Haber Detayı

WEF Küresel Riskler Raporu 2026 ve ekonomi-II
Melih baş aydinlik.com.tr
20/01/2026 00:00 (2 saat önce)

WEF Küresel Riskler Raporu 2026 ve ekonomi-II

WEF Küresel Riskler Raporu 2026 ve ekonomi-II

Rapora göre, jeoekonomik çatışma önümüzdeki iki yıl içinde en ciddi risk olarak ortaya çıkarken, ekonomik riskler iki yıllık zaman diliminde tüm risk kategorileri arasında en keskin artışı yaşamış, ülkeler yüksek borç yükleri ve dalgalı piyasalarla karşı karşıya kalırken ekonomik durgunluk, artan enflasyon ve potansiyel varlık balonları konusundaki endişeler artmıştır.

Bu arada, eşitsizlik önümüzdeki on yıl içinde en bağlantılı küresel risk olarak yeniden tanımlanmış, vatandaşlarla hükümet arasındaki sosyal sözleşme baskı altında zayıfladıkça bunun diğer küresel riskleri de beslediği görülmektedir.

Kısa erimli endişeler paylaşılan uzun vadeli küresel hedeflerin önüne geçtiğinde, çevresel riskler iki yıllık zaman diliminde öncelik sırasından aşağı çekilmiş ve çoğu risk sıralamada düşüş göstermiş ve şiddet skorları azalmıştır; buna rağmen bu riskler on yıllık zaman diliminde hâlâ önemli bir endişe olmaya devam etmektedir.

Son olarak, teknolojik hızlanma benzeri görülmemiş fırsatlar sağlarken aynı zamanda yanlış bilgi ve yanıltıcı bilgi şeklinde önemli riskler de oluşturmaktadır; bu durum kısa vadeli en önemli endişeler arasında yer almakta olup, yapay zekânın potansiyel olumsuz uzun vadeli sonuçları hakkında kaygı yaratmaktadır.

Bu risk, kapsanan 33 risk arasında kısa ve uzun vadede sıralamada en keskin artışı gösteren risktir.

Raporun ikinci bölümünde altı temel küresel tema derinlemesine incelenmekte ve bunlarla ilişkili risklerin önümüzdeki yıllarda nasıl ortaya çıkabileceği ele alınmaktadır.

Bunlar, nispeten kısa ve orta vadeli riskler olarak “çok taraflılık olmadan çok kutupluluk”, “savaş halindeki değerler” ve “ekonomik hesaplaşma” ile orta ve uzun vadeli endişeler olarak “tehlikede altyapı”, “kuantum sıçramaları” ve “yaygın AI”yı içermektedir.

Rapora göre devletler içine çekildikçe ve stratejik rekabet yoğunlaştıkça, önümüzdeki tehlikeleri anlamaya odaklanan ve bu paylaşılan zorluklara karşı kolektif eylem kapasitesini koruma veya yeniden kurma yetisine sahip net bir bakış açısına gereksinim bulunmaktadır.

EKONOMİK RİSKLER Küresel Risk Algısı Araştırması’nda beş öbekte 33 küresel risk incelenmiş.

Raporda, gelecek 10 yılda gerçekleşmesi halinde çeşitli ülkelerde ve kesimlerde önemli olumsuz etki yaratması beklenen belirsiz bir olay veya koşul “küresel risk” olarak tanımlamaktadır.

Bu risklerin içindeki ekonomik riskler olarak şunlar çalışmaya alınmış: Varlık balonu patlaması: Konut, yatırım fonları, pay senetleri ve diğer varlıkların fiyatları reel ekonomiden giderek daha fazla koparak istem ve fiyatlarda ciddi bir düşüşe yol açar.

Buna kripto paralar; konut fiyatları ve pay senedi piyasaları dahildir, ancak bunlarla sınırlı değildir.

Stratejik kaynakların ve teknolojilerin yoğunlaşması: Stratejik olarak önemli kaynakların (mineraller, malzemeler, teknolojiler) erişimi kontrol edebilen ve keyfi fiyatlandırmayı dikte edebilen az sayıda birey, işletme veya devlet arasında yoğunlaşması.

Suç ve yasadışı ekonomik faaliyet: Hem sınırsız hem de dijital bir temelde kolaylaştırılmış organize suçun veya işletmelerin ve bireylerin ekonomik ilerlemeyi ve büyümeyi baltalayan yasadışı faaliyetlerinin küresel olarak yayılması.

Buna yasadışı finansal akışlar (örneğin vergi kaçırma, yaptırımlardan kaçınma, kara para aklama); yasadışı ticaret ve kaçakçılık (örneğin sahtecilik, insan kaçakçılığı, vahşi yaşam ticareti, silah ticareti) dahildir, ancak bunlarla sınırlı değildir.

Borç (kamu, kurumsal, hane halkı): Kurumsal, hanehalkı veya kamu maliyesi, borç birikimini karşılamakta zorlanarak kitlesel iflaslara veya ödeme güçlüklerine, likidite krizlerine veya temerrütlere ve egemen borç krizlerine yol açar.

Sistemik olarak önemli bir tedarik zincirinde aksamalar: Sistemik olarak önemli küresel bir tedarik zincirinin veya endüstrinin büyük ölçüde bozulması veya çökmesinin ve küresel ekonomiyi, finansal piyasaları veya toplumu etkileyerek küresel ölçekte sistemik olarak önemli mal ve hizmetlerin sunu ve isteminde ani bir şoka yol açması.

Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir, ancak bunlarla sınırlı değildir: enerji; teknolojik donanım; tıbbi malzemeler; hızlı tüketim malları.

Kritik altyapıda aksamalar: İnternet, telekomünikasyon, kamu hizmetleri, finansal dizge veya enerji dahil olmak üzere kritik dizgeleri destekleyen fiziksel ve dijital altyapının (uydular dahil) veya hizmetlerin aşırı yüklenmesi veya kapanması.

Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir, ancak bunlarla sınırlı değildir: siber saldırılar; kasıtlı veya kasıtsız fiziksel hasar; aşırı hava olayları; ve doğal afetler.

Ekonomik gerileme (resesyon, durgunluk): Birkaç yıl süren sıfıra yakın veya yavaş küresel büyüme veya küresel bir daralma (resesyon veya depresyon).

Enflasyon: Mal ve hizmet fiyatlarındaki sürekli artış.

Nüfusun geniş kesimlerinin azalan satın alma gücüyle mevcut yaşam tarzlarını sürdürememe potansiyelini içerir.

Yetenek ve/veya işgücü açığı: Küresel, coğrafi veya sektörel düzeyde işgücü ve beceri sunu ve istemi arasındaki uyumsuzluk.

EKONOMİK RİSKLERE TOPLU BAKIŞ Toplu olarak ele alındığında ekonomik riskler, geçen yılki nispeten düşük sıralamalara kıyasla, önümüzdeki iki yılda sıralamada en büyük artışları gösteriyor.

Ekonomik gerileme ve enflasyon her ikisi de sekiz sıra yükselerek sırasıyla 11. ve 21. sıralara yerleşti; Varlık balonu patlaması için yedi sıra yükselerek 18. sıraya çıktı; Ekonomik gerileme geçen yılki bulgulara kıyasla, yalnızca jeoekonomik çatışmanın ardından, şiddet puanında en büyük artışlardan birini gösterdi.

Kritik altyapıda aksamalar ise dört sıra yükselerek 22. sıraya yükselmiş.

YA TÜRKİYE?

Rapordaki Türkiye’nin yönetici görüş araştırmasında (EOS) küresel risk algısı araştırmasında ise en önemli 5 risk şöyle çıkmış (TABLO 4: Tablo bize Dünya’nın toplumsal ve ekonomik riskleriyle boğuşacağımızı, teknolojik ve çevresel, jeopolitik risklerle ‘işimizin pek olmadığını’ ve ne yazık ki, daha temel sorunlarımızı çözemediğimizi gösteriyor.

Ne demişti Orhan Veli ‘Cımbızlı Şiir’inde : ‘Ne atom bombası / Ne Londra Konferansı / Bir elinde cımbız, / Bir elinde ayna; / Umurunda mı dünya!’ Sorun halkta mı?

Yok değil efendim.

Yöneticiler ‘Eşrefoğlu Al Haberi’ türküsündeki şu dizeleri söylemeli: Halkı dehleylemek nemiz / Bilcümle vebal bizdedir…/.

Ya da isterseniz bunu çoksesli dinleyiniz:  https://www.youtube.com/watch?v=022j8gfbHgE      SONSÖZ Belirlenen gündem ana temalarının gerçekleşmesi, hangi dizgesel yaklaşımla gerçekleşecek acaba?

Sosyal paydaşlar kapitalizmi ile mi yoksa örneğin ulusal karakteristiklere uygun bir toplumcu düzen (Çin modeli gibi) ile mi?

Davos’ta ördükleri duvarın arkasındakilere Pink Floyd’un Duvar albümündeki replikle soralım: Is there anybody out there (Orada kimse var mı)?

İlgili Sitenin Haberleri