Haber Detayı

İş güvenliğinde yeni yönetmelik: Meslek kuruluşları karşı çıktı
Güncel odatv.com
24/01/2026 10:45 (1 saat önce)

İş güvenliğinde yeni yönetmelik: Meslek kuruluşları karşı çıktı

Yeni yönetmelikle Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi baştan sona değişti. Bilimsel danışma zorunlu oldu. Gizlilik kuralına göre konsey üyeleri, görevden ayrılsalar bile şirketlere ait sırları ifşa edemeyecek. Öte yandan TMMOB ve TTB, Ulusal İSG Konseyinin asli üyesi olmaktan çıkarıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2013 tarihli eski yönetmeliği yürürlükten kaldırarak Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’ni (UİSGK) baştan aşağı yeniden yapılandırdı.

Yeni yönetmelik, sadece kural değişikliğini değil, iş sağlığı ve güvenliğine dair tüm yaklaşımların dönüşümünü içeriyor.

Yeni Konsey, iş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemeye yönelik sürdürülebilir politikaların hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi görevini üstlenecek.

Böylece iş yerlerinde sağlıklı ve güvenli ortamların oluşturulması hedefleniyor.BİLİMSEL TEMEL ZORUNLULUĞUÖnceki yönetmelikte danışma görüşleri isteğe bağlıyken, artık sabit “Danışma Grupları” kurularak akademik görüşlerin alınması zorunlu hâle getirildi.

Söz konusu gruplar, bilimsel araştırmalar ve teknik incelemeler yürütecek akademisyenlerden oluşacak.

Bu değişiklik, politikaların sadece bürokratik değil bilimsel temelli olmasını sağlayacak.KADINLAR, YAŞLILAR VE ENGELLİLER İÇİN ÖZEL DÜZENLEMEYeni yönetmeliğin en dikkat çeken yönlerinden biri, dezavantajlı grupların korunmasına dair 5. madde.

Konsey artık; kadın, engelli, yaşlı, genç, gebe veya emziren çalışanların ihtiyaçlarını özel olarak gözetmekle yükümlü.

Eski yönetmelikte genel atıflar varken, yeni dönemde bu gruplara stratejik öncelik tanındı.Yeni düzenlemede Bakan Yardımcıları düzeyinde temsil öngörülerek kurumlar arası koordinasyon güçlendirildi.

Öte yandan sivil toplum ve özel sektör temsilcileri de “Çalışma Grupları” aracılığıyla sürece daha etkin şekilde katılacak.Artık Konsey sadece politika üretmeyecek; bu politikaların sahada uygulanmasını ve sürekli güncellenmesini de denetleyecek. 7. madde ile getirilen bu düzenleme, yönetmeliklerin rafta kalmasının önüne geçmeyi amaçlıyor. “Hazırla ve unut” dönemi kapanıyor.EMEKLİ OLUNCA ÖZEL SEKTÖRE BİLGİ VERENLERE DÜZENLEME12. maddeyle getirilen yeni kural, Konsey alt kurullarında görev alanlara sıkı bir sorumluluk yüklüyor.

Ticari ve teknik sırların korunması yasal zorunluluk hâline getirildi.Üyeler, görevden ayrılsalar bile edindikleri bilgileri üçüncü şahıslarla paylaşamayacak.

Bu durum, özellikle iş dünyasında güvenli bilgi akışı açısından kritik önem taşıyor.OYLAMADA DEĞİŞİKLİKTürkiye Gazetesi'nden İsa Karakaş'ın köşe yazısına göre; Yeni yönetmelikte klasik çoğunluk anlayışı terk edilerek, çekimser oy yasağı getirildi.

Ayrıca eşitlik hâlinde Başkan’ın belirleyici oy kullanmasıyla karar süreçlerinin hızlanması sağlandı.Eski sistemde farklı genel müdürlükler görev alırken, yeni yönetmelikte bu görev İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’ne verildi.

Bu müdürlüğe özel görev tanımı da yapılarak işlerlik artırıldı.TMMOB VE TTB, ULUSAL İSG KONSEYİNİN ASLİ ÜYESİ OLMAKTAN ÇIKARILDI: "MESLEK ÖRGÜTLERİ DIŞLANARAK GÜVENLİ ÇALIŞMA YAŞAMI KURULAMAZ"Öte yandan yeni yönetmelikte Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), Ulusal İSG Konseyinin asli üyesi olmaktan çıkarıldı.

Yayımlanan yeni yönetmeliğe tepki gösteren TMMOB ve TTB ortak bir açıklama yaparak karşı çıktı:"Bu dışlama, teknik bir tercih değil; bilimi, mühendisliği ve kamusal denetimi sistemli biçimde devre dışı bırakmaya yönelik siyasal bir tercihtir.

Yönetmelik, hukukun askıya alınmasının, Anayasa’nın yok sayılmasının ve kamusal denetimin tasfiye edilmesinin son halkasını oluşturmaktadır.Ulusal İSG Konseyi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 21. maddesinde düzenlenmiştir, 5 Şubat 2013 tarihinde yayımlanan Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Konseyi Yönetmeliği'nde konseyin bileşiminde TMMOB ve TTB yer almaktaydı. 2 Temmuz 2018 tarihli kanun hükmünde kararname ile konsey fiilen ortadan kaldırılmıştı.

Anayasa Mahkemesi Konseyin bileşimine ilişkin düzenlemeleri ilga eden Kanun Hükmünde Kararname maddelerini iptal etmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin Konsey’in kimlerden oluşması gerektiğinin kanunla düzenlenmesi gerektiği yönündeki kararına rağmen bugüne kadar hiçbir yasal düzenleme yapılmamış ve önce 25/06/2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle Konsey’in kimlerden oluşacağı düzenlenmiş, ardından da 2013 tarihli Yönetmelik yürürlükten kaldırılarak yeni yönetmelik yayımlanmıştır.Yeni yönetmelikte eski düzenlemeden farklı olarak TMMOB ve TTB, Ulusal İSG Konseyi’nin asli üyeleri içerisinde sayılmamıştır.

Bu tercih, bilimin, mühendisliğin ve kamu yararının Konsey’den dışlanması anlamına gelmektedir.Anayasa Mahkemesince iptal edilen düzenlemeleri öncelikle görüşüp karara bağlayacak şekilde yeni yasal düzenlemeler yapmak, Meclis’in Anayasa’da yer alan görevleri arasında bulunmaktadır. 6331 sayılı Yasa’nın 21.

Maddesinin bazı hükümlerini ortadan kaldıran Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Ulusal İSG Konseyi’ne ilişkin kapsamlı bir yasa düzenlemesinin yapılmaması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasının tipik bir örneğidir.

Bu durum, yasama organının Anayasa’dan doğan sorumluluklarını yerine getirmediğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu bakımdan Meclis’i üzerine düşen sorumluluk ve görevleri yerine getirmeye, 6331 sayılı Yasa’nın 21. maddesinin KHK ile ilga edilen kısımlarına yönelik yeni bir düzenleme yapmaya çağırıyoruz.Konseyin kaldırılmadan önceki bileşimi ve işleyişine dair de eleştirilerimiz bir yana, mevcut bileşimin dahi törpülenerek TMMOB ve TTB’nin, Anayasa’ya aykırı bir biçimde Konsey’den çıkarılması kabul edilebilir değildir.

Bu yaklaşım, işçi sağlığı ve iş güvenliğini kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkarıp idari bir formaliteye indirgemektedir.İşçi sağlığı ve iş güvenliğinde temel amaç; çalışma yaşamında çalışanların sağlığına zarar verebilecek hususların önceden belirlenerek gereken önlemlerin alınması, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çalışanların psikolojik ve bedensel sağlıklarının korunmasıdır.

Sosyal hukuk devletinin temel işlevi, güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak, çalışanları çalışma ortamından kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerine karşı korumak, çalışanların güvenlik, sağlık ve refahını sağlamak ve geliştirmektir.

Bu yükümlülüklerden geri adım atılması, devletin en temel görevlerinden vazgeçmesi anlamına gelmektedir.6331 sayılı İSG Yasası ile İşçi Sağlığı ve Güvenliği hizmetleri piyasaya açılmış, hizmetin neredeyse hepsi Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) denilen taşeron firmalara mecbur bırakılmış, yaşanan acımasız rekabet sonucunda çalışan ücretleri düşmüş, mesleki bağımsızlık ortadan kalkmış ve hizmetin kalitesi düşmüştür.

Bu kötü çalışma ortamlarında günde en az 6 işçimiz iş cinayetlerinde yaşamını yitirmektedir; meslek hastalıklarına tanı konulamamaktadır.

İşçilerimiz çalışırken, çalıştıkları için hasta olmakta, ölmekte ve sakat kalmaktadır.İşçi sağlığı ve iş güvenliği, meslek alanlarımızın görev ve yetkisiyle doğrudan bir ilişki içerisindedir.

Dolayısıyla Yönetmelik ile TMMOB ve TTB’nin Konsey’den çıkarılması işçi sağlığı ve iş güvenliğinin içeriğiyle, bilimsel gereklerle, kamu yararıyla bağdaşmamaktadır.

Bu düzenleme, önlem almayı değil, bedelini hayatlarımızla ödediğimiz bir anlayışın ürünüdür.Buradan bir kez daha sesleniyoruz;İşçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanabilmesi; çalışanlara rahat ve güvenli bir ortamın sağlanmasını, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çalışanların psikolojik ve bedensel sağlıklarının korunmasını gerektirmektedir.

İşçi sağlığı ve güvenliğine yönelik politikalar belirlenirken, ilgili uzmanlık alanları gözetilerek yetkin kurum ve kuruluşlar da kapsanmalıdır.

Bilimsel bilgi ve meslek örgütleri dışlanarak güvenli çalışma yaşamı kurulamaz.Başta TMMOB ve TTB olmak üzere Konsey’in önceki halinde yer alan bütün meslek kuruluşları ile diğer kurumlar da sürece yeniden dâhil edilmelidir.

Yürütme organının sürekli olarak Konsey’in yapısıyla oynayacak düzenlemeler yapmasının önüne geçmek için, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Yasama organı tarafından gerekli Kanun değişiklikleri yapılmalıdır."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri