, radara yakalanmayan hayalet uçaklar ya da en yeni füze teknolojileri hep ön planda...
Ancak tüm bu gelişmiş makinelerin gerçekten işlevsel olmasını sağlayan temel altyapı, yani askeri üsler çoğu zaman göz ardı ediliyor.
Oysa bir ülkenin gerçek askeri kapasitesini belirleyen asıl unsur, sadece kendi topraklarını savunması değil, gücünü sınırlarından binlerce kilometre öteye nasıl ve ne kadar hızlı taşıyabildiği.Bugün pek çok ülke kendi sınırları dışında askeri varlık gösteriyor.
Birleşik Krallık, Cebelitarık’tan Falkland Adaları’na kadar uzanan stratejik noktalarda kalıcı üslere sahip.
Fransa, özellikle Afrika ve Orta Doğu’da askeri ağını korurken, Rusya eski Sovyet topraklarında ve çatışma bölgelerinde aktif üsler bulunduruyor.Çin ve Hindistan gibi yükselen güçler de stratejik noktalarda ilk adımlarını atıyor.
Ancak tüm bu ülkelerin toplam kapasitesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin kurduğu devasa ağın yanında oldukça sönük kalıyor.
ABD Savunma Bakanlığı verileri, ülkenin dünya genelinde 120’den fazla denizaşırı askeri tesisi yönettiğini ortaya koyuyor.
Bunların 29 tanesi resmi olarak “Hava Üssü” statüsünde olsa da pisti olan ve uçak bakım kapasitesine sahip tesis sayısı 80’e kadar çıkabiliyor.Kıtalar arası güç projeksiyonuABD'nin kurduğu bu ağın coğrafi dağılımı, ülkenin küresel stratejisini de net bir şekilde özetliyor.
Avrupa’da bulunan 9 hava üssü NATO operasyonlarını desteklerken, Orta Doğu’da yoğunlaşan 10 aktif üs bölgedeki Amerikan nüfuzunu ayakta tutuyor.
Hint-Pasifik bölgesindeki 7 üs ise özellikle Çin ve Tayvan arasındaki gerilimi yakından takip etmek için stratejik birer kale görevi görüyor.
Diğer ülkeler askeri üslerini daha çok bölgesel hakimiyet kurmak veya yakın çevrelerindeki tehditleri savuşturmak için kullanırken; ABD, ana karasından kalkacak uçaklara ihtiyaç duymadan dünyanın her noktasında anında operasyon yapabilecek bir sistemi tercih ediyor.Askeri uzmanlara göre, bu üslerin varlığı sadece operasyonel bir kolaylık sağlamıyor, aynı zamanda caydırıcı bir unsur haline gelmiş durumda.
Bir bölgede Amerikan hava üssünün bulunması, rakip güçlerin o bölgedeki hamlelerini iki kez düşünmesine yol açıyor.
Örneğin Çin gibi diğer büyük güçler, şimdilik sadece Güney Çin Denizi gibi kendi kapısının önündeki suları kontrol etmeye odaklanırken, ABD'nin stratejisi tüm Dünya’yı kapsıyor.2026 yılı itibarıyla gelinen noktada tablo oldukça net: ABD, dünyada eşi benzeri olmayan ve gerçekten küresel ölçekte faaliyet gösteren tek denizaşırı hava üssü ağına hükmetmeye devam ediyor.