Haber Detayı

Malumat çağında haberi yapay zekâya karşı korumak
Dünya# dunya.com
24/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Malumat çağında haberi yapay zekâya karşı korumak

Google arama sonuçlarında özetler sayesinde kullanıcı, haber sitesine tıklamadan bilgiye ulaşıyor; böylece reklam gelirini besleyen trafik akışı kesiliyor. Google bu özetlerin arama motorunun doğal bir evrimi olduğunu ve kendisine belirli bir trafik sağlama yükümlülüğü yüklenemeyeceğini savunuyor. Bu mesele teknik bir rekabet ya da telif tartışmasından ibaret değil.

Rekabet Hukuku Danışmanı Recep GÜNDÜZDijitalleşme, haber merkez­lerini uzun süredir zorlu­yor.

Ancak arama motor­larıyla başlayan bu baskı, yapay zekânın sahneye çıkmasıyla artık varoluşsal bir krize dönüştü.

Bu­gün tartıştığımız şey yalnızca tek­noloji değil; haberin kim tarafın­dan, hangi bedelle ve hangi sorum­lulukla üretileceği.

Malumat ile haber arasındaki katma değer far­kını ortadan kaldıran her gelişme, gazeteciliği biraz daha görünmez kılıyor.Yapay zekâ özetleri ve kırılan gelir zinciriGeçtiğimiz aylarda birçok ya­yıncıyı karşısına alan Google da­vası bu kırılmayı somutlaştırı­yor.

Dava, Rolling Stone, Billboard ve Variety gibi markaların sahibi Penske Media Corp tarafından Go­ogle ve ana şirketi Alphabet aleyhi­ne açıldı.

Washington’da, ABD Co­lumbia Bölgesi Federal Mahkeme­si’nde görülen davada yayıncılar, Google’ın arama sonuçlarının en üstünde sunduğu “AI Overviews” (Yapay Zekâ Özetleri) yoluyla ha­ber içeriklerini fiilen yeniden ya­yımladığını savunuyor.

İddia basit: Kullanıcı, haber sitesine tıklama­dan bilgiye ulaşıyor; böylece rek­lam gelirini besleyen trafik akışı kesiliyor.

Google ise savunmasın­da, bu özetlerin arama motorunun doğal bir evrimi olduğunu, yayın­cıların dilerlerse içeriklerini in­dekslemeden çıkarabileceklerini ve kendisine belirli bir trafik sağla­ma yükümlülüğü yüklenemeyece­ğini ileri sürüyor..

Asıl mesele, gazeteciliğin eko­nomik temelinin aşınması.

Ha­ber üretimi, emek yoğun ve mali­yetli bir faaliyet.

Gelir modeli çök­tüğünde, ilk vazgeçilenler de tam olarak bu maliyetli unsurlar olu­yor: Saha haberciliği, uzun soluklu araştırmalar, çok kaynaklı teyit sü­reçleri.

Yerlerini ise hızlı tüketilen, sansasyonel ve çoğu zaman doğru­luğu şüpheli içerikler alıyor.

Böy­le bir ortamda kamuoyunun bilgi­lenme kalitesi değil, dikkat ekono­misinin kuralları belirleyici hâle geliyor.“Google zero”: Tıklamasız haber çağıBu risk artık sezgiye değil, ve­rilere dayanıyor.

Reuters Insti­tute’ün 2026 Dijital Haber Rapo­ru’na göre medya yöneticileri, ara­ma motorlarından gelen haber trafiğinin önümüzdeki üç yıl için­de ortalama yüzde 43 azalmasını bekliyor.

Bunun başlıca nedeni, Google’ın “AI Overviews” özelliği.

Kullanıcı, aradığı bilginin özetini sonuç ekranında gördüğünde, ha­bere tıklamak için bir gerekçe his­setmiyor.

Haber, okunmadan “tü­ketilmiş” oluyor.Rapordaki bulgular bununla da sınırlı değil.

Aynı ankete göre med­ya yöneticilerinin büyük çoğunlu­ğu, yapay zekâ destekli arama ve sohbet araçlarının haber marka­larını “kaynak” olmaktan çıkarıp “ham veri sağlayıcısına” dönüştür­me riski taşıdığını düşünüyor.

Da­ha çarpıcı olan ise genç kullanıcıla­rın önemli bir kısmının artık haber kaynağını hatırlamaması: Bilgiye ulaşılıyor ama haberin kim tara­fından, hangi editoryal süzgeçten geçerek üretildiği silikleşiyor.

Bu da gazeteciliğin en temel varlığı olan güven ilişkisinin aşınmasına yol açıyor.Bu sürece “Google Zero” ya da daha genel adıyla “sıfır tıklama” (zero-click) dönemi deniyor.

Aka­demik çalışmaların ortak uyarı­sı net: Kullanıcıların arama mo­torundan hiç ayrılmadan bilgiye ulaşması, reklam geliriyle ayakta duran bağımsız gazeteciliği sür­dürülemez hâle getiriyor.

Üstelik burada yalnızca gelir kaybı değil, editoryal bağımsızlık da risk al­tında.

Ekonomik olarak zayıfla­yan haber merkezleri, siyasal ve ticari baskılara karşı çok daha kı­rılgan hâle geliyor.Dijital tsunamiye karşı zayıf setlerBu gidişata karşı dünyada fark­lı hukuki setler deneniyor.

Avrupa Birliği’nde AB Yapay Zekâ Yasası, 2 Ağustos 2026 itibarıyla tam uygu­lamaya geçecek.

Şeffaflık hüküm­leri gereği, yapay zekâ modelleri hangi telifli içerikleri kullandık­larını açıklamak zorunda kalacak.

Kanada’da Çevrimiçi Haberler Ya­sası kapsamında Google, muafiyet karşılığında yıllık 100 milyon Ka­nada doları ödemeye başladı.

Bu­na karşın Meta, haber içeriklerini platformlarından tamamen engel­leme stratejisini sürdürüyor.

Tür­kiye’de ise TBMM gündemindeki Dijital Telif Yasası taslağı, haber içeriklerinin izinsiz kullanımını engellemeyi ve lisanslamaya da­yalı adil bir gelir paylaşımı modeli kurmayı hedefliyor.Ne var ki dijital bir tsunami kar­şısında bu düzenlemelerin başarı şansı tartışmalı.

Teknoloji küre­sel; düzenleme çoğu zaman ulu­sal kalıyor.

Bu nedenle yayıncılar, hukukun ötesinde kendi savunma reflekslerini geliştirmeye çalışı­yor.

Bazıları doğrudan lisans an­laşmalarıyla ayakta kalmaya çalı­şırken, bazıları reklam bağımlılı­ğını azaltıp okuyucu aboneliğine yöneliyor.

Ortak hedef, arama mo­toru ve platform trafiğine olan bağımlılığı mümkün olduğunca azaltmak.Bu noktada öne çıkan bir başka eğilim de insan odaklı gazetecilik.

Yapay zekânın üretemediği saha haberciliği, özel röportajlar, yerel bilgi ve derinlemesine analizler, gazeteciliğin ayırt edici unsurla­rı olarak yeniden değer kazanıyor.

Paradoksal biçimde, teknoloji iler­ledikçe insan emeğinin önemi da­ha görünür hâle geliyor.Bütün bu arayışların ortak pay­dası şu: Yapay zekâ henüz var olanı yeniden üretmenin ötesine geçe­miyor.

Oysa gazetecilik, yeni olana ulaşma ve onu doğrulama mesle­ği.

Bu nedenle haber alma özgürlü­ğünü işleyen bir ekonomik mode­le kavuşturmak, yalnızca sektörün değil demokrasinin meselesi.

Za­ten giderek otoriterleşen bir dün­yada, seslerin bir de algoritmalar üzerinden tek tipleşmesi, insanlık adına ciddi bir risk.

Belki de bu diji­tal çağda bu risklerle mücadelenin en sade ama en güçlü yolu, yeni­den basılı gazete almaktan geçiyor.

Çünkü bazen bir haberi gerçekten okumak, onu yalnızca tüketmek­ten daha politik bir tercihtir.

İlgili Sitenin Haberleri